13 Ocak 2026, Salı

“İÇ GÜVENLİK PAKETİ” TARTIŞILIYOR

12 Şubat 2015, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
“İÇ GÜVENLİK PAKETİ” TARTIŞILIYOR Kamuoyunda "İç güvenlik paketi" olarak bilinen ve polisin yetkilerini önemli oranda artıran "Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile bazı kanun ve Kanun Hükmünde Kararnameler'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" başlıklı yasa tasarısı TBMM İçişleri Komisyonu'ndan geçmişti. 10 Şubat Salı günü TBMM Genel Kurulu'nda yapılacak görüşmeleri yine ertelenen "İç güvenlik paketi"  polisin yetkilerinin önemli oranda artırılmasını öngörüyor.

Meclis'teki üç muhalefet partisi de (Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Halkların Demokratik Partisi) tasarıya karşı çıkıyor. Konuyla ilgili Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) İstanbul 5. Olağan İl Kongresi'nde konuşan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ise paket ile ilgili eleştirilere tepki göstermiş, Avrupa Birliği standartlarında bir iç güvenlik paketi hazırladıklarını söylemişti.

Türkiye Barolar Birliği, "Özgürlük karşıtı bir yasal düzenleme"
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Yönetim Kurulu üyeleri ve baro başkanları, kamuoyunda “İç Güvenlik Paketi” olarak anılan torba yasa teklifi hakkında meclisteki grup başkanvekillikleri ile görüşerek basına açıklama yaptı. İzmir Barosu adına Genel Sekreter Av. A. Şakir Uzun'un katıldığı açıklamada tasarı ile ilgili “Türkiye Cumhuriyeti Devleti 92 yıllık tarihinde hiç bu kadar özgürlük karşıtı bir yasal düzenlemeye mevzuatında yer vermemiştir” ifadesine yer verildi. Basına yapılan açıklamada, görüşülmekte olan yeni güvenlik paketi barolar birliğince, insan hak ve özgürlüklerinin polis, vali ve kaymakamların “subjektif” kriterleriyle sınırlandırılmasına yol açan bir düzenleme paketi olarak değerlendirildi.
DSC_0073
Canımoğlu,“Böyle bir tasarı yasalaşırsa insan hakları ihlallerinde Rusya’yı yakalayacağız”
Hukukçu kimliğiyle ve yorumlarıyla “İç Güvenlik Paketi” ni değerlendiren İzmir Barosu Aliağa İlçe Temsilcisi Avukat Ercan Canımoğlu, tasarıyı özgürlükler konusunda sakıncalı bir düzenleme olarak gördüğünü dile getirdi.

Canımoğlu yaptığı açıklamada, “Özellikle toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu çerçevesinde, polislere verilen yetkiler ve bu gösterilere katılanların üzerinde kesici, delici alet taşıması halinde verilecek olan hapis cezasının alt sınırı 2,5 sene olarak özellikle bilinçli olarak belirlenmiş. Dolayısıyla bugün herhangi bir eylemde kullanmasa bile yanında bir alet bulunduran kişi sırf bu gerekçeyle 2,5 seneden başlamak üzere cezalandırılabilecek. Tasarı da polisin sadece herhangi bir kolluk amirinin sözlü talimatıyla kişinin üzerinin ve aracının aranmasına olanak sağlayan düzenlemeler var. Tabi ki bunlar düşünceyi ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri hakkını kısıtlayıcı düzenlemeler. Araç kiralamalarında aracın izlenmesi ve bunun emniyetle paylaşılması yönünde bir zorunluluk getiriyor. Bu da seyahat özgürlüğünün açık ihlâlidir. Böyle bir tasarı yasalaşırsa muhtemelen insan hakları ihlâllerinde Rusya’yı yakalayacağız. Bu konuda Rusya ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ndeki başvurularda başa baş bir sürece gireceğiz. Herhangi bir suça karışmadan, bir kişinin malına mülküne zarar vermeden, canına kastetmeden yapılan tüm toplantı ve gösterilerin serbest olması gerekiyor. Eğer ortada polise molotof veya taş atan birisi varsa, o kişiye müdahale edilir ve sadece o kişiyle sınırlı olarak işlem yapılır. Ama herkesi potansiyel suçlu olarak görüp hapis cezasıyla cezalandırırsanız bu kişinin özgürlüğünü kısıtlamış olursunuz” şeklinde konuştu.

'İç Güvenlik Paketi'nde öne çıkan maddeler şu şekilde:

  • Yeni düzenlemeyle birlikte molotofkokteyli saldırı aracı sayılacak.

  • Maskeli eylemcilere ceza gelecek.

  • Gösteriye silahla katılanlara verilecek ceza artırılıyor. Silahlı eylemciye 2.5-4 yıl arasında hapis cezası verilecek.

  • Polisin şahıs ve araç aramalarında yetkisi genişletilecek.

  • Polisin gözaltı süresi vali yardımcısı ve üs amirin denetiminde 24 saat olacak. Bu süre, savcı kararıyla 48 saate uzatılabilecek.

  • Düzenlenen eylemlerde verilen zararları bundan sonra eylemci ödeyecek.

  • Sanal ortamda nefret ve teröre çağrı da artık suç sayılacak.

  • Polisin yetkilerinin denetimi için Kolluk Gözetim Komisyonu kurulacak. Komisyonda STK’lar da yer alacak.

  • İstihbari dinlemeleri denetlemek için de Meclis'te komisyon kurulacak. Bu komisyona tüm partilerden milletvekilleri katılacak.


Haber: Emel OTURAK