13 Ocak 2026, Salı

“BU KATLİAM TOPLUMA BİR MESAJDI”

14 Ekim 2015, Çarşamba Paylaş Gönderiyi Yayınla
“BU KATLİAM TOPLUMA BİR MESAJDI”

ANKARA KATLİAMI’NA TANIKLIK EDEN ORTAKÖY,

“BU KATLİAM TOPLUMA BİR MESAJDI”

Ankara’da resmi rakamlara göre en az 97 yurttaşın yaşamını yitirdiği bombalı saldırıya Aliağa’dan giderek tanıklık eden Birleşik Haziran Hareketi Aliağa Sözcüsü İsmail Hakkı Ortaköy yaşananları anlattı.

Büro Emekçiler Sendikası (BES) Aliağa Temsilcisi olan eşi Ayşe Ortaköy ile birlikte Ankara’ya ‘her şeye rağmen barış’ demek için gittiklerini söyleyen Ortaköy, “İzmir’den toplam 54 aracın hareket ederek konvoy halinde yaptığımız yolculuk boyunca coşku çok yüksekti. Bu harekette toplumsal muhalefetin bir araya gelmesi ve emek, barış, demokrasi taleplerinin birlikte seslendirilmesi havası hâkimdi. Ön plana çıkan şey, ülkenin son zamanlarda bir savaş konseptini yaşamasından ileri gelen barış arzusuydu. Gidiş yolunda, mola yerlerinde insanlar halaylar çekiyor, bir arada olmanın coşkusunu yaşıyordu. Katliam barış söyleminden rahatsız olanların bu topluma verdiği bir mesajdır” dedi.

“TOPLUMSAL MUHALEFET İLK KEZ BU KADAR İÇ İÇEYDİ”

Ankara’daki Cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırısında Aliağa’dan Ankara’ya, Bergama’dan gelen Eğitim-Sen’in aracıyla yolculuk eden, miting alanına patlamadan 5 dakika sonra ulaşan İsmail Hakkı Ortaköy, olay öncesi ve sonrası yaşananları tüm detaylarıyla anlattı. Patlamanın hemen ardından alanda olanları eşi ve mücadele arkadaşlarıyla birlikte yaşayan Ortaköy, olayla ilgili soruları cevapladı. Emek, Barış, Demokrasi Mitingine katılmak üzere Birleşik Haziran Hareketi olarak çıktıkları yolculuk boyunca yaşadıkları coşku sonrası miting alanındaki patlamanın insanlar üzerinde bir travma yarattığını dile getiren Ortaköy, “Toplumsal muhalefetin ilk kez bu kadar iç içe geçtiği ve kimsenin kimseyi ötekileştirmediği bir şenlik havasında yola devam edildi” dedi.

Miting alanına ulaştığınızda nasıl bir manzarayla karşılaştınız?

Olay günü Aliağa ve Bergama Eğitim-Sen ile Birleşik Haziran aynı araca bindi. İlk mola yerimiz olan Kula’da İzmir’den de yola çıkan tüm araçlar buluştu. Kula’daki moladan sonra araçlardan birinin bozulması ve o araçtaki yolcuların diğer araçlara sevki ile yaşanan gecikme sonucu miting alanına patlamadan yaklaşık 5 dakika sonra ulaştık. Araçlardan indikten sonra hemen patlamanın olduğu yere yöneldim. 1977 1 Mayıs’ını da yaşadığım için nasıl bir manzara ile karşılaşacağımı tahmin etmiş ve arkadaşlarımızın alandan uzak kalmalarını istemiştim. Patlamanın olduğu yere kadar gittim. İnsanlar can hıraş, ağlayarak, donmuş şekilde etraftaydı ve etrafta hiçbir polis yoktu. Her yer kana bulanmış, orada bulunan araçlarla yaralılar taşınmaya çalışılıyordu. Orası görülecek bir durumda değildi. Yolda yürürken bile dikkat etmezseniz bir mücadele arkadaşınızın organına basabilirdiniz. Ortalıkta parçalanmış insan vücudundan parçalar duruyordu. Alan tam bir savaş alanıydı.

Patlama sonrası ilk dakikalarda müdahaleler sırasında neler yaşandı?

Feryatlar devam ederken alana ilk gelen araç 5 numaralı TOMA oldu ve o TOMA oradaki herkesin kafasına kazındı. Daha sonra hipodrom tarafından polislerin gelişiyle yol ambulansların geçişine kapandı. Başlangıçta iki ambulans geldi, o arada polis yolun açılması için hareket eden insanlara saldırıyor ve gaz bombası atıyordu. Bilim insanları o gaz bombalarının alandaki yaralıları kötü etkileyerek, ölü sayısının artmasına yol açacağıyla ilgili hem fikirdir. Orası tam bir can pazarıydı. İlk andan zaten sadece benim görüş açımda en az 50-60 can kaybı vardı. Kaybedilenlerin üzerine miting için götürülen pankartlar örtülmüştü. Alandan o anda çekilen fotoğraflar sosyal medya üzerinden kamuoyuna ulaştırıldı.

Patlama alanları tam olarak nerelerdi?

İki patlama arasında saniyeler var. Ve iki bomba karşılıklı olarak yerleştirilmişti. Birinci patlamadan sonra ikincisi insanların kaçtığı yol üzerinde patladı ve asıl katliam burada gerçekleşti. Katliamın olduğu yer ağırlıklı olarak KESK’in ve HDP’nin toplandığı yerdi. Kortejin yerleşmesi sırasında Birleşik Haziran Hareketi köprü altında kaldığı için çok fazla kayıp vermedi. Ama Malatya’dan gelen 15 kişiden geri dönen olmadı. Barış umuduyla oraya gelen gençlerimizi kaybettik. Bu korkunç bir şeydir.

Miting öncesi alınması gereken güvenlik önlemleriyle ilgili gözlemleriniz neler oldu?

Patlama sonrası ortamın sakinleşmesi, ambulansların alana girilmesi ve yaralılara müdahale edilmesi ile patlama anı arasında en az yarım saatlik bir zaman farkı vardı. Böylesi büyük mitinglerde toplanma öncesi zaten polis ve ambulansın hazır olması beklenirdi. Daha önce Aliağa’dan Ankara’ya miting için gidişlerimizde İzmir’e varmadan önce, İzmir çıkışında bir kimlik yoklamasından geçiyorduk. Bazılarında araçlarımızın İzmir’den çıkışına izin verilmiyor, araçların bir eksiği bulunuyordu. O gün evden çıkıp araca binmeden önce eşime, valilik, içişleri bakanlığı ve hükümetten bir açıklama olmamasına şaşırdığımı söylemiş, bu büyük sessizlik neyin alametidir diye sözler sarf etmiştim. Kendi aramızda seçim öncesi bir olay çıkmasını istemiyorlardır diye bir sonuca vardık ve yola öyle çıktık.

Barış mitinginde sizleri bir araya getiren ortak şey neydi?

Bundan önce bu kuruluşların yaptığı mitinglerde daha çok sendikalı ve orta yaşın üstü insanlar ağırlıklı olurdu. Bu mitingde aramızda çok fazla genç vardı çünkü barışı, demokrasiyi, özgürlükçü düşünceyi en çok isteyen onlardı. Yaşanan katliamda da maalesef kayıpların büyük kesimi bu idealleri olan genç çocuklarımızdır.

Yaşanan olay Cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırısı olarak nitelendiriliyor. Ankara’yı diğerlerinden ayıran noktalar neler?

Sıkça ifade edilen Suruç, Diyarbakır ve Ankara arasında bir ilişki vardır. Fakat Ankara hepsinden farklıdır. Çünkü Ankara’da toplumsal muhalefet hedef alınmıştır. Suruç ve Diyarbakır’daki hedef bellidir ama Ankara’da bu hedeflerin dışında tüm toplumsal muhalefet ve Türkiye hedef yapılmıştır. Katliam barış söyleminden rahatsız olanların bu topluma verdiği bir mesajdır. Katliam sonucu Türkiye’de cenaze gitmeyen İl sayısı azdır. Bu çok büyük bir dramdır. Ölü sayısı resmi kayıtlardan fazlasıdır. Yoğun bakımdaki insan sayısı da fazladır. Bu ülkede barıştan, emekten ve özgürlükten yana olanlar sesini kesmeyecektir. Bu mücadele elbette daha çok yolu olan uzun bir mücadeledir. Özgürlükçü bir ülke yaratılana kadar da devam edecektir. (EMEL OTURAK)