18 Nisan 2026, Cumartesi

Yüksel Aliağa'daki işçi ölümlerini Meclis'e taşıdı

12 Nisan 2013, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
Yüksel Aliağa'daki işçi ölümlerini Meclis'e taşıdı Geride kalan hafta içinde iki işçinin ölümü işçilerin ayaklanmasına yol açmış, işverenler de bir eylem yaparak çalışanların yönetmeliğe uymadan hareket ettiği için bu vahim olayların yaşandığını duyurmuştu. CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel konuyu Meclis'e taşıdı. Araştırma önergesi veren Yüksel hükümeti topa tutan bir de açıklama yaptı. AK Partin’nin uyguladığı istihdam politikaları sonucu Türkiye’de taşeronlaşma hızla büyümekte, bununla birlikte iş kazları artmakta, hayatı kaybeden, malul olan yurttaş sayısı hızla yükselmekte olduğunu belirten Alaattin Yüksel şunları söyledi: “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bile taşeronlaşma giderek yaygınlaşmaktadır. Emeği ucuzlatan, iş güvenliğini zayıflatan taşeronlaşma uygulamasının, kamuda hızlı şekilde yaygınlaşması doğru bir istihdam yöntemi değildir. Aliağa'da bu kez işveren ayaklandı: İşçiler neden ölüyor? Türkiye iş kazalarında Avrupa’da birinci, Dünya’da üçüncü sıradadır. AKP’nin iş başında olduğu 2003-2011 döneminde meydana gelen 663 bin 459 iş kazasında 10 bin 538 kişi yaşamını yitirmiş, 15 bin 61 kişi iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma düşmüştür. Son olarak İzmir’in Aliağa İlçesi’ndeki gemi söküm tesislerinde son bir haftada meydana gelen kazalarda 2 çalışan hayatını kaybetmiştir. Bu tablo kabul edilebilir değildir. İşçi sağlığı ve güvenliği konusunda düzenleme yapılırken, muhalefetin hiçbir önerisi dikkate alınmamış, nitelikli bir düzenlemenin yapılması AKP tarafından engellenmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de toplam 1 milyon 522 bin 155 işyeri bulunmaktadır. Bu işyerlerinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı olarak 4/1a kapsamında çalışan zorunlu sigortalı sayısı ise 11 milyon 743 bin 906’dır. Bunun 1 milyon 600 binden fazlası taşeron şirketlerde çalışan işçidir. Buna karşılık bakanlık bünyesinde 953 müfettiş görev yapmakta bunun teftiş yetkisi olan müfettiş sayısı ise sadece 273’tür. Sadece 2011 yılında 69.227 iş kazasının gerçekleştiği düşünüldüğünde Bakanlığın denetim konusunda yetersiz olduğu ortadadır. Günde ortalama 190 iş kazasının meydana geldiği her gün yaklaşık 4 kişinin hayatını kaybettiği, her gün yaklaşık 6 kişinin malul kaldığı bir ortamında çalışma güvenliğinden bahsedilemez. Bakanlığın eksik denetimleri sonucu denetlenemeyen iş yerlerinde hayatını kaybeden veya malul olan vatandaş hakkını yeterince arayamamaktadır, bedelini en ağır şekilde ödemektedir. Türkiye’de sertifikalı işyeri hekimi sayısı 30 binin üzerinde olmasına rağmen sözleşme yapan hekim sayısı ise 3197’dir. Sertifikalı işyeri hemşiresi sayısı ise 150 civarında olduğu belirtilmektedir. En temel hak olan yaşam hakkının korunması konusunda hükümetin acilen adım atması gerekir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre 11 milyon 743 bin 906 çalışanın yalnızca 1 milyon bin 671’i sendikalıdır. AKP Hükümeti taşeron şirketlerde çalışan işçilerin sendikalı olarak örgütlenmesini büyük bir tehlike olarak görmektedir. Sendikalara yapılan baskılar ve iş sağlığı ve güvenliği konusunda atılmayan adımlar bunun bir göstergesidir. Taşeronlaşmanın boyutlarının belirlenmesi iş güvenliği üzerindeki etkilerinin incelenmesi, iş kazalarını önleyecek ve çalışma yaşamını sağlıklı bir yapıya kavuşturacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.