
Aliağa EKSPRES
Danıştay 2. Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Yönetmeliği’nin bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada, idareden (MEB) savunma alınıp yeniden bir karar verilinceye kadar dava konusu hükümlerinin yürütmesini durdurdu.
Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası, Eğitim Bilim ve Kültür Emekçileri Sendikası ve Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Çalışanları Sendikası’nın 13 Nisan 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ‘’MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Yönetmeliği’’nin bazı hükümlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan 3 ayrı davada ilk kararı verdi.Daire, dava konusu hükümlerin yürütmesini davalı idareden (MEB) savunma alınıp yeni bir karar verilinceye kadar durdurdu.
Bu kararın ardından Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik 11 Mayıs 2007 tarihli genelgesinde durdurulan maddeler çerçevesinde işlem yapılmamasını istedi.
YANGINDAN MAL KAÇIRIRCASINA KADROLAŞIYORLAR
Eğitim-İş Aliağa Temsilcisi Uğur Eren, Türk Eğitim Sen'in dava açan durumunda olmasına karşın hükümetin isteği doğrtusunda kadrolaşmasına katkı koyduğunu ifade etti. Eren, yaptığı yazılı açıklamada şu gönüşlere yer vererek Türk Eğitim Sen'e şu soruları yönelttiler;
"Ne yazık ki İlçemizde Danıştaya dava açan sendikalardan Türk Eğitim Sen yangından mal kaçırırcasına Müdür Yardımcılığı kadrolarını istekleri doğrultusunda doldurmuşlardır. Adama sorarlar Yürütmeyi durdurmak için Danıştaya neden gittiniz? Danıştayın yürütmeyi durdurmasıyla üyelerinize yürütmeyi durdurduk mesajlarını neden çektiniz? 11 Mayıs 2007 tarihinde Bakanlık genelgesini hiçe sayılarak atamaların gerçekleşmesini sağlayarak ne yapmaya çalıştınız? İlkeli duruş ve sendikacılığın nasıl yapılması gerektiği konusunda sendikanızın görüşleri nelerdir? Keyfi atamalarla okullarda yaşattığınız huzursuzlukların farkındamısınız? Başarı düzeyinin her geçen azalmasının sorumlusu olduğunuzu biliyormusunuz?" diyerek, eğitim çalışanları bu yapılanlara unutmayacağını belirtti.
Eğitim İş olarak amaçlarının eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, özlük, mesleksel, sendikal hak ve çıkarlarını koruyup geliştirerek onlara daha saygın bir yaşam düzeyi sağlamak olduğunu da bilirten Uğur Eren, "Ülkede yaşayan herkesin çağdaş, bilimsel, laik, demokratik, parasız ve nitelikli eğitim hakkından yeterince yararlanmalarını sağlamaya, Üstün sorumluluk duygusuna ve eğitimin gücüne dayanarak; Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, egemenliğini, ulus ve ülke bütünlüğünü, laik düzenini, demokratikleşme ve ulusal eğitim hedefini korumak ve sonsuza kadar yaşatmak için elinden gelen her türlü çabayı göstermeye kararlıyız" diyerek açıklamasını tamamladı.