13 Ocak 2026, Salı

KOCAER DİRENİŞİ SÜRÜYOR

17 Ekim 2015, Cumartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
KOCAER DİRENİŞİ SÜRÜYOR

Aliağa- Yeni Foça yolu üzerinde faaliyet gösteren Kocaer Haddecilik firmasının işçileri, işyerindeki kötü muamele ve hak gaspları karşısında başlattıkları direnişi sürdürüyor. İşçiler önceki gün de Aliağa Demokrasi Meydanı’nda basın açıklaması yaparak çektikleri sıkıntıları halka anlattı.

Kocaer Haddecilik işçileri, başlattıkları iş bırakma eyleminin 11’inci gününde Aliağa Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Bazı sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin de destek verdiği eylemde konuşan eylemci işçilerden Yücel Memiş, “İş kazalarının, yaşanan usulsüzlüklerin haddi hesabı yok. Bakırçay çukuru işçilere umutsuzluktan başka hiçbir şey vermemektedir. Biz, Kocaer işçileri olarak gasp edilen haklarımız için 1 ay önce bir eylem yaptık. Bu eylem sonrasında, öncü arkadaşlarımız sebepsiz yere işten atıldı. Atılan arkadaşlarımızı geri aldırmak için fabrika içinde üretimi durdurduk. İçeride iş güvenliği önlemlerinin alınmaması, keyfi uygulamalar, küfür ve hakaretin bol olduğu bir ortamda bizler bu düzeni değiştirmek adına anayasal hakkımız olan birliğimizi kurduk. Fakat bu birliğimizi hazmedemeyen patron saldırarak iki arkadaşımızı emeğinden ve ekmeğinden etti. Bizler de emeğimize, işimize ve onurumuza sahip çıkmak için yeniden üretimi durdurduk. Üretimden başka gücümüz yok o fabrikada. Bugün haklarımızı arıyoruz ve o haklarımızın arkasında sonuna kadar duruyoruz” diye konuştu.

“İŞÇİ SINIFI ONURUNU ARIYOR”

11 gündür fabrika önünde direndiklerini ve mücadelelerini ilmek ilmek ördüklerini ifade eden Memiş; “İzmir dışına, Türkiye’nin her tarafına bu mücadelemizi duyurmaya çalışıyoruz. Bakırçay Havzası’nda sömürülen işçilere bir umut ışığı göstermek istiyoruz ve bunun için de direnmeye devam edeceğiz. Bizler bir avuç asalağın kâr hırsı yüzünden iş kazası geçirmek istemiyoruz. Bizler artık yanı başımızda yaşanan ölümlere göz yummak istemiyoruz. Bizler artık bu Bakırçay Havzası’nda her saat başı ambulansların sesini duymak istemiyoruz. Fakat, bize fabrika önündeki direnişimizde yasal sınırlar içinde durun diyenler, fabrika içinde yaşanan usulsüzlüklere ses çıkarmamaktadırlar. Bizler direnişimizde kendi içimizde yardımlaşarak ve bize destek veren bazı emekçilerin topladığı dayanışma paralarıyla bu noktaya kadar geldik ve bundan sonra da devam edeceğiz. Açtığımız yolda, işçilerin sadece sömürülen olarak değil, onların da onuru ve şerefi olduğunu patronların bilmesi gerekiyor artık. 11 gün önce iki arkadaşımız için üretimi durdurduk. İçinde çıkar yoktu. Sadece onların onurlu duruşlarına yapılan baskıyı ortadan kaldırmak için üretimi durdurduk. Her şeyi göze aldık. Yine bizden hemen sonra Kubilay Boya’da bir işçi işinden atıldı ve Kubilay Boya’da da işçiler arkadaşları için üretimi durdurdular. Bugün Çiğli Organize’de Gürmak Amortisör’de iki işçi içeride sendikal faaliyetlerde bulunduğu için sermayedar tarafından işten atıldı ve bugün Gürmak’ta işçiler yeniden üretimi durdurdu. İşçi sınıfı onurunu arıyor, işçi sınıfı şerefini arıyor ve bu ateşi büyütmek için elinden gelen her şeyi yapacak” dedi.

“OMUZ OMUZA VERİP ONLARIN SALTANATINI YIKACAĞIZ”

Basın açıklamasından önce bütün işçiler adına bir konuşma yapan Serhat Sıvacı; “Öncelikle, mensubu olduğumuz tek örgüt, insanlık. Bağlı bulunduğumuz tek sınıfsa işçi sınıfıdır. İçeride terör demagojisi yapanlar, soruyorum size, biz haklarımızı arayan iş güvenliği önlemleri alınsın, arkadaşlarımızın kolu bacağı sakatlanmasın, sosyal haklarımız olsun, insan gibi yaşamak istiyoruz diyen biz işçiler mi terörist, yoksa içeride işçi kanı döken, her türlü hakarete aşağılamaya göz yuman, her türlü adaletsizliği yapan işveren ve işçi temsilcileri mi terörist? 11 gündür burada haklı mücadelemizi veriyoruz tüm işçi kardeşlerimiz için. Siz hala neyi bekliyorsunuz? Esareti özgürlük mü zannediyorsunuz? Emeğimizi çalanların canına okuduğu bir dünyada yaşıyoruz. Yüzde 99’u Müslüman geçinenler, ortalığı talan ediyorlar, yakıp yıkıyorlar. Bu güzelim ülkeyi hepimize zindan ediyorlar. Savaşsız, sömürüsüz, kardeşçe ve insanca yaşamak için biz dünyayı nasırlı ellerimizle yeniden yaratacağız. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi hangi milletten olursa olsun ayrımsız bize sömürenlerin oyunlarına düşmeyeceğiz. Kardeşçe omuz omuza verip onların saltanatını yıkacağız. Çocuklarımızın geleceği için, onurumuz için, ekmeğimiz için direneceğiz” ifadelerini kullandı.

“BU ONURLU DAVAYA OMUZ VERİN”

Daha sonra Murat Akıner tarafından okunan basın açıklamasında ise “11 gün önce kıvılcımını çaktığımız fiili mücadelemiz aynı tutarlılık ve kararlılıkla sürmektedir. Bir ölüm kuyusu olan Bakırçay Havzası bizlere ve bizim gibi binlerce emekçiye hastalık, sakatlık ve yoksulluktan başka bir şey vermemektedir. Fakat maalesef bugün var olan hayat pahalılığı gerçeği, asgari ücret gerçeği, örgütlenme önündeki engeller ve işçiler birleşmesin diye esnek kalan yasaklar bizlere bu şartlara, bu ölüm kuyusuna mahkum kılmaktadır. Devletin yasasının geçmediği bu çukur binlerce emekçiye umutsuzluktan başka bir şey vermemektedir. Biz Kocaer işçileri 11 gün önce bu ölüm kuyusunda bir çığlık olup artık yeter diyerek bize birliğimize, sağlığımıza, geleceğimize saldıran sermayeye karşı bir mücadele başlattık. Bu mücadele, başta en ufak hakkımıza dahi saldıran Kocaer yönetimineydi. Fakat artık bu noktada Bakırçay çukurunda sömürülen binlerce emekçiye yol göstermek için bir misyona dönüştü. Çünkü biz artık alınmayan iş güvenliği yüzünden arkadaşlarımızın parmağı kopsun istemiyoruz. Çünkü biz o ölüm çukurunda sırf karları için insan hayatını hiçe sayan düzen değişsin ve kulaklarımızda devamlı çınlayan ambulansların siren sesleri kesilsin istiyoruz. Küfür istemiyoruz, düşük ücret istemiyoruz, keyfi denkleştirme istemiyoruz. Eminiz ki, bunu bu havzadaki binlerce emekçi de istemiyordur. Ve diyoruz ki biz kazanırsak bütün havza kazanır, biz kazanırsak siz kazanırsınız. Hepinizi bu onurlu davaya desteğe ve omuz vermeye davet ediyoruz. Emeğimizi ve canlarımızı biricik karları uğruna yok eden bir avuç asalağa karşı verdiğimiz bu savaşta yaktığımız bu ateşe bir odun da siz atın diyoruz ” denildi.

Eyleme, Tüpraş ve Petkim işçilerinin yanı sıra CHP, HDP, EMEP, Devrimci Gençlik Birliği, Vatan Partisi’nden de temsilciler katılarak destek verdi. Kocaer İşçileri, Demokrasi Meydanı’ndaki basın açıklamasının ardından Gürmak işçilerine destek olmak üzere Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’ne hareket etti.

(VOLKAN GÜNDÜZ)