Bu güne kadar termik santral yapına, cezaevi yapımına karışı eylemlerin yapıldığı Aliağa’da son eylemin adı ‘Marina istemiyoruz’ oldu.İzmir’in Aliağa İlçesi Yenişakran Mahallesi sakinleri, Bozburun Mevkii’ne yapılmak istenilen marinaya karşı eylem yaptılar. Miss Exclusive Of The World yarışması için Aliağa’ya gelen güzeller de Aliağa’nın en güzel koylarından olan Bozburun mevkiinde denize girmişler ve burada çekimler yapılmıştı.Şahap AVCI- Pazar günü Aliağa’nın kuzeyindeki sayfiye beldesi Yenişkaran’da biraraya gelen eylemciler, beldenin Bozburun mevkiine yapılmak istenilen Marinanın doğal güzelliği bozacağı, deniz içi ve çevresindeki doğal yaşama da zarar vereceği gerekçesiyle denize girerek siyah çelenk bıraktı.
Yanlarında yat limanı (marina) karşıtı dövizlerle gelen Şakran Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma ve Güzelleştirme Derneği üyeleri ve semt sakinleri; "Doğaya evet, marinaya hayır" sloganları attılar.
Dernek adına bir basın açıklaması yapan Dr. İnci Köseoğlu, bölgede gerçekleştirilmek istenilen projenin halkın bilgisi ve olmadan yapılan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun onaylanmasına da tepkilerini dile getirerek, “ Çok uzun yıllardan beri zeytini ve balığı ile ünlü, şirin bir köy iken önce belde sonra belediye olan, şimdilerde ise mahalleye dönüştürülen Yenişakran'ın sakinleriyiz. Yıllardır burada yaşıyoruz. Yenişakran, Bozburun'daki bu eşsiz doğal koya 136.000 metrekare beton doldurularak, 400 yat kapasiteli bir liman yapılacağından, tesadüfen internette gördüğümüz Şakran Yat Limanı Projesine ait ÇED raporunu okuyarak bilgi sahibi olduk. Bu kadar büyük kapasiteli bir yat limanı projesi için neden Yenişakran'ın, halkın rahatça denize girebildiği en güzel, en doğal ve su altı canlılığı açısından en zengin koyu seçilmiştir? Bu koy bölgedeki en güzel koy olmasaydı; Aliağa'da ilk kez yapılan Miss Exclusive Of The World yarışmasına katılan 40 ülke güzelinin fotoğraf ve film çekimleri bu koyda yapılır mıydı? diye sordu.
‘BALIK NESLİ TÜKENECEK’İnci Köseoğlu, ÇED raporundan alıntılar yaparak konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Yat Limanı Projesinde toplam 136.000 metre karelik deniz alanı kullanılacak, 2484 metrekarelik alan iskele alanı olacak, 133. 000 metre karelik alanda denize beton dolgu uygulaması yapılacaktır. Yani koyun neredeyse tamamı betonla kaplanarak kıyıdan adaya kadar 400 metre uzunluğunda beton dökülerek yapılacak olan yat limanı dalga kıran ve yüzer iskeleleri ile birlikte Yenişakran körfezinin girişini kaplayacaktır. Zamanla körfezin su ve oksijen sirkülasyonu bozulacak, su altı canlıları ve balık nesli tükenecek ve zaten Aliağa'dan gelmekte olan sanayi atıklarını, denizin kendi hareketi ile temizlenmesi engellenecek, deniz ölü denize dönüşecektir. Balıklarıyla ünlü Yenişakran ve Çandarlı 'da, balıkçılık artık bir tarih olacaktır. Halbuki Yenişakran balık ve sualtı canlılığı açısından yıllardır bilinen bir deniz beldesidir. Yenişakranın sualtı canlılığını gösteren, Ege ve Muğla Üniversiteleri Su Ürünleri Fakülteleri öğretim üyeleri tarafından yapılıp, yayınlanmış bilimsel bir araştırma mevcuttur. Yenişakran, Bozburun koyu nesli tükenmekte olan ve koruma altındaki planların, deniz atının ve deniz eriştesi diye bilinen posidoniaların çokça bulunduğu bakir alanlardandır. Yat limanı projesinin gerçekleştirileceği Bozburun koyu balıkların yumurtlama ve gençlik dönemlerini geçirdiği, 5 cm. yi geçmeyen yavru balıkların yaz aylarında barındığı bir doğal barınak rolündedir. ÇED raporunu hazırlayanlar kış ayları yerine yaz aylarında araştırsaydılar, milyarlarca yavru balığı ve küçük balığı bu koyda çıplak gözle bile görebilirlerdi”
Yat Limanı yapılmasıyla Bozburun koyunun betonlaştırılması sonucunda insanların burayı doğal sahil ve plaj olarak kullanımı imkansızlaşacağını iddi eden Köseoğlu, gelen, giden ve yat limanına bağlanan yatların oluşturduğu kirliliğin de bu bölgede devam eden su altı doğal yaşamını çok ciddi olarak etkileyeceğini söyledi.
Yat limanı projesinin gerçekleşeceği alanından sadece Yenişakranlılar’ın değil Bergama, Manisa, Aliağa, Menemen'den gelen pek çok vatandaşın plajı olarak kullandığını belirten Dr. İnci Köseoğlu, “Yaz aylarında yaklaşık 2000 kişi Bozburun koyunda denize girmektedir. Bölgede turizm potansiyeli zaten mevcut olup, denizi betonla dolduran, doğal hayat ve ekolojik dengeyi bozan yat limanı ihtiyacı yoktur. Aliağa, Foça’daki demir çelik fabrikaları, petrokimya tesisleri, gemi söküm, gübre sanayi tesisleri zaten yeterince soluduğumuz havayı, toprağımızı ve denizimizi kirletirken, Aliağa Bergama arasına 10 termik santral yapılacağını, Çaltıdere'ye termik santral ve tersane projesini, Zeytindağ'a çimento fabrikası projesini öğreniyoruz. Zeytinlik arazilerin imara açılmak üzere şimdiden satışlarının yapıldığını duyuyoruz. Aliağa şirin bir sahil beldesi iken bu gün Türkiye'nin tüm tehlikeli atık miktarının dörtte birini üreten bir sanayi şehrine dönüştürülmüştür. Tarım faaliyetleri, zeytincilik, balıkçılık yok ediliyor. Bölgede solunum yolu hastalıkları, kanser vakaları gün geçtikçe artıyor. İnşaat halindeki Çandarlı Limanı tamamlandıktan, Çaltıdere'ye tersane kurulduktan sonra denizimizin geri dönüşsüz kirleneceğini, Yenişakran ve Çandarlı körfezindeki canlılığının ne yazık ki kaybolacağını, biliyoruz. Üzerine, bölgemizde kurulması planlanan 10 tane termik santrali de eklersek sonuçlarının neler olabileceğini biliyoruz. Üzülüyoruz ama kabullenmiyoruz. Biz bu toprakları atalarımızdan değil çocuklarımızdan miras aldığımızı düşünüyor, onların geleceği için bu doğa ve insan karşıtı projelerin derhal durdurulmasını istiyoruz” dedi.
‘ÇED RAPORU İPTAL EDİLSİN’Doğal hayatın korunması mantığına tamamen aykırı yönde ve yeterince araştırma yapılmadan düzenlenen ÇED raporunun acilen iptal edilmesini istiyen İnci Köseoğlu, “Yenişakran Bozburun'da yat limanı yapılması planlanan bölgede tarihi kalıntıların varlığı, koyun az ilerisindeki ada üzerinde antik yerleşim ve sütun bulunduğu, yat limanı yapılacak bölgenin altında kalacak olan antik yolun varlığı bu bölge halkı tarafından yıllardan beri dile getirilmektedir. Şimdi bu tarihin üzerine, daha açığa bile çıkarılmadan 136.000 metrekarelik beton dökülecek. Bunu anlamak mümkün değildir” dedi.
Arılık 2012 tarihinde yapılan ÇED halkın katılımı toplantısı yapılmış olduğunu interneten öğrendiklerini tekrarlayan İnci Köseoğlu, “Yıllardır burada yaşayan, koyu kullanan vatandaşlar olarak bize hiçbir şekilde çağrı ve bildirimde bulunulmamıştır. Yapılan toplantı en fazla 10 kişiyle gerçekleşmiş, Yenişakran'ı gerçekten temsil eden ve konuyla ilgili insanlar toplantıya çağırılmamıştır. Yenişakran halkı tarafından henüz yat limanı projesi yeni duyulmuş olmasına rağmen 950 kişinin yat limanı istemediğine dair imza toplanmıştır. Toplanmaya da devam etmektedir” diyerek, projenin durdurulması için her türlü girişimde bulunacaklarını sözlerine ekledi.
Eylemciler daha sonra Yat Limanının yapılacağı koya siyah çelenk bırakarak, tepkilerini bir kez daha gösterdiler.