13 Ocak 2026, Salı

“ORTADOĞU BİR KEZ DAHA KAN GÖLÜNE ÇEVRİLDİ”

17 Temmuz 2014, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
“ORTADOĞU BİR KEZ DAHA KAN GÖLÜNE ÇEVRİLDİ” Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri, Filistin, Irak Türkmenlerinin yoğun olarak yaşadığı Musul ve Kerkük’te ve  Rojava’da  yaşanan  insanlık dramını ve katliamları protesto etmek amacıyla basın açıklaması düzenledi

Dün öğlen saatlerinde, Demokrasi meydanında yapılan basın açıklamasına sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra petkim ile tüpraş çalışanları destek verdi. eylemde sık sık, “Katil ABD Ortadoğu’dan defol”,  “Katil İŞİD Ortadoğu’dan defol”, “Katil ABD işbirlikçi AKP”, “Susma haykır, halklar kardeştir”, “Katliamcı İsrail katliamı durdur” sloganları atıldı.

Basın açıklamasını Aliağa Emek ve  Demokrasi Platformu Bileşenleri adına Eğitim Sen Dönem Sözcüsü ve Temsilcisi Meltem Turan okudu.

Turan yaptığı açıklamada, Ortadoğu’nun bir kez daha kan gölüne çevrildiğini ve günlerdir bütün dünyanın gözleri önünde, Filistin’de, Irak Türkmenlerinin yoğun olarak yaşadığı Musul ve Kerkük’te ve  Rojava’da büyük bir insanlık dramı yaşandığını vurguladı.

Yarım yüzyılı aşkın bir süredir Filistin halkının topraklarını işgal eden İsrail’in ‘koruyucu hat' oluşturmak adı altında üç haftadır devam eden saldırılarında çoğu çocuk ve kadın olmak üzere yüz yirmiyi aşkın Filistinli’nin yaşamını yitirdiğinin altını çizen Turan, yüzlerce insanın yaralandığını, yüzlercesinin tutuklandığını, Gazze’nin harabeye ve günlük yaşamın ise cehenneme çevrildiğini söyledi.

Turan, “Bu insanlık trajedisi karşısında İsrail’e destek veren uluslararası güçlerin hala seyirci kalması, “kara harekâtı istemiyoruz” diyerek adeta hava harekâtının devamını onaylamaları katliamın suç ortakları olduklarını göstermektedir. Birleşmiş Milletler katliamlar karşısında suskun kalmakta, katliamcılara karşı herhangi bir yaptırım uygulama cesareti bile göstermemektedir” dedi.

Bir diğer trajedinin de Irak topraklarında yaşandığını dile getiren Turan, Irak Ordusunun hiçbir direnişiyle karşılaşmadan Musul’u ele geçiren İŞİD adlı terörist örgütün vahşi bir katliama yöneldiğini ve bunun karşısında binlerce Türkmen’in başka bölgelere göç ettiğini, açlık ve sefaletle yüz yüze kaldığını ifade etti.

Musul’un, tamamı Türkmenlerin yaşadığı Telafer ilçesinde de camilerin bombalandığını, çoğunluğu çocuk ve kadın olmak üzere onlarca insanın katledildiğini vurgulayan Turan, “AKP Hükümeti İŞİD’e o kadar çok güveniyor olmalı ki bağıra bağıra gelen işgal karşısında Konsolosluğumuzu boşaltma gereği dahi duymamıştır. Konsolosluğu basan İŞİD, 49 görevliyi rehin almış ve Onlardan hala herhangi bir haber alınamamıştır. Bütün bu gelişmeleri seyretmekle yetinen hükümetin bu konuda hiçbir ciddi girişimi olmamıştır” diye konuştu.

“İŞİD katliamlarına hız verdi”

Turan, “İŞİD adlı bu taşeron örgüt son olarak ise Türkiye’nin güneydoğu sınırının önemli bir bölümünü kapsayan Rojava’yı ele geçirmek için harekete geçmiş, Suriye’deki Kürt ve diğer topluluklara yönelik saldırı ve katliamlarına hız vermiştir. İŞİD’in sınır boylarımızı ele geçirmesi ülkemizi çok daha güvensiz bir hale getirecek, tıpkı bugün Ortadoğu’da olduğu gibi etnik ve mezhepsel çatışmaların zeminini güçlendirecektir. İşçi sınıfı, emekçiler ve demokrasi güçleri olarak buna asla izin vermemeliyiz” şeklinde konuştu.

Ortadoğu’nun her yanında devam eden çatışma ve derin çelişkilerin emperyalist politikalardan bağımsız olmadığını söyleyen Turan, İşgal ve böl-yönet politikalarıyla çatışma ve çelişkilerin diri tutularak başta petrol olmak üzere bölgenin kaynaklarının talan edilmesi olduğunu söyledi.

Son yıllarda artan şiddet ortamının emperyalistlerin bölgeyi yeniden dizayn etme ve bölgenin yıpranan gerici iktidarlarını ayakta tutma arayışlarının sonucu olarak geliştiğini söyleyen Turan, “Bölge halkları birbirlerini boğazlarken emperyalistler bölgedeki güçlerini tahkim etmekte, varlıklarını kalıcılaştırmaktadırlar” dedi.

“iç politika malzemesi yapanlar”

Turan, “Öte yandan başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, geçmişte Filistin halkının mücadelesini istismar ederek iç politika malzemesi yapanlar ‘denge politikası’ adına yaşanan katliamı görmezden gelmekte, Filistin halkı ile aramızdaki tarihsel ve kültürel bağları yok saymaktadır” diye konuştu.

AKP  iktidarının yaşanan katliam karşısında İsrail’i incitmeyecek ‘diplomatik’ açıklamalarla yetinmesinin, IŞİD’in Irak’taki son saldırılarının da etkisiyle Musul ve Kerkük petrol boru hatlarından Türkiye üzerinden İsrail’e satılan petrollerden elde edilen ve Halkbankası’na yatırılan dolar akışının devam etmesi için, Filistin halkının değil, silah anlaşmaları yaptığını, pilotlarını Türkiye’de eğittiği İsrail’in çıkarlarına uygun bir dış politika izlediğininin tüm çıplaklığı ile gözler önüne serildiğini söyleyen Turan, “Gezi Direnişinde hayatını kaybeden gençleri terörist olarak suçlamaktan geri durmayan, 15 yaşında polis terörüne kurban verilen Berkin Elvan’ın annesini mitinglerinde yuhalatan Başbakanın eli kanlı IŞİD çetelerini ise “IŞİD unsurları” olarak tanımlaması IŞİD’e verilen desteği gösteren politikalardan sadece bir tanesidir”dedi.

Turan, saldırıların püskürtülmesi ve barış ortamının sağlanmasında başta Filistin, Irak Türkmenleri ve Rojava halklarıyla dayanışma içerisinde olmak üzere bölgenin demokrasi ve emek güçlerinin birlikte mücadelesine her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğu söyledi.

“Yaşasın Ortadoğu halklarının kardeşliği”

İsrail’in Filistin halkına, IŞİD çetelerinin Irak Türkmenlerine ve Rojava halkına yönelik olarak başlatmış olduğu saldırıları kınayıp, lanetlediğinin altını çizen Turan, “Hükümeti onurlu bir dış politika izlemeye, Konsolosluk görevlilerinin kurtarılması için her türlü girişimi yapmaya, katliamları ve işgali sürdürdüğü müddetçe İsrail’le olan her türlü ticari ve askeri ilişkileri dondurmaya İŞİD gibi katliamcı taşeron örgütlere  yönelik desteğini sona erdirmeye çağırıyoruz.Yaşasın Ortadoğu halklarının kardeşliği, kahrolsun emperyalistler ve işbirlikçileri” diyerek basın açıklamasını noktaladı.