13 Ocak 2026, Salı

GENÇLİK HER GEÇEN GÜN ÖLÜME SÜRÜKLENİYOR

13 Nisan 2012, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
GENÇLİK HER GEÇEN GÜN ÖLÜME SÜRÜKLENİYOR Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenen istişare toplantısı Aliağa Ticaret Odası Seminer Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıda günümüzün en büyük sorunlarından olan madde ve madde bağımlılığı ele alındı.
İstişare Toplantısı, Polis haftasına denk geldiği için İzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlarla mücadele narkotik büro amirliğinden gelen polis memuru Bircan Gargın, madde ve zararları hakkında katılanlara bilgiler verdi. İstişare Toplantısına daire amirleri, okul müdürleri, muhtarlar ve çok sayıda kişi katıldı.

Bircan Gargın madde denince sadece uyuşturucudan bahsetmediklerine dikkat çekti. Sigara ve alkol bağımlılığını da madde bağımlılığı çatısı altında incelediklerini belirten Gargın, "İnsan hayatı, yaşamı için hiç gerekli olmayan, ancak vücuduyla tanıştırdıktan sonra bir ihtiyaçmış gibi o maddenin alınması devamında da artan oranda istek duymasına bağımlılık diyoruz" diyerek bağımlılığın tanımını yaptı.

HEDEF KİTLE GENÇLİK

Uyuşturucu maddenin bir kere vücuda alınmasından sonra herkesin madde bağımlılığı konusunda eşit risk taşıdığını ve uyuşturucu tacirlerinin özellikle gençleri hedef aldığını vurgulayan Gargın, "Gençliğin hedef alınmasında en önemli nokta, gençliğin belirli bir ergenlik dönemi ile başlaması. Bu noktada gençlerin zaafları ve zayıf noktaları var. Uyuşturucu tacirleri de gençlerin bu yönleri kullanarak gençlerimizi zehirlemek istemekte. Bizler çocuklarımıza sahip çıkmazsak birileri onları bir yerlerde bekliyor olacaktır" dedi.

YANLIŞ ARKADAŞLIKLARA DİKKAT

Madde bağımlılarıyla yapılan görüşmelerde uyuşturucu maddenin ilk olarak arkadaşları tarafından verildiğini söyleyen Gargın, "Aldığımız cevaplarda tek ortak kelime arkadaş kelimesi. Çocuklarımıza, gençlerimize böylesi zararlı maddeleri arkadaş çevreleri veriyor. Lütfen çocuklarımızın arkadaşlarını irdeleyelim, gerekirse onları uyaralım. Çünkü bağımlılık süresince sadece kişi değil aileler de büyük kayıp yaşamakta" diyerek kurulan arkadaşlıkları ailelerin kesinlikle takip etmelerini dile getirdi.

HAYIR DEMEYİ ÖĞRETİN

Uyuşturucu tacirlerinin makul kandırma yöntemleri kullanarak gençleri kandırdıklarını aktaran Gargın, merak, dışlama, büyüklere özenme ve onları model alma gibi etkiler yüzünden gençlerin madde bağımlılığına başladığının altını çizdi. Gargın, "Bunlarda en etkili çözüm yolu ise hiç başlamamak 'Hayır' demeyi bilmektir. Lütfen çocuklarımıza, gençlerimize hayır demeyi öğretelim çünkü bağımlılık tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ancak çok uzun ve pahalı bir süreci beraberinde getirir" dedi.

MADDE BAĞIMLISI OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR

Davranış değişikliklerinin ergenlik dönemi değişiklikleri ile benzer olacağından en sağlıklı bilginin bir hekim tarafından verilebileceğine dikkat çeken Bircan Gargın, "Çocuğun konuşma tarzı değişmişse, konuştuğu kelimeler argo kelimelerden oluşuyorsa, gözlerindeki kızarıklık yada kullandığı maddeye göre değişkenlik gösteren göz bebeğinde büyüme, küçülme, terleme, sürekli nezle hali yada aşırı derecede su ihtiyacı hissetmesi bunlar kullandığı maddeye göre fiziksel değişikliklerdir, aynı zamanda aile fertlerinden uzaklaşmışsa, arkadaş çevresini bırakıp kendi içine kapanmışsa, kendinden yaşça büyük kişilerle arkadaşlık kurmak bizim için işaret olabilecek davranışlardır" dedi.

BAĞIMLILIK ARTTIKÇA SUÇ ORANLARI DA ARTIYOR

Gençlerin maddeye alıştırılma dönemlerinde ilk başlarda gençlerden para alınmadığına değinen Gargın, "Çünkü bağımlının ikinci defa madde almaya geleceğini biliyorlar. O zaman yeteri kadar o kişiden para alacaklardır zaten. Zaman içerisinde para bulamayan bağımlılar bu parayı bulabilmek için ya hırsızlık, ya gasp veya başka suçlara yönelecektir. Buda doğru orantıda suç eğilimlerinin artmasına neden olacaktır" diye konuştu.

ÇEVRE DEĞİŞMELİ

Çocukların yakın arkadaşlarının mutlaka tanınması gerektiğine dikkat çeken Gargın, "Çocuklarımız ne yapıyor kiminle takılıyor. Gerçekten çocuklarımızın çevresi değiştirilmesi gerekiyorsa değiştirmeliyiz. Ayrıca şunu söylemek istiyorum. Bizim 3S ve 3Ö kuralımız var. 3S dediğimiz Sevgi-Sınır-Sorumluluk, 3Ö ise Övgü-Öpücük-Özen dediğimiz kurallardır. Çocuklarımıza bu çerçevede gereken ilgiyi göstermeliyiz. Böylelikle gerçekten bu bağımlılık oranın azalacağına inanıyoruz" ifadesini kullandı.

EĞİTİM AİLEDE BAŞLIYOR

Madde bağımlılığı ile mücadelede toplumda herkese görev düştüğünü belirten Gargın, talep halinde kendilerinin bilgilendirme seminerleri yaptıklarını belirtti. İlk eğitim yerinin aile olduğunu hatırlatan Gargın, "Kişinin bağımlı olup olmaması da aile tarafından fark edilecektir. Bu konuda en doğrusu doğru bilgilendirilmek olacaktır. Bu konuda ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Dediğim gibi ilk eğitim ailede başlıyor. Onun için ailenin çocuğuna doğru eğitim vermesi gerekir" dedi.

KURTULMAK İSTEYENE TAM DESTEK

Bağımlılığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu, her devlet hastanesinin psikiyatri kısmında, AMATEM, UMATEM, EGEBAM'de tedavilerinin yapıldığını söyleyen Gargın, "Türk Ceza Kanunu'nun 192-4 maddesi der ki 'Her bağımlı adli makamlara polis ve jandarmaya yakalanmadan önce kendi isteğiyle ben bağımlıyım tedavi olmak istiyorum diye başvurduğunda hakim karşısında herhangi bir cezaya hüküm olunmuyor.' Ancak bu bir suçtur kişi hakkında adli tahkikat mutlaka başlatılacaktır" dedi.

Haber: Özgür GÜN