
Haber:Özgür GÜN/aliağaekspres
Aliağa’da 33 eğitim kurumunda öğrenim gören yaklaşık 12 bin öğrenci, dün düzenlenen törenlerle karnelerini alarak,180 iş günü ve yaklaşık 8 ay süren eğitim-öğretim yılı maratonunun yorgunluğunu atacakları 3 aylık yaz tatiline başladılar.
İlçedeki tüm okullarda saat 10 ile 12 arasında tüm okullarda karne töreni düzenlenirken, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kazım Sayın ile Şube Müdürü Nasuh Gökdemir’in katıldığı tören Yeni Mahalle Şehit Sabahattin Karakaplan İlköğretim Okulu’nda yapıldı.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın, Aliağa’da başarılı bir eğitim öğretim yılı geçirdiklerini, önümüzdeki yıl bu çıtayı daha da yukarı çekmeyi hedeflediklerini söyledi.
2011-2012 eğitim-öğretim yılı, 19 Eylül 2011 Pazartesi günü başlayacak. Okula yeni başlayacak anaokulu ve ilköğretim birinci sınıf öğrencileri 12-16 Eylül'de ''uyum programı''na alınacak.
Aliağa’da da 33 eğitim kurumunda öğrenim gören 11 bin 880 öğrenci ve 813 öğretmen 3 aylık yaz tatiline girdi.
Aliağa’da 33 eğitim kurumunda öğrenim gören yaklaşık 12 bin öğrenci, dün düzenlenen törenlerle karnelerini alarak 3 aylık yaz tatiline başladılar.
İlçedeki tüm okullarda saat 10 ile 12 arasında tüm okullarda karne töreni düzenlenirken, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kazım Sayın ile Şube Müdürü Nasuh Gökdemir’in katıldığı tören Yeni Mahalle Şehit Sabahattin Karakaplan İlköğretim Okulu’nda yapıldı.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın, Aliağa’da başarılı bir eğitim öğretim yılı geçirdiklerini, önümüzdeki yıl bu çıtayı daha da yukarı çekmeyi hedeflediklerini söyledi.
2011-2012 eğitim-öğretim yılı, 19 Eylül 2011 Pazartesi günü başlayacak. Okula yeni başlayacak anaokulu ve ilköğretim birinci sınıf öğrencileri 12-16 Eylül'de ''uyum programı''na alınacak.�
Öğrenciler, 180 iş günü ve yaklaşık 8 ay süren eğitim-öğretim yılı maratonunun yorgunluğunu 3 ay sürecek yaz tatilinde atacaklar.�
20 Eylül 2010'da başlayan 2010-2011 eğitim-öğretim yılı dün sona erdi.
Ülke genelinde olduğu gibi Aliağa’da da 33 eğitim kurumunda öğrenim gören 11 bin 880 öğrenci ve 813 öğretmen 3 aylık yaz tatiline girdiler.
Öğrencilerin yanısıra velilerinde yoğun atılımıyla Okul bahçelerinde düzenlenen törenlerde okul müdürleri yaptıkları konuşmalarda, geride bıraktıkları eğitim öğretim yılı ile ilgili değerlendirmelerde bulunduktan sonra öğrenci ve velilere yaz tatili ile ilgili tavsiyelerde bulundular.
Törenlerde; okul birinci, ikinci ve üçüncülere diplomaları okul yöneticileri tarafından diploma ve taktir belgeleri verildi, okullarını çeşitli yarışmalarda temsil ederek dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller ve sertifikalar verildi.
Aliağa’da 19 İlköğretim, 8 lise ve orta öğretim kurumu ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde bulunan bir bağımsız ana okulu ve 5 de özel eğitim kurumu olmak üzere toplam 33 kurumda 813 öğretmen, 11 bin 945 öğrenci ile tamamlayarak 3 aylık yaz tatiline girmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten İlçe Milli Eğitim Müdürü Kazım Sayın, karne alan öğrencilere ve ailelerine çeşitli tavsiyelerde bulundu. Öğrencilerin tatil süresince bol bol kitap okumalarını, dinlenmelerini ve gelecek yıl ile ilgili hazırlıklar yapmalarını İlçe Milli Eğitim Müdürü Kazım Sayın, karne alan öğrencilere ve ailelerine çeşitli tavsiyelerde bulundu.
Müdür Sayın, “Aliağa’da başarılı bir eğitim öğretim yılı geçirdik. Önümüzdeki yıl bu çıtayı daha da yukarı çekmeyi hedefliyoruz” dedi.
Karnesinde zayıf gelen öğrencilere velilerin anlayışla karşılamalarını ve destek olmalarını istiyen Müdür Kazım Sayın, “Şunu bilelim ki her kusurun telâfi edilecek tarafı vardır. Karne, Çocuğun ilgi, yetenek, zekâ ve hayat okulundaki başarısının bir göstergesi değildir. Sadece derslerindeki bazı eksikliklerin olduğunu göstermek için öğrenciye ve veliye verilen bir uyarı belgesidir. Karne sadece öğrenciye değil, aileye de verilmektedir” diyerek, karnelerde aile bireylerinin paylarının da olduğuna işaret etti.
Sayın, çocukların anne ve babaların bir yansıması olduğunu çocuklara kendileri nasıl davranıyorsa çocuktan da aynı davranışları gördüklerini hatırlattı.
ÖĞRENİM YILI 19 EYLÜL DE BAŞLAYACAK
3 ay sürecek yaz tatili sonrası ilköğretim ve lise son sınıf öğrencileri mezun olmanın yanı sıra, yaz tatilinde her yıl olduğu gibi sınava girme, sınav sonucu öğrenme, tercih yapma ve kayıt heyecanı yaşayacak.
Lise son sınıf öğrencilerinin bazıları, 2010-2011 eğitim-öğretim yılının sona ermesinin ardından bu hafta sonu ve ünümüzdeki hafta sonu, Lisans Yerleştirme Sınavlarına katılacak. İlköğretim öğrencilerinden 7. sınıflar 5 Haziran’da, 8. sınıflar ise 4 Haziran’da Seviye Belirleme Sınavları’na (SBS) katılmıştı. İlköğretim 8. sınıfların katıldığı SBS sonuçları 7 Temmuz’da, ilköğretim 7. sınıfların sınav sonuçları ise 5 Ağustos’ta açıklanacak.
2011-2012 eğitim-öğretim yılı, 19 Eylül 2011 Pazartesi günü başlayacak. Okula yeni başlayacak anaokulu ve ilköğretim birinci sınıf öğrencileri 12-16 Eylül’de ‘’uyum programı’’na alınacak
.
KENDİ KARNENİZ GİBİ BAKIN MÜ Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri
Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bakioğlu, karnelerin öğrencilerin başarı ya da başarısızlığını belirleyen bir belge niteliği taşımadığını belirtti.
Marmara Üniversitesi (MÜ) Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu, yaptığı açıklamada, ülkemizde rakamla ifade edilen başarı ölçütünün oldukça sert olduğunu, başarı ve başarısızlığı kesin çizgi ile ayıran bu değerlendirmenin akademik başarının bir sıralama sonucu olması gerektiği izlenimi verdiğini ve farklı duygu yoğunluklarının yaşanmasına yol açtığını söyledi.
Bu durumun rekabete, öğrencileri not temelinde sıra yapmaya ve hem öğretmenlerde hem ailelerde bir yarış duygusunun öne çıkmasına neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bakioğlu, ''Bu durumda başarılı öğrenci ve başarısız öğrenci tanımı rakamlara bakılarak yapılmakta, öğrencinin aynı dersin farklı parçalarında gösterdiği motivasyon, inisiyatif alma, projede sıkı çalışma, ekip üyeleriyle uyumlu çalışma, arkadaşına yardımcı olmak ve benzeri konular cümlelerle ifade edilemediği için de, öğrencinin bireysel gelişim değerlendirmeleri ortaya konamamaktadır'' dedi.
Prof. Dr. Bakioğlu, karnelerde öğrencilerin bireysel farklarını rakam ile ortaya koyan yöntemin değişmesi gerektiğini ifade ederek, öğrenci başarısının değerlendirme cümleleriyle rapor halinde velilere sunulmasının gelişim için daha fazla yol gösterici olacağını savundu.
Karnenin ülkemizde sene boyunca çocuğunun öğrenme durumu hakkında çeşitli nedenlerle bilgi almamış olan velilerde aşırı duygulanımlar yarattığına ve bunun çocuğa yansıtılmasıyla çeşitli olaylar yaşandığına dikkat çeken Bakioğlu, şunları kaydetti:
''Karnesine tepki gösteren babasına kızıp intihar eden, karne üzerinde sahtecilik yapan öğrenciler hep bu aşırı duygu ifade edimlerinden kurtulma amaçlı olabilmektedir. Velilerin kafasına sadece beyaz ve siyah renk mevcuttur. Bu da kalma ve geçme olarak ifade edilmektedir. Oysa çocuğun her derste akademik başarısı farklı olabilir, ilgi ve yetenekleri ile hayatta çok başarılı ve mutlu olabilir. Akademik başarı hayatta başarının garantisi olmayabilir. Sanata, spora, farklı uğraşlara ilgi ve yeteneği olan öğrenciler bu konuda gelişmelerine fırsat ve imkan verilirse o alanın en tepede başarı gösteren bireyleri olabilmektedir.''
AİLE KENDİ EBEVEYNLİK KARNESİNİ GÖRÜYORMUŞ GİBİ BAKMALI...
Ailelerin, akademik başarısı yüksek karne getiren çocuklarıyla birlikte sevinirken, çocuğu pahalı hediyelere boğmaktan çok, başarısının çocuğa verdiği mutluluk ve hazzı öne çıkarması gerektiğini hatırlatan Bakioğlu şöyle devam etti:
''Ailelerin, çocuğun ödülünü kendi iç dünyasından alması gerektiği, çocuğun özgüveninin yükselmesinden, kendisiyle gurur duymasından daha önemli bir şeyin olmadığını göstermesi gerekir. Hediye, ihtiyaçları giderme bütün yıla yayılabilir. Her başarısında ödül ile karşılaşan çocuk, yetişkin olup hayata atıldığında ödül, terfi, para gibi unsurlar olmayınca çalışma motivasyonu bulamayabilmektedir.
Zayıf notlar getiren çocuğuna aile kendi ebeveynlik karnesini görüyormuş gibi bakmalı ve yıl boyunca evde ne gibi ortamlar hazırladığını gözden geçirmelidir. Kendisinin kitap okuma, yardımlaşma, iletişim kuma, takım olma, okulu, öğretmeni ziyaret ve diyalog kurma, çocuğuyla aktivite yapma, onun ilgilerini ve yeteneklerini tanımaya çalışma, birlikte kültürel etkinliklere katılma ve benzeri durumlarını sorgulamalıdır.''