13 Ocak 2026, Salı

BHH, ALİAĞA'DA 'LAİK EĞİTİM' DEDİ

14 Şubat 2015, Cumartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
BHH, ALİAĞA'DA 'LAİK EĞİTİM' DEDİ Birleşik Haziran Hareketi (BHH) tüm yurtta olduğu gibi Aliağa'da da “Laik, Bilimsel, Anadilde Eğitim ve Demokratik Yaşam” eylemleriyle hükümetin eğitim politikalarını protesto etti. Eylem, bilimsel, laik, anadilde eğitim için '13 Şubat Okul Boykotu'na katılan öğretmen ve öğrencilerin, çeşitli parti üyelerinin, sivil toplum örgütlerinin ve bir çok vatandaşın katılımı ile destek gördü.

Önceki gün, saat: 11.30'da Aliağa Alp Oğuz Anadolu Lisesi önünde bir araya gelen grup, 'Anadilde Eğitim Haktır', 'Kimliğime, İnancıma Özgürlük', 'Zorunlu Din Dersine Hayır' gibi çeşitli sloganlarla Demokrasi Meydanı'na yürüdü.

Eyleme, Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şubesi, Pir Sultan Abdal Derneği, Beşkardeşler Derneği, Eğitim-Sen, Aliağa Yaşam Hareketi Derneği, Emekli-Sen, Fikir Kulüpleri Federasyonu, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Halkın Türkiye Komünist Partisi, Halkların Demokratik Kongresi, Halkların Demokratik Partisi, Emek Partisi, Makine Mühendisleri Odası üyeleri katıldı.
DSC_0095
Demokrasi Meydanı'nda basın açıklaması yapan Eğitim-Sen Aliağa Temsilcisi Meltem Turan, ''AKP'nin eğitimi ve toplumsal yaşamı dini kurallara göre biçimlendirme, 'tek din, tek mezhep' dayatması ile farklı inanç ve kimlikleri yok sayma politikaları hızla artmaktadır. 4+4+4 düzenlemesi, zorunlu/seçmeli din dersleri dayatması, TEOG, YGS ve LYS'de din dersleri içeriğinden öğrencilere sorular sorulması, öğrencileri imam hatiplere yönlendirme uygulamaları, reşit olmayan kız çocuklarının başının kapatılması, okullara mescit açılmasının zorunlu tutulması gibi saymakla bitmeyecek bir çok konu başlığında, eğitimin Sünni İslam doğrultusunda yeniden yapılandırılmasına tanık oluyoruz'' diyerek, atılan bu adımlarla 'dindar nesil' yetiştirilme amacı hedeflendiğini ifade etti.

Soma ve Ermenek'te yaşanan olaylar hakkında da konuşan Turan, hükümetin yaşanan bu olayları 'kader' olarak tanımlamasına karşı çıkarak ihmallerin olduğunu savundu. Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde, üniversitelerde dogmatik düşüncelerin hakim olmaya başladığını söyleyen Turan, 'özgür ve bilimsel düşünce ortadan kaldırılıyor, yerine IŞİD'çi çetelere kol kanat geriliyor' diyerek konuyla ilgili tepkisini gösterdi.

Kadınların tacize ve tecavüze uğradığını, hırsızlığın, vurgunların diz boyu olduğunu kaydeden Turan, ''Cumhurbaşkanı sarayın bahçesine halka açık cami yaptırarak kendini savunuyor'' dedi. Ayrıca en temel insan hakkı olan anadilinde eğitim talep edildiğini ancak, 'Osmanlıca'yı öğreneceksiniz' dayatması yapılmasının demokrasi ile ilgili olmadığını söyleyerek, "Kısaca anlatmak gerekirse AKP,işçinin, emekçinin kanı üzerine, emeğimizin sömürülmesiyle yükselen bu zulüm sistemini yıllardır inşa ettikleri bir dinle güçlendirerek zenginliklerini ve kudretlerini sürdürüyorlar" ifadelerini kullandı.

'' Din, dil, inanç ve etnik bakımdan farklı toplumsal öğelere sahip ülkemizde, eşit yurttaşlık ilkesinin yerleşmemesi, söz konusu farklılıkların kendiliğinden bir değer olarak görülmemesine neden oluyor" diyen Eğitim-Sen temsilcisi Meltem Turan sözlerini şöyle noktaladı: "Dolayısıyla siyasi iktidar, başta Aleviler olmak üzere toplumdaki farklı mezhep ve kimliklere, laik ve demokratik yaşamdan yana olan kesimlere karşı nefret kusuyor ve bu kesimlerin acil çözüm bekleyen sorunlarını sürekli geri plâna itiyor. AKP hükümetinin eğitimden sağlığa, hukuktan toplumsal yaşama kadar izlediği siyasal İslamcı politikalar, yıllardır adım adım hayata geçirilen parti-devlet bütünleşmesi uygulamalarıyla tehlikeli bir aşamaya gelmiştir. Bu nedenle 13 Şubat(dün) tarihinde laik, bilimsel, anadilinde eğitim ve demokratik bir yaşam talebimizle bugün okulları boykot ederek çocuklarımızı okullara göndermediğimizi beyan eder, Eğitim-Sen'li öğretmenlerin de bir günlük iş bıraktığını kamuoyuna duyururuz ''

Grup basın açıklamasının ardından olaysız bir şekilde dağıldı.

Haber: Tarık DEMİR