
CHP İzmir milletvekili Hakkı Ülkü ve 46 arkadaşı Belediye Şirketleri ve İhalelerine ilişkin TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdi.
Ülkü ve arkadaşları önergede, belediyeler ile bunlara bağlı idare ve şirketlerin, son 2 yılda verdiği ihalelerin incelenerek, usulsüzlüklerin saptanması için Meclis Araştırması açılmasını istedi.
Aliağa EKSPRES
CHP İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü ve arkadaşlarınca TBMM Başkanlığına sunulan önergenin gerekçesinde ise ,Kamu İhale Kurumu’nun verilerine göre 2004 yılında belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının verdiği ihalelerin toplam tutarı 2.2 katrilyon iken, bu rakam 2005 yılında bir anda 6.1 katrilyona çıkmıştır. Arada 4 katrilyon gibi çok büyük bir artış bulunmaktadır. Buna göre belediyelerin verdiği ihalelerin toplam tutarı, KİT’leri de, Milli Savunma Bakanlığı’nı da, Sağlık Bakanlığı’nı da geride bırakarak %20’lik bir payla, ilk sıraya yükselmiş durumdadır. Türkiye’deki 3225 belediyenin yaklaşık 1900’üne AKP’li adayların seçildiği 2004 Yerel seçimleri sonrasına denk gelen bu harcamalar, Dünya Bankası yetkililerinin de dikkatini çekmiş ve 2004 yılında 10 katrilyon lira olan mahalli idarelerin yaptığı harcamaların, 2005’te bir anda 14 katrilyona çıkması karşısında aradaki bu 4 katrilyonluk harcamanın nerede ve ne için kullanıldığını sorgulama gereği duymuşlardır. Belediyelerin verdiği ihalelerin aynı dönemde 4 katrilyon civarında bir artış göstermiş olması bu paranın nerelere gittiğini açıkça göstermektedir” denildi.
Önergede ayrıca basında çok sık konu edildiği gibi, özellikle belediye ihalelerinin önce aynı belediyenin kendi şirketine verilmesi, ardından da ihaleyi alan belediye şirketinin üstlendiği işi, başka şirketlere devretmesiyle halkın paraları usulsüzce siyasi ve ekonomik ranta dönüşmekte, yeni zenginler yaratılmakta ve kamu zarara uğratılmakta olduğu belirtilirken,
“Kamu gücüyle kurulmalarına rağmen özel hukuka tabi olan belediye şirketleri, keyfi bir şekilde siyasi oy istismarı için kullanılmakta, çoğu belediye şirketi eşe, dosta, partililere hizmet etmekte, adam kayırma, rüşvet ve yolsuzluklar için açık kapı oluşturmaktadır.
Bu şekilde vasıfsız kişilerce yönetilen bir çok belediye şirketi zarar etmekte, borçlarını ve zararlarını temizlemek ise, devlete, yani yoksul halkımıza düşmektedir. Nitekim birer özel hukuk kişisi oldukları sıkça ifade edilerek adeta dokunulamaz oldukları öne sürülen bu belediye şirketlerinin kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçları takas ve mahsuplaşma yoluyla ödenmeye çalışılmaktadır. Büyükşehir belediyelerine bağlı şirketleri kapsamak üzere, gerek 5216 sayılı yasanın Geçici 3. maddesinde, gerekse bu maddede değişiklik yapan ve 26 Aralık 2006 günü kabul edilen 5568 sayılı yasada buna ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bu yasalarda kullanılan “…sermayesinin % 50’sinden fazlası Büyükşehir belediyelerine ait şirketlerin…” ibaresi, açıkça bu özel hukuka tabi oldukları öne sürülen belediye şirketlerini ifade etmektedir. Dolayısıyla “özel” oldukları için kamu denetimine bağlı olmadıkları öne sürülen belediye şirketlerinin borçları, kamu olanaklarıyla ortadan kaldırılmaya çalışmaktadır. Bu çok büyük bir çelişkidir. Bunun gibi daha bir çok kamu olanağından yararlanan ve hem rekabet hukuku açısından hem ülke ekonomisi açısından büyük bir zarar neden olan belediye şirketleri, kamudaki en ciddi “kara delik” olarak görülmektedir. Merkez Bankası Başkanı da, Dünya Bankası temsilcileri gibi yerel yönetim harcamalarının şeffaf olmadığını belirterek, bu duruma dikkat çekmekte olduğu bildirildi.
Belediye şirketlerinin kamu denetimine tabi tutularak ciddi bir zararın ve istismarın önleneceği ifade edilen önergede şu görüşlere yer verildi: “ Oysa, bugün hükümetin, Türkiye’deki belediye şirketlerinin kar ve zarar durumlarını, yönetim kurullarında kimlerin olduğunu, nasıl yönetildiklerini ve hatta sayılarının tam olarak kaç olduğunu dahi bilmemesi ve bu konularda herhangi somut bir adım da atmaması TBMM’nin denetim görevini yerine getirmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu gerekçelerle, belediyelerin ve bunlara bağlı tüm idareler, şirketler ve iştiraklerin 2005 ve 2006 yıllarında verdiği ihalelerin incelenerek, usulsüzlüklerin saptanması ve belediyelere bağlı şirketlerin merkezi idare tarafından denetiminin sağlanması için alınacak yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması hususunda gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz”