13 Ocak 2026, Salı

Aliağa'dan 89 yıl önce Atatürk geçti

14 Eylül 2011, Çarşamba Paylaş Gönderiyi Yayınla
Aliağa'dan 89 yıl önce Atatürk geçti
Haber Merkezi

Aliağa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 89. yılı çeşitli etkinliklerle kutlandı. Gün nedeniyle Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çiçekler bırakılıp saygı duruşunda bulunuldu, ADER'de bir söyleşi düzenlendi.


Mustafa Kemal'in askerlerinin 13 Eylül 1922 tarihinde Aliağa'dan geçmesi dolayısıyla, Aliağa'nın düşman işgalinden kurtuluşu kutlandı. Aliağa'daki demokratik kitle örgütleri Cumhuriyet Meydanı'nda dün öğle saatlerinde toplanarak, Mustafa Kemal Atatürk'ün askerlerinin Aliağa'dan geçtiği günü Aliağa'nın düşman işgalinden kurtuluş günü olarak kutladılar.

Atatürk Anıtı'na çiçekler koyup saygı duruşunda bulunan gruba açıklama yapan Muhasebeci Mali Müşavir Selim Erkmen; bir bildiri okudu. Erkmen bildiride; "Kurtuluş savaşının son evresi 26 Ağustos 1922'de Afyonkarahisar-Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz ile başlamış ve 9 Eylül 1922 günü İzmir'in Yunan işgalinden kurtarılmasıyla sonuçlanmıştır. Gazi Mustafa Kemal Paşa, İzmir'e on dört günde kavuşmuştu.

15 Mayıs 1919 günü suyun karşı yanından gelip İzmir'i işgal eden Yunan askerleri işgalden 27 gün sonra Aliağa Çiftliği'ni de işgal ettiler. Aliağa Çiftliği için kara günler başlamıştı. Aliağa Çiftliğine ilk yerleşen Koçana'dan göç eden Türkler Yunan baskısına dayanamayıp içerilere doğru göç ettiler.

30 Ağustos 1922 günü Mustafa Kemal'in askerleri Dumlupınar'da düşmanı yendi. General Trikopis dahil birçok düşman askerini esir aldı. Kurtulan düşman askerleri İzmir'e doğru kaçmaya başladılar. İl ve ilçelerimize Türk askeri birer birer yetişmeye çalıştı. Türk askerinin girdiği yerler kurtuldu. Eylül ayı başından itibaren Ege şehir ve kasabaları düşmandan temizlendi. Türk askerinin Ege'deki yerleşim yerlerine ulaştığı gün, o şehrin, kasabanın, beldenin kurtuluş günüdür. 1 Eylülde Uşak, 2 Eylülde Eskişehir, 4 Eylülde Tire ve Bayındır, 6 Eylülde Balıkesir, Akhisar, 7 Eylülde Aydın, Turgutlu ve Kuşadası, 8 Eylülde Manisa, 9 Eylülde İzmir kurtuldu. 11 Eylülde Foça, 12 Eylülde Urla, 13 Eylülde Aliağa, 14 Eylülde Çandarlı, Bergama ve Dikili, 15 Eylül'de de Ayvalık kurtuldu.

Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı'nın Büyük Taarruzda Takip Harekatı yayınında 1. Orduya bağlı 2. Süvari tümeninin aldığı emir üzerine saat 10.00'da Karşıyaka bölgesinden Menemen-Aliağa-Reşadiye (şimdiki Zeytindağ) yolu ile yürüyüşe geçtiği ve gece saat 22.00'de Reşadiye iskelesinin 3 km. güneyinde açıkta gecelediği, 14.ncü Piyade tümeninin de Menemen doğusundaki Yahşelli bölgesinden saat 10.30'da hareket ettiği 7.nci Tümenden emrine verilen 23.ncü Piyade Alayını Helvacı Köyünden alıp saat 23.00'de Reşadiye iskelesine vararak konmaya geçtiği kayıtlı.

14 Eylül saat 06.00'da hareket eden 2 nci Süvari Tümeni saat 12.30'da Dikili'ye vardı. Yunanlıların son kafilesi 13-14 Eylül gecesi kasabayı yakarak vapurlarla Midilli'ye geçmiş olduklarından Süvari Tümeni Yunan birliklerine rastlamadı.

14 ncü Piyade Tümeni de 14 Eylül akşamı saat 18.00'de Dikili'ye geldi. Yunanlılar kasabada birçok cephane, bomba, gereç bırakmışlar, bir kısım hayvanları öldürmüşler ve bin kadar beygir, katır, öküz ile 3000 dar koyunu başı boş bırakmışlardı.

Midilli'den kaçıp gelen Bilal adında bir şahsın bildirdiğine göre: "Midilli'de asker sivil 15-20 bin kişinin toplandığı, erlerin pek perişan ve disiplinsiz oldukları, sokaklarda üniformalı subaylara tesadüf edildiği, açlığın son hadde vardığı, ekmeğin kilosunun bizim para ile ikibuçuk liraya çıktığı, (o zaman ekmeğin kilosu tahminen sekiz kuruştu). Çerkes Ethem ve adamlarının da Midilli'de aynı sefalet içinde oldukları" öğrenildi.

Türk ordusu ülkesini düşmanlardan temizlemekle uğraşıyordu. Türk ordusunun yaptığı bir takip harekatı idi ve hiçbir zaman bir imha harekatı olmadı. Bu nedenle düşman askerlerine ülkeyi terk etmeleri için bir koridor bırakılmıştı. Onun için Midilli ye geçmeyi düşünmediler.

13 Eylül 1922 günü Aliağa'dan geçen Mustafa Kemalin Askerleri kendilerine direnecek herhangi bir düşman bulamadılar, kaçanlar direnmeyi değil bir an önce suyun öte yanına geçmeyi düşünüyorlardı. Bu nedenle herhangi bir direniş ile karşılaşılmadan ege şehir ve kasabaları tek tek tekrar Türk vatanı oluyordu.

Aliağa'nın kurtuluşunun 89. Yılı hepimize kutlu olsun" ifadelerine yer verdi.

Törene katılanlar daha sonra ADER Lokaline geçerek buradaki söyleşiye katıldılar. Söyleşide Aliağa'nın tarihine tanıklık eden birçok Aliağalı ve Aliağa kitabının yazarı eğitimci Cevat Yıldırım, bir konuşma yaptı. Günün anlam ve önemine ilişkin bir şiir okuyarak sözlerine başlayan Yıldırım, Aliağa'nın tarihini ve kurtuluşuna ilişkin bilgiler sundu.