13 Ocak 2026, Salı

12 Eylül darbesinin 34. yıl dönümü Aliağa’da siyasiler ne dedi?

11 Eylül 2014, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
12 Eylül darbesinin 34. yıl dönümü  Aliağa’da siyasiler ne dedi?  

Eda Ebru NANECİ - Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren başkanlığında gerçekleştirdiği 12 Eylül darbesi ile Türkiye Cumhuriyeti; 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü müdahalesini yaşadı. 12 Eylül darbesinin 34. Yıldönümü için konuşan siyasi partiler Türkiye için alınan kritik kararları değerlendirdi.

“12 Eylül AKP’yle sürüyor”
CHP Aliağa İlçe Başkanı Özcan Durmaz, “12 Eylül antidemokratik bir şekilde gelişen kara lekedir. Türkiye’de siyasetin yaşadığı sorunların kaynağı 12 Eylül’dür. Değişen ve gelişen demokrasinin önünde suni bir engel olarak getirilmiş ve yoldan çıkan bir demokrasi anlayışına neden olmuştur. Bütün sorunların kaynağı olarak görüyorum. Sadece günümüz için değil o günlerde yaşananlar da çok korkutucudur. Yaklaşık olarak 600 bin insan tutuklanmış ya da gözaltına alınmıştır. Yüz binlerce insan yıllar boyunca süren uzun davalarda yer almak durumunda kalmış ve birçok vatandaşımız için idam kararı alınmıştır. Bu açıdan 12 Eylül’ün korkunç sonuçları olmuştur. Yapılan işkenceler de göz önüne alındığında insan hakları açısından kara bir lekedir” dedi.  Darbe hukukunun bütün kurum ve kurumlarıyla yürürlükte olduğunu belirterek duruma tepki gösteren Durmaz, AKP’nin darbe uygulamalarını sürdürdüğünü belirtti. AKP’nin kendisi 12 Eylül diyen Durmaz şöyle konuştu: “AKP’nin kendisi 12 Eylül’dür. Türkiye darbe öncesindeki sosyal gelişim çizgisine devam etseydi siyaset toplumun tamamı siyasetin içinde yer alacaktı. 12 Eylül olmasaydı AKP gibi bir yapı ortaya çıkmazdı. Dini siyasete alet edenleri ön plana çıkartan bir darbedir. Böylece din üzerinden siyaset yapanlar, siyaset sahnesinde geniş yer buldu. Bu pazara sunulan bu zihniyet olmasaydı, Türkiye sosyal demokrat çizgisinde devam edecekti.”

“Türkiye’de artık darbe yapılamaz”

AK Parti Aliağa İlçe Başkanı Yaşar Akbulut, Türkiye artık farklı bir boyutta yer alıyor.  Bu nedenle çok yerinde olan şu ki, artık darbeleri geçiştiren bir hükümet söz konusudur. Türkiye’de yine çeşitli darbe planları içerisinde yer aldı ancak sivil darbe girişimleri sonuçsuz kaldı. Hala daha bazı grupların darbe girişimlerini görüyoruz ancak her seçimden başarıyla çıkan AK Parti gibi istikrarlı ve düzgün bir partinin gidişatında, ne sivil ne askeri ne de yargı tarafından yapılacak darbe söz konusu değildir. Bütün girişimler boşa çıkmıştır 17 Aralıkta yapılan operasyonları gibi sivil darbe hareketlerini başarıyla atlattık. Türkiye’de darbeler her zaman özgürlükleri kısıtlamış ve bizleri geriye götürmüştür. AKP’nin 12 Eylül’de ortaya çıktığı görüşüne değinen Akbulut, “Bu baskılar ülkelerin üzerine çöken kara bulutlar gibidir. Bu baskılar sonucunda özgürlüğünü kazanmak isteyen grupların başlattığı bir hareket olduğu doğrudur. Özgürlük hareketleri kendini bu süreçte olgunlaştırmıştır. Doğrudan ilişkilendirmek anlamında olmasa da yaşanan bu zor durumlardan doğan bir parti olarak görülebilir” şeklinde konuştu.

“Ecevit’e ve sol kesime karşı planlandı”

DSP Aliağa eski İlçe Başkanı Mehmet Emircan, 12 Eylül askeri darbenin üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen daha hala izlerinin silinmediğini dile getirdi. 12 Eylül 1980 askeri faşizm darbesinin mağduru bir parti olarak geçmişte olduğu gibi gelecekte de askeri darbelerin karşısında olduklarını belirten Emircan, “Tamamen Bülent Ecevit’e karşı yapılmış bir darbe girişimidir. 74 Kıbrıs Barış Harekâtı ve haşhaş ekiminde Amerika’yla zıt düşen Ecevit ve CHP’ye karşı planlanmış bir darbedir. Bugün o darbenin sonuçlarına baktığımızda zaten en çok zarar görenin sol kesim olduğu görülmektedir. Bugün karşımıza siyasi bakımdan sorun olarak çıkan ne varsa, bunun temeli 12 Eylül 1980 darbesidir” dedi.

“O perdeler bir daha hiç açılmadı”

HEPAR Aliağa İlçe Başkanı Ünal Özer, “Yarın günlerden 12 Eylül korkunun toplum üzerindeki egemenliğinin yıl dönümü sendikaların sivil toplum kuruluşlarının seslerinin kısıldığı Türk toplumu için kanın durduğu bir o kadar da evlerinin pencerelerin perdelerinin kapandığı bir dönem. Maalesef o perdeler bir daha hiç açılmadı.12 Eylül askeri darbesi günümüzde suçluların yargılandığı bir dönem gibi fakat o dönemi yaşayanları ne kadar tatmin eder orası meçhul. Bu ülkede birbirlerini gördüklerinde selamünaleyküm diyen de merhaba diyen de bu toprağın çocuklarıdır. Bu ülkenin kendiyle hiç bir sorunu olmamıştır. Türk milleti milliyetçidir özgürlük bayrak ve vatan aşığıdır ve inançlıdır” ifadelerini kullandı. Özer, “Artık günümüzde darbeler evlerdeki bilgisayarlarda sosyal ağlarda yaşanmakta toplum klavyelerin başında tepkisini göstermekte eylemi hüznü sevinci sosyal paylaşım sitelerinde yaşamakta soğuk nedir yağmur nedir fırtına nedir sıcak nedir beklemek sabretmek nedir bilmemekte. Anlaşılan o ki bir dahaki darbeler internet ten olacak bu vesile darbelerin yaşanmadığı herkesin sağduyulu soğukkanlı olabildiği yıllar bizlerin olur inşallah. Bu ülkede en çok çiğnen hak hiç olmayan şey ise eşitliktir. HEPAR bu yüzden kuruldu, gerçek Atatürk milliyetçileri bize katıl, ülken için bir mücadeleye girmediysen sen öldüğünde de hiç yaşamamış olacaksın” şeklinde konuştu.