18 Nisan 2026, Cumartesi

HAPSE GİRMEYEN ALIAĞALI ESNAF SIRALARI CİLALIYOR

16 Ağustos 2007, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
HAPSE GİRMEYEN ALIAĞALI ESNAF SIRALARI CİLALIYOR

Eşini tokatladı, okulu temizleme cezası yedi
Mahkeme kararıyla öğrenim yılında koridorları süpürecek olan Faik Cebeci, pişman olduğunu ve ailesinin geçimini sağlayamadığını söyledi
Aliağa'da açtığı spot satış mağazası ile döşeme, hediyelik eşya ve kokoreççi dükkanlarını işletemeyip borca giren Faik Cebeci, geçtiğimiz yıl 'Şeker Bayramı geldi, çocuklara ne alacağız?' diyen eşinin üzerine kül tablası fırlattı. Bu davranışı sonucunda hiç aklına gelmeyecek cezalar yiyeceğini tahmin edemezdi. Olayın ardından eşi karakola gidip şikayetçi oldu. "Kocam bana kaba davranıyor, biraz gözünü korkutuverin" dedi. Şikayet kamu davasına dönüşünce Faik Cebeci adliyeye gönderildi. Sonuçta sulh ceza hakimi genç kocaya 1.125 YTL para cezası verdi.
Olaydan bir ay sonra öfkeli koca eve bir saat geç gelen eşine tokat atınca kendini yine hakimin karşısında buldu. Hakim, bu kez 5 ay hapis cezası verdi. Karar Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığı Denetim Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü'ne gönderildi.
Kızım kalp hastası
Asıl mesleğinin mobilya döşemeciliği olduğunu ancak açtığı işyerlerinde tüm parasını tükettiğini vurgulayan Cebeci şöyle konuştu: "Maddi sıkıntılar ortaya çıkınca 17 yıllık evliliğimizde tartışmalar başladı. 16 yaşında Murat, 9 yaşında da Melda isimli iki çocuğum var. Melda kalp hastası. Pulmoner darlık isimli hastalığı nedeniyle tedavi görüyor. Evlendiğim günden beri hangi işe el attıysam hepsi battı. Artık eve ekmek alacak param kalmadı. Eşim kül tablası fırlatmamdan sonra şikayetçi olmuş. Daha sonra vazgeçti ama iş işten geçmişti. İkinci olayda da para istedi. Eve gelmesine kızıp tokat attım. Aliağa Sulh Ceza Mahkemesi 5 ay hapis cezası verdi. Cezamı okulda çalışarak çekiyorum."
Ailesini sevdiğini ve onları üzmeyi hiçbir zaman düşünmediğini vurgulayan Cebeci, "Paraya çevrilen ilk cezam için 300 YTL ödemiştim. Kalan taksitleri ödeyemediğim için tutuklama kararı çıktı. Şimdi ne yapacağım kara kara düşünüyorum" dedi.
Parasızlıktan oldu
Burada yapılan inceleme sonunda Faik Cebeci'nin 5 ay süre ile ücretsiz kamu yararına çalıştırılmasına karar verildi. Cebeci'ye 5 aylık süreye karşılık gönüllü olarak her gün 4 saat, haftada en az 10, en fazla 40 saat çalışacağı tebliğ edildi. Kendisine çalıştığı süre içinde herhangi bir ücret ödenmeyecekti.
14 Haziran'dan itibaren Aliağa Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi'nde bakım ve temizlik yapan Cebeci, şimdi cezasının sona ereceği günü iple çekiyor.
Geçen iki ayda zemin kattaki sınıfların sıra ve masalarını zımparalayıp cilalayan Cebeci, kalan 3 aylık sürede de okulun diğer sınıflarında aynı işleri yapacak. Öğretim yılı başladıktan sonra da idarenin vereceği diğer işleri yerine getirecek.
Eşine kül tablası fırlatmasının ve öfkeyle elini kaldırmasının başına büyük dertler açtığını belirten Cebeci, "Burada çalıştığıma değil, yarım günüm okulda geçtiği için bir işte çalışamadığıma yanıyorum. Evime, çocuklarıma yiyecek içecek götüremiyorum. Keşke o tokadı atmasaydım" dedi.
Eylül ayında iki çocuğunun okula başlayacağını belirten Cebeci şunları söyledi: "Devletten, belediyeden, kaymakamlıktan, fabrika ve işyeri sahiplerinden destek istiyorum. Eşimle birlikte iş bulabilirsek evimize huzur gelecek. Sadaka değil, iş istiyorum. Çünkü öfkenin, kırgınlığın sebebi parasızlık."
Daima yanında olurum ama dayağı affetmem
Eşi Faik'in girdiği her işte zarar ettiğini belirten Seval Cebeci, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Yeterli para kazanamadığı için eve yorgun ve sinirli, bazen alkollü geliyordu. Kül tablasını fırlatınca karakola gidip şikayetçi oldum. Asıl bana tokat attığı an çok sinirlendim. Karakolda kocam bana vuruyor, vurmasını istemiyorum. Kocamın daima yanındayım ve şikayetçi değilim. Yeter ki bana küfür etmesin, vurmasın. Onunla aç oturmağa razıyım dedim. Tokat atarken ise 'Neredesin ? İnsan kocasından sonra eve mi gelir' diye bağırdı. Alkollü diye ses çıkarmadım. Çünkü borçlar yükselmiş, cezanın ikinci taksidini yatıramamıştı. Ev sahibi de evden çıkın diye bastırıyordu. Ondan dolayı cevap vermedim. Karakola telefon açınca başımıza bu işler geldi. Ne olursa olsun aç yaşarım ama dayağı asla affetmem." Seval Cebeci de eşi gibi kendilerine iş verilmesi halinde dertlerinin biteceğini söyledi.