13 Ocak 2026, Salı

'GEMİSÖKÜMLERDEKİ OLUMSUZLUKLAR DEVAM EDİYOR'

13 Nisan 2007, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
'GEMİSÖKÜMLERDEKİ OLUMSUZLUKLAR DEVAM EDİYOR'

Tehlikeli Gemi Sökümünü Önleme Girişimi Gurubu, sağlıksız koşullarda yapılacak gemi sökümlerinin , çevreye, insan ve işçi sağlığına aykırı olacağı için duruma seyirci kalmayacaklarını ve hukuk çerçevesinde böylesi bir duruma izin vermeyeceklerini açıkladılar.

Tehlikeli Gemi Sökümünü Önleme Girişimi Dönem Sözcüsü ve Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölgesi Şube Başkanı Kimya Mühendisi Ertuğrul Barka imzalı ‘’Yeni Otapan’ları engellemek için’’ adlı yayınladıkları basın açıklamasında Gemi Söküm Tesislerinde insan ve çevre sağlığı açısından yaşanan olumsuzlukların ürkütücü boyutlarda olduğu iddaa edilirken İzmir’de yıllık 300 bin ton üretilen tehlikeli atığın akibetinin bilinmediği ayrıca Gemi söküm tesisleri, devletçe olduğu gibi TMMOB ‘ne bağlı odalar, işkolunda örgütlü işçi sendikaları, gönüllü çevreci ve uzman örgütler ve Aliağa halkının temsilcilerince de denetlenebilmelidir, görüşlerine yer verildi

TEHLİKELİ ATIKLAR NEREDE ?’’

Basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi; 2006 Yazında ülkemize getirilerek, Aliağa’da sökülmek istenen Meksika bayraklı “ OTAPAN” isimli gemi nedeniyle, Türkiye’deki gemi söküm sanayinin durumu günışığına çıktı. Sökülmek üzere Türkiye’ye getirilen gemiler, yalan beyanlarla ve denetimsiz olarak ülkemize sokulmaktadırlar. Bir ton olarak beyan edilen sökülecek asbest miktarı, Tehlikeli Gemi Sökümünü Önleme Girişimi tarafından en az 54.7 ton olarak açıklandı. Otopan geriye yollandıktan sonra Hollanda Çevre Bakanı, bu miktarın 77 ton olduğunu açıkladı. Bu durum Hollanda’da bir skandal olarak algılandı ve krize neden oldu. Bu tür gemilerin sökümleri, hiçbir çevresel önlem alınmadan yapılmaktadır. Gemi sökümü sırasında çevreye verilen; polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), poliklorlu bifeniller (PCB), organatinler, asbest, ağıryağlar,dioksin, furan gibi ölümcül kirleticiler denetlenmemektedir, denildi.

Türkiye’de olduğu gibi Gemi Söküm tesislerinde oluşan tehlikeli atıkların nasıl bertaraf edildiğinin hiçbir şekilde bilinmediği belirtilen açıklamada Türkiye’de yılda 2 milyon ton bu tür atık oluşmaktadır. Bu tehlikeli atıkların 300 bin tonu İzmir’de oluşmaktadır. Gemi sökümü sırasında oluşan tehlikeli atıklar ne yapılmaktadır? Türkiye’nin tehlikeli atık giderme kapasitesi 60 bin tondur. 1.960.000 ton tehlikeli atık nerededir? Gemi Sökümcüler, neden OTOPAN’ın gelişi engellendiğinde “ Gemi sökümü denetleyin, kazın, tehlikeli hiçbir şey bulamazsınız. Ama Aliağa’da kazılacak yerleri de kazın!” derken neyi kastediyorlardı? Gemi söküm tesisleri, çevreye verdikleri zarar kadar, hatta daha da fazlasını çalışanlarına vermektedir. Devletin resmi raporlarında verilen sayılara bakılınca, “ burada çalışanlar işçi mi köle mi ? “ sorularının cevaplarının merak edildiği belirtildi.

“ŞEFFAFLIK İSTİYORUZ’’

Açıklamada son olarak Gemi sökümü yapılacaksa, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarına, Basel Konvansiyonu’na, girmeğe ‘’çok hevesli olduğumuz’’ AB standartlarına uygun olarak ve denetimi saydamlaştırılarak yapılmalıdır. Gemi söküm tesisleri, devletçe denetlendiği gibi, TMMOB ‘ne bağlı odalar, işkolunda örgütlü işçi sendikaları, gönüllü çevreci ve uzman örgütler ve Aliağa halkının temsilcilerince de denetlenebilmelidir. Bunun yanı sıra, Otapan örneği bize Basel Sözleşmesi’nin tehlikeli atık ticaretinin önlenmesi için yeterli güvence yaratmadığını gösterdi. Bu nedenle, sözleşmenin tehlikeli atıkların ihracını önleyecek güvenceler yaratacak şekilde yeniden düzenlenmesi için uluslararası düzeyde girişimlerde bulunulmalıdır. Böylesine bir girişim, grubumuz ve yurtdışındaki paydaşlarımız tarafından sonuna kadar desteklenecektir, denildi.