18 Nisan 2026, Cumartesi

‘ATATÜRK CADDESİ CANLANDIRILSIN’

16 Nisan 2013, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
‘ATATÜRK CADDESİ CANLANDIRILSIN’ Aliağa Ticaret Odası (ALTO) tarafından gerçekleştirilen Kent Vizyonu Toplantısı’nın ‘Serbest Kürsü’ bölümünde katılımcılar çeşitli sorunları gündeme getirdiler.Toplantıyı organize edenlerin aklına gelmeyen sorular katılımcıların akıllarına geldi. Sorunları gündeme getirenlerin bazıları önerilerini de sundular.

İşte onlardan; bazıları...

İSTİKLAL CADDESİ’NE ALTERNATİF ATATÜRK CADDESİ ALİ EYÜPOĞLU;

Serbest Kürsüde en çok gündeme getirilen konulardan birisi de ulaşım sorunu idi. Limanlar bölgesinde çalıştığını ifade eden Ali Eyüpoğlu Aliağa’daki trafik sorunu ile ilgil şu konuları dile getirdi; “İstiklal Caddesi üzerindeki trafik sorununun mutlaka çözülmesi lazım. Yoğunluğun bir kısmının Atatürk Caddesi üzerine kaydırılması lazım. Gerekiyorsa bankalarla görüşülüp, bazılarının şubelerinin bu cadde üzerinde açmalarını sağlamak lazım. O caddenin canlandırılması lazım. Limanlar bölgesinin araç yoğunluğu çok fazla. Nemrut bölgesine gittiğimizde 2 saatimiz yolda geçiyor. Akdeniz Kimya’nın önünde ve Ege Gübre limanlarının önünde trafik çok tıkanıyor. Diğer yandan Aliağa İçerisindeki yollarımız mayın tarlası gibi. İki kez aracımın amortisörlerini değiştirdim. Allah aşkına bu soruna bir el atın. Benim tespit ettiğim bir diğer sorun büyük otellerin de Aliağa’ya yapılması lazım. Firmalara gelen müşterileri İzmir’deki otellerde konaklatmak zorunda kalıyoruz”

CEVAT YILDIRIM; ‘ALİAĞA’YA KENT MÜZESİ GEREKLİ’

‘Cumhuriyet Öncesi Aliağa’ ve Cumhuriyet’den Günümüze Aliağa’ adlı kitapların yazarı olan Araştırmacı yazar Cevat Yıldırım’da ilçenin eksikliklerini ayrı bir pencereden değerlendirdi. Aliağa’nın geçmişine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım düşüncelerini şöyle dile getirdi; “Aliağa'ya bir kent müzesi gerekli, arkeoloji müzesinin yanında. Burada Koca Laz'ın, Mehmet Saka'nın bir eşyası, Mehmet Çayırlı'nın berber koltuğu, Şoför Ali'nin direksiyonu burada bulunabilmeli. Yani Drama'dan gelen insanların bel kuşağı olabilmeli, bu tür örnekler Ödemiş'te var. Geçmişte tütün işlenen bir yerdi burası, şimdi sanayi. Çiftlik'ten köye, köyden kasabaya nasıl sanayi kentine gidildiğini gösteren bir kent müzesi gerekiyor. Bu arada Ticaret odasına açtığı kurslar için çok teşekkür ediyorum. İkinci bir sorun, şehirdeki hemşerilik dernekleri nasıl azaltılabilir. Bir, şehirdeki kent yaşamındaki festivallerle, Mahalli radyolardan konuşmalarla yapılan eğlencelerle azalır. Ama bu hemen düzelmez, gelecekte ancak Aliağalılık, ortak hemşerilik bulunabilir. Benim dışarıdan gördüğüm Aliağa'ya yetmez, sanayicilere teşekkür ediyorum gençlere verdiği iş imkanları için ama bunun yanında bol bol ağaç dikelim her yere her zaman ağaç dikelim" dedi.

YAŞAR AZİZ KAYA; ‘VİZYON BAKIŞINDA ENGELLİLER DÜŞÜNÜLMEMİŞ’

İlçemizdeki engelliler ile ilgili çarpıcı bilgiler veren Yaşar Aziz Kaya, Vizyon toplantısında engeller ile ilgili hiç bir sorunun, sorun olarak algılanmamasının kendilerini üzdüğünü belirterek şunları söyledi; "Ben engellileri temsilen buradayım. Ancak, bugünkü kent vizyonu toplantısında Aliağa konuşuyor da hazırlanan anketteki sorularda, engellilerle ilgili engellilerin geçimi ile ilgili pek bir soru bulamadım. Aliağa'mızda yaşıyoruz, Aliağa'mız sanayi kesimi, biliyorsunuz 1961 yılından bu yana. O zamanki hükümetin aldığı bir kararla sanayi kesimi olarak ilan edildi. Bunun içerisinde çarpık yapılaşmalar oldu. Sanayi ile turizm bir arada gitmeye başladı, sonra yarım kaldı sanayi ağır bastı. Aliağa'mız bir engelli üretme çiftliği arkadaşlar. Aliağa'da yıllık kaç kişi engelli kalıyor biliyor musunuz? Aliağa Kaymakamlığa kayıtlı tam 7261 tane engelli var. Şimdi bunlar Aliağa'da yaşamıyorlar mı? Yaşıyorlar. Şimdi bu sorulardan bir tanesinde diyor ki, Aliağa'mızda esnafımızdan mı alış veriş edersiniz, İzmir'den mi? Şimdi düşünülmemiş ki, Aliağa esnafı engelliye ulaşılabilirlik sağlamış mı? Anayasaya bakınca hepimiz biriz, engellide bir normalde bir. Peki niçin alış verişte benim bu özgürlüğümü kısıtlıyorlar? Bakın büyük marketlere, bakın küçük esnafa, bir tanesinin dükkanına girebiliyor mu? Ben kendim bakıyorum, hani bir tane düz ayak dükkan bulayım alış veriş yapayım. Neden çünkü Aliağa'da yaşıyorum. Aliağa'da yaşadığım için burada vergimi ödüyorum, buradaki esnafım kazansın istiyorum. Esnafıma bakıyorum, zahmet edipte gelip elimden tutup dükkanına girmeme bile müsaade etmiyor, karşıdan ne istemiştin diye soruyor. Esnaflarımızın, buradan alış veriş edilmesini istiyorsak, daha iyi bir medeniyete gelmek istiyorsak, esnaflarımızın dükkanlarımızın engellilerin kullanımına uygun hale getirilmesi gerekir. Herşeyi Belediye'den beklemek gerekmiyor: Her şeyi Ticaret odasından beklemek gerekmiyor veya bir kurumdan beklemek gerekmiyor. Herkes taşın altına elini koymalı, bir şeyler yapılmalı. Aliağa'mıza kesinlikle ve kesinlikle olmaz ise olmaz bir adet helikopter alınmalı. Bu Acil Ambulans Helikopteri, çünkü burada Aliağa'mızda iş kazası geçiren, yanık olan, yanıcı parlayıcı gaz ortamında bulunan işçi kardeşlerimiz olsun, Demir Çelik sektöründe çalışan organ uzuv kaybı yaşayan arkadaşlarımız olsun, bunlar bir an önce hastaneye ulaştırılmalı ve ya Aliağa'mıza meslek hastanesi açılmalı. Bizler engelli olmak istemiyoruz. Herkes derneğine üye katılsın ister, inanın biz engelliler derneği olarak üye gelsin istemiyoruz, üye sayımız sabit kalsın istiyoruz hatta düşsün istiyoruz. Yeni engelliler istemiyoruz. Damdan düşenin halini damdan düşen anlar. Bunun için toplum olarak duyarlı olalım, her tülü faaliyetlerimizde bu toplumda yaşayan engellileri de unutmayalım" dedi.