
Sivil Savunma Teşkilatı’nın 48.’nci kuruluş yıldönümü Aliağa’da düzenlenen törenlerle kutlandı.
Kutlama çerçevesinde konuşmalar yapıldı, öğrenciler arasında ‘Sivil Savunmada Halkın Rolü’ konulu şiir, kompozisyon ve resim yarışmaları düzenlendi, dereceye giren öğrencilere ödüller verildi.
Aliağa’nın konumu gereği olabilecek bir kaza göz önünde bulundurularak İzmir Sivil Savunma Arama Kurtarma Birliği tarafından nükleer, biyolojik, kimyasal dekontaminasyon tatbikatı düzenlendi.
Günün etkinlikleri kapsamında son olarak İzmir Valiliği Sivil Savunma Arama Kurtarma Birliği, Petkim Arama Kurtarma Birliği PAKUT, Tüpraş İzmir Rafinerisi Kurtarma Ekibi ve İzmir İtfaiyesi Aliağa İtfaiye Şube Müdürlüğü tarafından açılan araç ve ekipmanlarının yer aldığı sergi gezildi.
Aliağa EKSPRES
Dün Sivil Savunma Teşkilatı’nın 48. kuruluş yıldönümü nedeniyle Aliağa Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinliklere Aliağa Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu, Belediye Başkan Vekili Mustafa Özkurt ile Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü, AKS 110 ekibi, Petkim Genel Müdürlüğü Arama ve Kurtarma Ekibi PAKUT, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürlüğü Kurtarma ekibi katıldı.
Geçtiğimiz yıllarda da gerçekleştirilen ve büyük beğeni toplayan tatbikat bir kez daha gerçeğini aratmadı.
Sivil Savunma Teşkilatı’nın 48. kuruluş yıldönümü nedeniyle gerçekleştirilen etkinlikler: İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Aydın, Aliağa Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu yaptığı konuşma ile başladı.
Kaymakam Bulgurlu “Sivil Savunma Teşkilatını, hayatımızın her alanında yer alan arama ve kurtarma çalışmalarında herkesin yardımına koşan bir seviyeye taşımak öncelikli hedefimiz olmuştur” dedi.
Aliağa’nın sanayi kenti olduğunu bir kez daha vurgulayan Kaymakam Bulgurlu, ilçedeki kuruluşlar arasında ortak önlem alınmasını sağlamak amacıyla bir ‘Kriz Komuta Merkezi’ kurulması gerektiğini belirtti ve afetlere karşı dirençli bir toplum yetiştirmek amacıyla Aliağa’da vatandaşlara Temel Afet Bilinci Eğitimi verilmesinin planlandığını söyledi.
Büyük yıkım ve ölümlere yol açan savaşlar ve cephe gerisindeki silahsız sivil halkın tehlikeleri maruz kalması Sivil Savunma Teşkilatlarının kurulmasını zorunlu hale getirdiğinin altını çizen Emir Osman Bulgurlu, “ Savaşların yanında deprem, sel, heyelan ve yangın gibi doğal afetlerin insan hayatını etkileyen temel faktörlerdir. Sivil Savunma Teşkilatının hayatımızın her alanında yer alan arama ve kurtarma çalışmalarında herkesin yardımına koşan bir seviyeye taşımak öncelikli hedefimiz olmuştur.Aliağa bir sanayi kentidir, İlçemiz sınırları içinde petrokimya, rafineri, kimya, akaryakıt, LPG, doğalgaz, demir çelik, ve gemi söküm olmak üzere çeşitli alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda büyük endüstri kuruluşu bulunmaktadır. Bu kuruluşların pek çoğu hem bölgenin hem de ülkenin can damarı durumundadırlar. Bu amaçla, Aliağa’da ki kuruluşlar arasında ortak önlem alınmasını sağlamak amacıyla Kriz Komuta Merkezi kurulması ve her sanayi kuruluşu bünyesinde arama kurtarma, ilkyardım, ambulans, sosyal yardım ve üretilen yada kullanılan parlayıcı, patlayıcı tehlikeli maddelerle ilgili tehditlere karşı koruma ve müdahale birimlerinin oluşturulması ile bu birimler için gerekli araç, gereç ve malzemelerin temin edilmesi gerekmektedir. Aliağa’da ki Sivil Toplum Kuruluşları bünyesinde de arama kurtarma sosyal yardım ekiplerinin kurulması, tüm bu ekiplerin ilçemizin arama kurtarma potansiyelini oluşturması çalışmaları planlanmaktadır” dedi.
Kaymakamın konuşmasının ardından Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 28 Şubat Sivil Savunma Günü nedeniyle ‘Sivil Savunmada Halkın Rolü’ konulu şiir, kompozisyon ve resim dallarında, Aliağa’daki İlköğretim ve orta okulları arasında düzenlenen yarışmada dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Yarışmalar;ŞİİR DALINDI:
İlköğretim Okullarında: Namık Kemal İlköğretim Okulu’ndan Didem Acar birinci, Gazi İlköğretim O.dan Enes Balcı ikinci oldu.
Orta Öğretim Okullarında: Aliağa Anadolu Lisesi’nden Semra Savran birinci oldu.KOMPOZİSYON DALINDA:
İlköğretim Okullarında: Gazi İlköğretim Okulu’ndan Fatma Palaslıoğlu birinci oldu.
Orta Öğretim okulları arasında: Aliağa Anadolu Lisesi’nden Pelin Sağlam birinci olduRESİM DALINDA:
İlköğretim Okulları Birinci Kademede: Petkim İlköğretim Okulu’ndan Hande Babaoğlan birinci olurken, yine aynı okuldan Orhan Temel ikinci oldu.
İlköğretim Okulları İkinci Kademede: Namık Kemal İlköğretim Okulu’ndan Pelin Soysal birinci, Cumhuriyet İlköğretim’den Hilal Yanık ikinci, Gazi İlköğretim Okulu’ndan Selin Sezgin üçüncü oldu.
“Sivil Savunma Halkın Rolü “ konulu şiir, kompozisyon ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından, daha sonra Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliği, Petkim Arama ve Kurtarma Ekibi ve Tüpraş Kurtarma Ekibinin müştereken yaptıkları yüksek katlardan kurtarma tatbikatı vatandaşların korkulu bakışları arasında başarıyla tamamlandı ve büyük alkış aldı.
Senaryo gereği;
Ekipler, nükleer, biyolojik, kimyasal dekontaminasyon tatbikatında, kimyasal sırıntıya maruz kalmış vatandaşları özel giysili ekipler kurtardılar.
Petkim Arama Kurtarma Birliği PAKUT ve Tüpraş İzmir Rafinerisi Kurtarma Ekibi ayrı ayrı 5 katlı Eren İşhanı’nın üst katında mahsur kalan insanları, sedyeler liçinde kurdukları ipten köprü ile aşağıya indirdiler.
İzmir Valiliği Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliğinin NBC dekontaminasyon tatbikatının ardından etkinliğe katılanlar İzmir Valiliği Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü, PAKUT, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürlüğü Kurtarma ekibi ve Aliağa İtfaiyesi Şube Müdürlüğünün araç ve ekipmanlarının yer aldığı sergiyi gezerek bilgi alışverişinde bulundular.
Pelin Sağlam ( Aliağa Anadolu Lisesi 10-A Sınıfı ) Orta Öğrenim Kompozisyon 1’incisi
17 AĞUSTOS DEPREMİ
Arkadaşlarım gittikten sonra yatıp uyudum. Birden bire büyük bir gürültü ile uyandım. Neydi bu sarsıntı, gürültü? Saniyeler içinde evimiz yıkılmaya başladı. Hemen yatağın altına girdim. Kardeşimi de unutmadım tabi. O saniyeler bana bir ömür gibi gelmişti. Bir türlü geçmiyordu. Tavandan çöken betonları, devrilen eşyaları ayrıntılarıyla izleyebiliyordum. Gözlerimi kapatıp düşünmeye başladım. Ölecekmiydim acaba? Aileme ne olmuştu? Ya can dostuma? Olduğum yerden kıpırdayamıyordum. Kardeşim çığlıklar içinde ne olduğunu soruyordu. Cevabım ise “ Büyük bir deprem” oldu. Birbirimize sarılıp durmasını bekledik. Dışarıdaki siren seslerini duyabiliyordum. Ambulans, itfaiye, polis…
Gözlerimi açtığımda kardeşimin “ Abla, abla uyan artık” diyen sesini duydum. Sanırım bayılmıştım. Annem-Babam ve ablamdan ses gelmiyordu. Onları kaybettiğimi anlamıştım. Bu düşünceler içerisindeyken dışarıdan Sivil Savunma ekiplerinin seslerini duydum. Onların geldiğini anlayabilmiştim. Depremlerde hep onlar gelir çünkü.
Evimiz iki katlı olduğundan bize çabucak ulaşabilmişlerdi. 5 saatlik çalışmalardan sonra bizi sağ olarak çıkarmaya başladılar. Bende bir sakatlık yoktu da kardeşimin ayağına düşen beton parçası ayağını kırmıştı. Onu hemen tedavi altına aldılar. Ancak ailemin diğer fertlerinin ölüm haberi kısa zaman içerisinde gelmişti. Kendimi çok boş hissetmiştim.
Kardeşimi sivil savunma ekiplerine emanet edip can dostumun evinin bulunduğu mahalleye koştum. Etraftan gelen çığlık seslerini, insanların ağıtlarını, enkaz görüntülerini ve de kan kokusunu rahatlıkla algılayabiliyordum. İçten içe dua ediyordum. Ailemi kaybettim bari can dostumu kaybetmeyeyim diye. Ama onların evi de yerle bir olmuştu. Enkaz üzerinde bir insan bile olsa kurtarmaya çalışan Sivil Savunma ekipleri, insanlar, jandarmalar canla başla uğraşıyorlardı. Ben de onlara katılıp kalan bütün gücümle can dostumu aramaya başladım. Uzun süren çalışmalar sonucunda ancak onun cesedine rastlayabilmiştik. Onu o vaziyette görünce ben de ölmek istedim. Ama ölemezdim. Artık bakmakla yükümlü olduğum bir kardeşim vardı. Kendimi toparladıktan sonra koşup kardeşimin yanına gittim. Artık ondan başka bir yakınım kalmamıştı. Tabi ki o insanlar, yani bizi kurtaran bu yüce Sivil Savunma ekipleri dışında. Onlar artık bizim koruyucu ailemiz olmuşlardı.
Deprem şokunu atlatınca bende Sivil Savunma ekibine katıldım. Artık bende bu yüce mesleğe girmiş, nice canlar kurtarmak için çalışacaktım ve hala bu uğurda çalışıyorum.
16 Ağustos günü akşamıydı. Arkadaşlarımla bizim evde toplanmış güzel bir parti yapmıştık. O kadar çok mutluyduk ki, bilemezdik bu gece deprem olacağını. Vakit ilerledikçe arkadaşlarım tek tek gitmeye başlamıştı. Hepsiyle vedalaşıp mutluca ayrıldık. Can dostumla ayrılırken “ Yarın görüşmek üzere” diyerek vedalaştık. Tabi bizim için yarın olamayacaktı. Nereden bilebilirdik ki bunu?