13 Ocak 2026, Salı

DURMAZ, Demirsoy'a seslendi Tribünlere oynuyor

16 Ağustos 2014, Cumartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
DURMAZ, Demirsoy'a seslendi  Tribünlere oynuyor CHP Aliağa İlçe Başkanı Özcan Durmaz, gündemde en çok tartışılan konuları Aliağa Ekspres Gazetesi okurları için değerlendirdi. Durmaz, CHP Gaziemir'de eski ilçe başkanlığı yapan, partinin pek çok kademesinde ve sivil toplum örgütünde yer alan Yüksel Demirsoy'un, Kılıçdaroğlu'na verdiği Ecevit kasketini geri istemesini popülist bir yaklaşım olarak değerlendirdi. TBMM'de yaşanan partililerin sık sık kavga etmeleri hakkında da açıklamada bulunan Başkan Durmaz, "İnsani ve siyasi olgunluk meclis çatısı altında böyle şeyleri kaldırmaz" dedi.

"Popülist bir yaklaşım"

CHP Gaziemir'de eski ilçe başkanlığı yapan, partinin pek çok kademesinde ve sivil toplum örgütünde yer alan Yüksel Demirsoy, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na mektup yazarak, Kılıçdaroğlu'na sitem ve eleştirilerini ileten Demirsoy'un Kılıçdaroğlu'nun ilk kez Genel Başkan seçildiği kurultayda kürsüde kendisine hediye ettiği "Ecevit kasketi"ni de geri istemesinin popülist bir yaklaşım olduğuna dikkat çeken Durmaz, "Kasketi vermek kadar kasketi geri istemek de çok popülist şeyler. Tribünlere oynayan bir siyasetçi izlenimi veriyor. Çok anlamlı değil bunlar. Kasketi vermek ve geri istemek anlamsız şeylerdir" şeklinde konuştu.

"Meclis çatısı kavga kaldırmaz"

Mecliste sık sık  vekillerin birbirlerini tartakladığını ve bu durumun ülke siyasetinde demokrasiden uzaklaşmış olmanın en büyük örneği olduğunu söyleyen Durmaz şunları söyledi: "Kavga ortamı, siyaset her şeyden  önce sizin gibi düşünmeyen farklı fikirde olanlara tahammül etme işidir. Siyasette tahammülü olmayan insanlar görev almamalılar. Demokrasi farklıklar rejimidir. Demokrasi aynı zamanda muhalefetin de olduğu rejimdir. Eğer bir muhalefet yoksa, demokrasi olmaz onun adına diktatörlük diyoruz. Bugün ki iktidar 12 yıl süreçte muhalefete, her geçen gün daha zor tahammül eder hale gelmiştir. Eğer muhalefetin olduğu rejimin adı demokrasi ise muhalefetin sindirilmeye çalışıldığı muhalefetin de sesi kesilmeye çalışıldığı için giderek demokrasiden uzaklaşıyoruz. Bu mecliste yaşanan olayın demokrasiden uzaklaşmamız açısından çok önemli bir gösterge olduğunu düşünüyorum.İnsani ve siyasi olgunluk meclis çatısı altında böyle şeyleri kaldırmaz."

Erdoğan'ı sağduyulu olmaya davet etti

Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu dönemlerde sadece kendine oy verenlerin ve inananların Başbakanı olarak davrandığını, Cumhurbaşkanı olduğun da bu durumun değişmeyeceğini belirten Özcan Durmaz, "Ne yazık ki Erdoğan sadece kendisine oy verenlerin ve sadece kendine inanların Başbakanı olmayı seçmişti. Bundan sonra da korkarız ki ülkenin en birleştirici, en bütünleştirici makamından  oturması gerektiği halde sadece kendisine inanan, sadece kendisine oy veren kişilerin Cumhurbaşkanı olacak gibi gözüküyor. Ülke adına sıkıntılı bir şeydir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bir kültürler kavşağı olduğuna değinen Başkan Durmaz, Erdoğan'ın "Benim için Gürcü diyen oldu, affedersin çok daha çirkin şekilde Ermeni diyen oldu" sözlerini de eleştirdi. Durmaz,"Etnik köken üzerinden dini inanışlar üzerinden veya  mezhepsel kökenler üzerinden bu tür açıklamalar yaparak, bazılarını iyi bazılarını kötü gibi söylemek belki de Anadolu'da her gündeme geldiğinde büyük acılar çekilmesine neden olmuş hassasiyetleridir. Bu konuda çok dikkatli olmamız. Bu konuda en çok dikkatli olması gerekenler bu ülkede siyaset yapanlar ve bu ülkeyi yönetenlerdir. Başbakan hatta Cumhurbaşkanı seçilmiş bir kişinin bu konuda çok daha dikkatli olması gerekir. Etmiyorsa bu toplum için çok sıkıntılı bir tabloyu işaret eder biz sağduyuya davet ediyoruz" dedi.

"Geleceğimizi kaybediyoruz"

AKP'nin eğitim sisteminin önünde engel oluşturacak bir politika ile hareket etmesini kaygı verici olduğunu vurgulayan Durmaz, "Eğitim sistemi eğitim laik modern gerçekten günü yakalayan bir çizgide olması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye'de ne yazık ki Cumhuriyet'in diğer değerleri erozyona uğratıldığı gibi Cumhuriyet'in eğitimle ilgili çizmiş olduğu değerlerde temel politikalarda erozyona uğratılmış vaziyette. Türkiye de eğitim sisteminin köklü değil, günlük siyasi tasavvuflara bağlı olarak devam ediyor ki bu tehlikeli bir durumdur. Bir model insan yetiştirmek anlamına gelir bu da ülkenin ve çağın ihtiyaçları dikkate alınacak politikalar ve saptanacak hedeflerle belirlenmelidir" ifadelerini kullandı.  Durmaz, eğitim sisteminin dönüştürüldüğünü ifade ederek, geleceğin kaybedildiğinin altını çizdi.