Basın-İş, Belediye-İş, Deri-İş, Hava-İş, Kristal-İş, Petrol-İş, Tek Gıda-İş, Tez Koop-İş, TÜMTİS,Türkiye Gazeteciler Sendikası ülke de yaşanan grevler ile bildiri yayınladı. Yayınlanan bildiride yaşanan süreçler ile ilgili bilgiler aktarılırken, yapılan ortak açıklamada grevcileri destekliyor,İşverenleri hukuka saygılı olmaya davet ediyoruz denildi.
GREVİ ONURLARIYLA DEVAM ETTİRİYORLARSendikal Güç Birliği Platformunun açıklamasında," Gece yarısı kanunlarıyla, toplu işten çıkartmalarla,bin bir türlü grev kırıcılık metotlarıyla engellenmeye çalışılan THY işçilerinin grevi neredeyse ikinci ayına ulaştı. Hava-İş Sendikası ve greve katılan işçiler olağanüstü bir kararlılık ve dayanışma ruhu içinde tüm baskılara ve hukuksuzluklara karşın grevi onurla yürütmeye devam ediyorlar. İstanbul 5. İş Mahkemesinin verdiği kararla THY yönetiminin grev kırıcılığı yaptığı artık açıkça tescillenmiş oldu. En tipik grev kırıcılık yöntemlerinden biri olan, greve çıkan işçinin yerine başka işçi istihdam edip çalıştırma yöntemini pervasızca uygulayan THY yönetimine mahkeme kararı ile dur denmiş oldu" denildi.
HUKUKSAL ZAFERLERİNİ KUTLUYORUZSendikal Güç Birliği Platformu adına açıklamayı Petrol- İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın yaptı.Öztaşkın, ilk gününden beri grevcilerin yanında olduğunu belirterek," THY grevcilerinin bu önemli ve anlamlı hukuksal zaferini kutluyoruz. THY işverenini, mahkeme kararına uyarak grev kırıcı faaliyetlere derhal son vermeye çağırıyoruz. Grev hakkının anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bir temel hak olduğunu tekrar hatırlatıyoruz. Kamusal bir kuruluş olan THY'nin insan hakları ihlalini ısrarla sürdürmesini kabul edilemez buluyoruz. Başta Ulaştırma Bakanı ve Çalışma Bakanı olmak üzere hükümet yetkililerini gerekli girişimleri yapmaya çağırıyoruz. Artık bir işyerindeki sıradan grev olmanın ötesinde Türkiye'deki grev hakkının sembolü haline gelmiş bulunan THY grevini tüm gücümüzle desteklediğimizi ve daha da güçlü biçimde destekleyeceğimizi kamuoyunun bilmesini istiyoruz" dedi.
PLATFORM OLARAK GÜÇLERİMİZİ SEFERBER EDECEĞİZDarphane işçilerin daha önce grev yaptığına vurgu yapılarak grevlerin artık bir çok iş koluna yayıldığını belirten Öztaşkın,şunları kaydetti: "Basın-İş Sendikasının Darphane'de başlayan grevini de aynı şekilde destekliyoruz. Darphane işçileri 25 yıl önce bir kez daha greve çıkmış, 23 Haziran 1988 tarihinde başlayan grev üç buçuk ay sürmüş, 89 Bahar Eylemleri öncesindeki önemli grevlerden biri olmuştu. İşçiler 12 Eylül darbesinin ardından reel ücretlerindeki erimeye karşı kayıplarını telafi etmek için grev silahına başvurmuştu.1988 Darphane grevinde devletin grev kırıcılığı tarihe geçmişti. Özal hükümetinin görevde olduğu grev sırasında Merkez Bankası, madeni paraların Meksika’da bastırılması için Meksika hükümetiyle bir protokol imzalamıştı.1988 Darphane grevinin ilgi çekici bir diğer özelliği, o dönem Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı grev ziyaretidir. Erdoğan anı defterinde, grevi “kararlı ve haklı bir direniş” olarak tanımlamış, grevcilerin alın terinin kutsallığından bahsetmiş ve grevcilerin “her zaman ve her zeminde” yanında olduğunu ifade etmişti. 25 yıl sonra Darphane işçisi bir kez daha greve çıkarken bunları hatırlıyor ve iktidarın insanları nasıl değiştirebileceğine de tanıklık ediyoruz. Öte yandan çok ağır koşullarda çalışan Darphane işçilerinin grevinin aynı akıbete uğramaması, güçlü ve sonuç alıcı bir biçimde sürmesi için Platform olarak güçlerimizi seferber edeceğimizi ifade etmek istiyoruz. Birçok işkolunda yoğunlaşan grev kararları ve uygulamaları ile ayağa kalkan, umudu çoğaltan Türkiye işçi sınıfını bekleyen güzel günlere dayanışma ve birlik içinde ulaşmak için bir aradayız"