CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin, Aliağa Gemi Söküm tesislerinde meydana gelen iş kazalarıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. Engin, Aliağa Gemi Söküm tesislerinde ve diğer iş yerlerinde gerçekleşen iş kazalarıyla ilgili hükümeti suçladı.CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin Aliağa’ya gelerek geçtiğimiz gün Gemi Söküm tesislerinde meydana gelen işçi ölümleri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Aliağa CHP ilçe binasında düzenlenen basın toplantısına, CHP İzmir İl yönetimi, İl Genel Meclis Üyeleri, eski Aliağa Belediye Başkanı ve 22. Dönem CHP İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü, CHP Aliağa Başkan aday adayları, Aliağa Demokrasi platformu temsilcileri, köy ve mahalle muhtarları katıldı. İl Başkanı Ali Engin, Gemi Söküm Tesislerinde yaşanan olaydan duyduğu üzüntüleri dile getirdikten sonra hükümeti eleştirerek, “İş güvenliği kanunu böyle önemli bir konuyu adeta piyasalaştırmıştır. Devlet işyeri denetimleri yapamaz haldedir, yeterli elemanımız yok açıklamasına sığınıyorlar” dedi.
“PARTİ OLARAK TOPLUMUMUZUN HER SORUNUYLA İLGİLENMEK ZORUNDAYIZ”Engin, Gemi Söküm tesislerinde yaşanan ve 2 işçinin ölerek 8 işçinin yaralandığı kazayla ilgili olarak “Hiç istenmeyen üzücü bir durum için Aliağa’dayız. Parti olarak toplumumuzun her sorunuyla ilgilenmek, üzerine gitmek, varsa çözüm önerileri üretmek için parti örgütü olarak gayret ediyoruz İzmir’de. Bu çerçevede bayramda hiç istemediğimiz iki yurttaşımız Davut Özdemir ve Doğan Balcı arkadaşımız bir gemi söküm sahasında çalışırken vefat etmişler. Ailelerine başsağlığı diliyoruz. Maalesef bu spesifik bir konu olmakla beraber mutlaka gerek otopsi raporlarını gerekse de yasal bilirkişi raporlarında konunun detayları önümüzdeki günlerde açıklanacaktır” dedi.
“İŞ ÜRETEN FİRMALARIMIZLA İLGİLİ SPEKÜLASYONA NEDEN OLMAK İSTEMİYORUZ”Ali Engin parti olarak, meydana gelen iş kazasıyla ilgili olarak Gemi Söküm tesislerinde faaliyet gösteren firmalara karşı spekülasyonlara neden olmak istemediklerini vurgulayarak, “Bu konuda biz orada iş yapan, vergi veren, iş üreten firmalarımızla ilgili bir spekülasyona da neden olmak istemiyoruz. Önümüzdeki aylarda mutlaka bu süreç devam edecektir. Ama şunu söyleyebilirim ki başta tersaneler olmak üzere, TOKİ inşaatları olmak üzere Temmuz ayında, sadece 1 ayda 41 yurttaşımız iş kazalarında can vermiş. Bunların yine bilirkişi raporlarında tamamına yakınının önlenebilir kazalar olduğunu yani kaçınılmaz ölüm olmadığı yine raporlarla ortaya çıkmış. Asıl bu konuları da biraz kamuoyunun bilgisine sunmak ve bu konularla ilgili hassasiyetlerimizi belirtmek içinde çaba gösteriyoruz” dedi.
“OY ALMA KAYGIMIZ VAR, CEPHEDEN BAKAMAYIZ”Ali Engin Aliağa Demokrasi Platformu Dönem sözcüsü Ahmet Tüfek’nin, “Bunlarla ilgili sorunlara yeterince eğilmediğimizi düşünüyoruz hepimizin. Eleştirdik ama eksiklikler o kadar açık ki. Çok basit olan ve ilk alınması gereken önlemler dahi alınmadığı söyleniyor. Üstüne gidecek misiniz” sorusuna ise beklenmedik bir cevap vererek, “Partiyseniz ve oy alma kaygınız varsa bu tür yatırımlara hemen bu şekilde cepheden reaksiyonel değil akılcı, birçok yönden bakarak, birçok tarafı var” dedi. Engin, “Öncelikle bizim parti olarak da sizin platform olarak da bunları ortaya çıkaracak ne teknik nede bilimsel bir gücümüz yok, yetkimizde yok. Buradan bütün kamu otoriterlerine sesleniyoruz. Bu işi aydınlatın hatta tedbir alın. Tedbir alınmamış zaten, hükümet tedbir alsın, özel sektöre aldırsın, bunlarla ilgili teşvik versin kaynak yetersiz ise iş güvenliğiyle ilgili. Arkadaşlar bu gibi konular hassas konular. Çevre sorunları, santraller, bölgeye gelen yatırımlar, maden yatırımları dahil bu konularda tartışmalar devam ediyor. Parti olarak, aydın insanlar olarak birçok yönü ile değerlendirmemiz lazım. Hele ki bir partiyseniz ve oy alma kaygınız varsa bu tür yatırımlara hemen bu şekilde cepheden reaksiyonel değil akılcı, birçok yönden bakarak, birçok tarafı var çünkü olayların. Bunu tenzih ederek söylüyorum” dedi.
“SPESİFİK KONULARI ÇOK FAZLA SİYASETE ALET ETMEMEK LAZIM”Bunu bir parti içi tartışma veya bunu bir diğer partilerle bir yarışa dönüştürmekten ziyade gerçekten ne olduğu, kentimizin çıkarı, insanımızın çıkarı nedir bunu bilmemiz lazım. Tabiî ki zaten genel doğrular var. Spesifik konuları çok fazla siyasete alet edip, bilgiye dayalı olmayan konular üzerinde çok yürümemek lazım. Sonra parti açısından bakınca sorunlar çıkıyor. Yoksa sendika bu tarz olaylara reaksiyonel bakabilir hakkı var” şeklinde konuştu.