Aliağa Samurlu Köyü’nde 1990‘lı yıllarda çıkarılan jeotermal kaynak, nihayet kullanılmaya başlanacak.
Açılan 3 kuyuyu Hollandalı ortağı ile 30 yıllığına kiralayan Migi Enerji, yeni bir kuyu daha açtı. Ortaklık; 2 kuyudan çıkan jeotermalden elektrik elde etmeyi, diğer kuyudan çıkan su ile de seracılık yapmayı planlıyor. 4. kuyuyu ise re enjeksiyon olarak kullanacak.
Aliağa'nın Samurlu Köyü'nde 1990’lı yıllarda Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından açılan kuyulardan 100 lt/sn çıkarılan jeotermal enerji, 15 yıl sonra nihayet kullanıla bilinecek.
Kuyuyu 30 yıl artı 10’ar yıllık süre ile kiralayan Migi Enerji, dünya çapında seracılık konusunda uzman Hollandalı ortağı Dalsem ile suyun kullanımı için kolları sıvadı. Mevcut 3 kuyu ya ek olarak re enjeksiyon (geri verme) için yeni bir kuyu daha açtı.
İzmir-Çandarlı otoban karayolunun kuyuların bulunduğu alandan geçecek olmasından ve daha birçok sorunları aşmak için 4 yıldan bu yana uğraştıklarını belirten firma yetkilileri “Çok şükür tüm sorunları aştık diyebiliriz. Kuyuların test çalışmasına başladık. Kuyulardan beklediğimiz verimi alıyoruz” diyorlar.
Daha önce açılan SM-1 ve SM-2 kuyularından 100 derecenin üzerinde su çıktığını ve bu kuyulardan çıkacak su ile elektrik üretmeyi planladıklarını belirten firma yetkilileri, SM- 3 kuyusundan çıkacak su ile de topraksız seracılık yapıp domates üreteceklerini söylediler.
HOLLANDALI ORTAK
Geçtiğimiz hafta köylerinin altındaki arazide buharların çıktığını belirten köylülerin ihbarı üzerine Samurlu (Köyü) Mahallesi’ne gittik.
Kuyuları 30 yıl artı 10’ar yıllık süreler ile kiraladıklarını belirten Migi Enerji firmasının proje sorumlusu Nihat Uçar ile Samurlu Mahallesi’ndeki jeotermal alanda görüştük.
Hollandalı firma Dalsem ile ortaklık kurarak projeyi hayata geçirdiklerini belirten Nihat Uçar, proje hakkında gazetemize şu açıklamalarda bulundu; “Açılan 3 kuyuya ek olarak suyu yeraltına geri basmak amacıyla kullanılmak üzere 1 kuyu daha açıldı. SM (Samurlu) ismi verilen SM1, SM2, SM3 ve SM4 kuyularından yaklaşık 100 derece sıcaklığında yaklaşık 100 lt/sn jeotermal enerji elde edilmesi bekleniyor. Şu an testini yaptığımız SM-1 Kuyusunun kapasitesinin 80 lt/sn. biliyoruz. Ama biz 40 lt/sn olarak test yapmaktayız. Jeotermal alanda topraksız tarım ve elektrik üretimi gerçekleştirilecek”
‘ELEKTRİK ÜRETİLECEK, SERACILIK YAPILACAK’
Nihat Uçar; kuyular ve kullanım amacı ile ilgili olarak şu bilgileri veri; “Kuyulardan SM1 ve SM2 elektrik üretimine ayrıldı. 100 derecenin üzerinde sıcaklık olduğundan bu kuyular elektrik üretimine uygun. Kuyular; demin de dediğimiz gibi Samurlu köyünde açıldığı için ta baştan beri (SM) adı ile anılıyor. SM-1, SM-2, SM-3 ve SM4 olmak biliniyor. Bunlar sırasıyla 636, bin 300, bin 260 ve 953 metre derinliğinde. SM-1 ve SM-2 kuyularından çıkaracak enerji ile elektrik üretmeyi planlıyoruz. Bu da yaklaşım 1 Megavatın biraz üzerinde olacak. 3. kuyudan çıkacak su ile seracılık yapacağız. Seracılık yapacağımız alan yaklaşık 120 dönüm. Araziye kurulacak serada, topraksız tarım ile domates üretimi gerçekleştirilecek. Kuyular, Migi Enerji tarafından 30 artı 10'ar yıllık süreyle kiralanan alanda yılda dönüm başı 50-60 ton domates üretimi hedefleniyor”
‘20 MİLYON EUROLUK BİR YATIRIM. 140 KİŞİ ÇALIŞACAK’
Planlanan alanda sadece domates seracılığı yapılacağını belirten Uçar, üretimde ve paketlemede yaklaşık 140 işçi çalışacağını ve bunun çoğunluğunun kadın olacağını ve tamamının Aliağa'dan istihdam edileceğini söyledi.
Yapılan tüm tahlillerde jeotermal suyun tahlillerinin temiz çıktığını ve kuyuların pompa testini de yaptıklarını ve firma olarak projeye yaklaşık 20 milyon Euro'luk yatırım yaptıklarını belirtti.
Uçar, "MTA'nın 1997 ve 1998'de açtığı 3 tane kuyu vardı. Suyu yeraltına tekrar geri basmakta kullanmak üzere biz de 1 re enjeksiyon kuyusu açtık. Burada bin 600 dönümlük mera arazisi var. Arazinin 120 dönümlük alanında bir sera projemiz var. Bu iş için dünyanın en eski sera firması olan Hollandalı Dalsem firması ile çalışıyoruz. Suyun tahlilinde herhangi bir zararlı maddeye rastlanmadı" dedi.
‘JEOTERMAL KAYNAKLARI KÖTÜ KULLANIYORUZ’
Jeotermalle ilgili yasal zorunlulukları tamamlamış tek sahanın çalıştıkları saha olduğunu söyleyen Uçar; "Jeotermal işi çok karmaşık ve problemli bir iş. Yasal anlamda tüm prosedürümüz tamam. Sadece mera arazisinin tapu işlemlerini bekliyoruz. Jeotermal konusunda Türkiye'de yetişmiş mühendis de çok az. Jeotermal kaynaklarda dünya yedincisi, Avrupa birincisiyiz. Ama dünyada jeotermal kaynakları en kötü biz kullanıyoruz. Buradaki çalışmalarımıza 2010 yılında başladık. Alanın tamamının araştırılması ancak sonlanıyor. 4 sene sonunda araştırmalarımızı ancak tamamlayabildik" dedi. (Şahap Avcı)