13 Ocak 2026, Salı

Aliağa’da İşten Çıkarılan işçilere büyük destek

17 Mayıs 2014, Cumartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
Aliağa’da İşten Çıkarılan işçilere büyük destek Aliağa Belediyesi’nde işten çıkarılan 104 işçinin geri alınması için düzenlenen yürüyüşe, Sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Düzenlenen yürüyüşte, Soma’da yaşanan facia ve taşeron işçi çalıştırma protesto edildi. Yürüyüşte sık sık, ‘Soma’nın kader ölüm değildir’, ‘Her yer Soma Her yer direniş’, ‘Aliağa işçisi yalnız değildir’, ‘İşçilerin birliği sermayeyi yenecek’, ‘Susma haykır, taşerona hayır’ sloganları atıldı.
Demokrasi Meydanı’nda toplanan grup, daha sonra Aliağa Belediyesi önünde oturma eylemi yaptı. Ardından yürüyüşe geçen grup, sık sık oturarak belediyenin aldığı kararı protesto etti.
Genel-İş Sendikası 5 No’lu Şube Başkanı Naci Çetin, yaptığı açıklamada, Aliağa Belediyesi’nde taşeron işçisi olarak çalışan ve işten çıkarılan 104 işçinin sürdükleri direnişe sahip çıkmak ve dayanışma göstermek için Aliağa’ya geldiğini söyledi. Soma’da yaşanan feci olayda yaşamlarını kaybeden işiçilerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara da acil şifalar dileyen Çetin, “Madenlerde, fabrikalarda, tersanelerde kısaca tüm iş yerlerinde yaşanan ölümlere, iş kazalarına ‘kader diyenler’ bu katliamın sorumlularıdır” dedi.
“Kamucu bir anlayışa
geçilmelidir”
Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın kamuoyunu yanıltıcı beyanatlarda bulunduğunu öne süren Çetin, “Göreve geldiğinin 35. günü 104 işçinin işine son verdi. Verdiği beyanatlarla kamuoyunu yanıltmaya ve işçilerin direnişini kırmaya çalışıyor. İşçilerin ‘bankamatik çalışanı’ olduğunu iddia ediyor. Bu işçiler sokakları temizleyen, çevreyi düzenleyen ve büro hizmetlerini yürütenlerdir. Bu iddiası tutmayınca şimdi de ‘belediye borçlu, maaş ödeyemez duruma düşeceğiz’ tezini savunuyor” diye konuştu.
Soma katliamının ve Aliağa’da işten atmaların temel nedeni, özelleştirme, kuralsızlaştırma ve taşeron sistemidir diyen Çetin, “Bu sistem; sermayedarların daha çok kar etmesi, kamu hizmetlerinin paralı hale getirilmesi, işçi haklarının kısıtlanması, yok edilmesidir. Bu sistemin düşüncesinde insan unsuru alınıp-satılan bir metadır. Bu nedenlerle bu sistem insan hak ve özgürlüklerine düşmandır. Özellikle kamu hizmeti yürüten belediyelerde bu sistemin uygulanması kent halkının ödediği vergilerin ve kentin ürettiği rantın kent için değil bir avuç sermayedara ve yakın çevreye peşkeş çekilmesidir” şeklinde konuştu.
Bu nedenlerle özelleştirmeler iptal edilmeli, kuralsızlık, esnek çalışma ve taşeron sistemine son verilmesi gerektiğini vurgulayan Çetin, “Merkezi ve yerel iktidarlar bu uygulamalardan derhal vazgeçmelidir. Kamucu bir anlayışa geçilmelidir” dedi.
Haklı ve meşru direnişlerinin tüm gerçekleri ortaya çıkardığının altını çizen Çetin, “Aliağa halkı gerçekleri gördü. Atılan işçilerin sokakları temizleyen, yeşil alanlara bakan, kentin çöpünü toplayan ve yurttaşların her türlü günlük toplumsal hizmetini görenler olduğu görüldü. Aliağa halkı bilmelidir ki; belediye hizmetleri kamu hizmetidir ve süreklilik ister” diyerek, Emeğin kenti olan ve emek mücadelesini bilen Aliağa halkının işçilerine sahip çıkması gerektiğini ve işçilerin tekrar işlerine başlamaları için gerekli baskının oluşturması gerektiğini savundu.
“OYSAKİ BİZLER ALİAĞA’DA HİZMET
ÜRETİYORUZ”
İşçiler adına açıklama yapan Halis Güzeller ise hiçbir gerekçe göstermeden on yıllık, yedi yıllık işçilerin işten çıkarıldığını vurguladı. Güzeller, “Oysaki bizler Aliağa’da hizmet üretiyoruz. Bu kentin bütün insanları bizi tanıyor. Kimimiz çöp kamyonunda,kimimiz yolda, kimimiz park-bahçede , kimimiz bürodayız ama başkanın amacı farklıydı. Bunda dört ay önce başkan seçim kampanyasına başladığında dedi ki belediyede bankamatik işçileri var. Bunların hepsi yalandır. Belediyede tek bir bankamatik işçisi yoktur. Bunlar kendilerini haklı göstermek için kendi yandaşlarına yol açmak için uydurdukları yalandır” diye konuştu.Güzeller, “Oysa Serkan Acar bizi ziyaret ettiğinde, Belediye de çalışan, emek veren hiç bir kimseyle, hangi siyasi düşüncedeymiş, hangi memlekettenmiş önemli değil emek veren-çalışan herkesin hakları korunur. Çalışanların emeği benim namusumdur, diyordu. Ama Seçildikten sonra ilk icraatı 104 taşeron çalışanının iş akdini feshetmek oldu. Şimdi Başkan Serkan Acar’a yeniden sesleniyorum, bizim amacımız kimseyi karalamak veya siyasi bir amaç gütmek değildir. Halen iyi niyetimizi samimiyetle tutmak istiyoruz. Bu yalnış siyasi karardan vazgeç arkadaşlarımızı yeniden işe al diyerek konuşmasına son verdi.Yapılan açıklamaların ardından İzmir Yeni Kapı Tiyatrosu bir oyun sergiledi. Oyundan sonra eylem sessiz bir şekilde sona erdi.