Eğitim Sen İzmir 2 No.lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç’ın başkanlığında Petrol İş Sendikası Aliağa Şubesi Toplantı Salonu’nda ‘MEB Örgün Eğitim İstatistikleri Işığında Eğitimin Durumu’ konulu bir basın açıklaması düzenlendi.
Petrol İş Sendikası Aliağa Şubesi Toplantı Salonu’nda 2018 - 2019 eğitim öğretim yılı başlangıcında eğitimin durumu, sistemde karşılaşılan sorunlar gibi konuların konuşulduğu bir basın açıklaması düzenlendi. Basın açıklamasına Eğitim-Sen Aliağa Temsilcisi Alp Kuyumcu’nun yanı sıra Bergama, Dikili, Kınık,Foça ve Menemen Eğitim-Sen Temsilcileri de katılım gösterdi.
2018-2019 eğitim-öğretim yılında kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması uygulamalarının artarak devam edeceğini belirterek konuşmasına başlayan Eğitim Sen İzmir 2 No.lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç, “Bu durum iktidar ve MEB açısından büyük bir övünç kaynağı olarak görülürken, eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamayan, eğitimin giderek paralı hale gelmesi nedeniyle okul dışına itilen çocukların sayısının artmasına neden olmakta ve toplum içindeki sınıfsal çelişkileri daha da belirgin hale getirmektedir.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasına okullardaki eğitimi değerlendirerek devam eden Kılıç, “Okulların eğitim kurumu olmaktan adım adım uzaklaştırıldığı, öğrencilerin yarış atı gibi sınavdan sınava koşturulduğu, öğretmenlerin mülakat sınavı ile sözleşmeli istihdam edilerek esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın arttığı, eğitimde farklı dil ve kimliklerin dışlandığı, eğitimin zaten sorunlu olan niteliğinin daha da kötüleştiği bir eğitim sisteminin ülkemize ve çocuklarımıza olumlu bir katkı yapması mümkün değildir.” diye ekledi.
‘Mücadelemizi arttırarak sürdüreceğiz.’
Eğitimin hemen her alanında köklü bir değişime gereksinim olduğunu vurgulayarak açıklamasına devam eden Hasan Ali Kılıç, “Kamusal, parasız, demokratik, nitelikli, bilimsel ve anadilinde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması için somut adımlar atılmalı, eğitimde ticarileştirme ve eğitimi dinselleştirme adımlarına derhal son verilmelidir. Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin değil, dini inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde eğitim ve bilim emekçilerinin, öğrenci ve velilerle birlikte kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadelemizi arttırarak sürdüreceğimiz bilinmelidir.” diyerek sözlerini tamamladı.
(SERKAN SELİNGİL)