13 Ocak 2026, Salı

‘AKP 12 EYLÜL’ÜN DOĞURDUĞU ÇOCUKTUR’

18 Eylül 2012, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
‘AKP 12 EYLÜL’ÜN DOĞURDUĞU ÇOCUKTUR’ 12 Eylül 2010 referandumu ve 1980 darbesinin Türkiye’deki yansımaları Aliağa Sahil Kafe' de gerçekleştirilen "12 Eylül'ün Kaybettirdikleri" adlı  panel ile masaya yatırıldı.



HABER: SELDA BEKTAŞ



80 dönemini yakından yaşamış olan siyasetin renkli isimleri halka açık bu panel ile bir araya geldi. Panelin konuşmacıları arasında yerini alan İzmir Millet Vekili Musa Çam, Eski Gençlik ve Spor Bakanı Yüksel Çakmur ve Aliağa Eski Belediye Başkanı Ayhan Bayrak yaptıkları açıklamalarla dinleyicileri hem coşkulandırdı hem de duygusal anlar yaşattı. Panelin  yöneticiliğini ise Ziya Yıldız yaptı.

İLÇE BAŞKANI OĞUZHAN’DAN DARBENİN BİLANÇOSU

Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Aliağa İlçe Başkanı Özlem Şan Oğuzhan darbenin insanlık suçu olduğunu belirterek 1980 askeri darbesinin tahribatının halen her alanda devam ettiğini vurguladı. Acı da olsa bir daha yaşanmaması için darbelerin hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini belirten Oğuzhan; “ Darbe ile birlikte büyük millet meclisi kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, başta partimiz olmaz üzere siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu. 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, 7 bin kişi için idam cezası istendi, 517 kişiye idam cezası verildi 50'si infaz edildi. 171 kişi işkenceden, 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü, cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi, 14 kişi açlık grevinde öldü, 16 kişi kaçarken vuruldu, 95 kişi çatışmada öldü, 73 kişiye doğal ölüm raporu verildi, 43 kişinin intihar ettiği söylendi. Yanı sıra örgüt üyesi olmakla suçlanan binler, sakıncalı olduğu gerekçesiyle işinden yurdundan edilen insanlar. Neresinden bakarsak bakalım tam bir trajediydi.” dedi.

12 EYLÜL MAĞDURLARININ HESABI SORULMALI

Panelde ilk sözü alan İzmir Millet Vekili Musa Çam, darbenin üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen  yarattığı tahribatın devam ettiğini dile getirdi. “AKP iktidarı geçtiğimiz yapılan referandum ile 12 Eylülcülerden hesap soracağını söylüyordu. Onlar 17 yaşındaki Erdal Eren’in yaşını büyütüp idam ettiler. Şimdi diyorsun ki ‘yaşları itibarı ile mahkemeye getirip yargılayamıyorum’ madem hesap soracaksın sen de yaşını küçült hesap sor o zaman” diyen Çam, “12 Eylül öncesi memleketin üçte birinde sıkıyönetim vardı. Kenan Evren’e soruyorlar ‘Nasıl oldu da 12 Eylül ile birlikte terör olayları bıçak gibi kesildi. Memleketin bütün büyük illerinde yönetim askeriyenin elindeydi neden durduramadınız’ diye. Evren diyor ki ‘Darbenin koşulları oluşmalıydı’ bu söylem başlı başına bir suç” dedi. Çam, "1980 Darbesi dışarıdan düzenlenen, reçetesi yazılan ve Türkiye'yi kan gölüne götüren bir dönemdir. Senaryoları önceden yazılmış bu olay bedeli ağır sonuçlar yaratmıştır. Tahribat toplumun her kesiminde devam etmektedir. Bu darbe ile Türkiye'de örgütsüz bir toplun yaratılmak istenmiştir. 2010' da gerçekleştirilen referandum bir aldatmacadır, bir oyundur" diye konuştu. 12 Eylül’ün en büyük darbeyi işçi kesimine vurduğunu belirten Çam, “Bugün sendika hariç tüm demokratik kitle örgütlerine gidip üye olabiliyorsunuz. Ama sendikaya üye olmak için işini gücünü bırakıyorsun, notere gidiyorsun 100 TL. para harcıyorsun üye oluyorsun. Üye olduğun bilgisi işverenin önüne gelince öbürsü gün kapının önüne konuyorsun. Hiç bir yasal güvencen yok. Bu ne biçim ileri demokrasi” diye sorarak, THY’de yaşanan olayları örnek gösterdi.

‘ÖNSEÇİM OLMAZ İSE KESİNLİKLE ADAY OLMAYACAĞIM’

Milletvekili Musa Çam, seçimlerin daha adaletli olması gerektiğinin altını çizerken "Ön seçim olmazsa aday olmayacağım! Bütün kademelerde ön seçimi yerleştirmemiz gerekiyor. 12 Eylül mağdurları ve mazlumlarının hesabının sorulması gerekiyor. Katilleri yargılayın. Gün hesaplaşma günüdür. Türkiye'nin sola ihtiyacı var, kalp de solda atar. Bunun adresi de CHP'dir. Hepimize büyük görevler düşüyor" şeklinde konuştu. 12 Eylülcülerden er geç hesap sorulacağını ifade eden Çam, partililerine çok çalışmaları gerektiğini, gitmedik köy, girmedik ev bırakmamaları gerektiğini söyledi.

BU İŞLER ANKETLE OLMAZ

12 Eylülleri anlayabilmek için 12 Mart'ı çok iyi bilmek gerektiğini söyleyerek konuşmasına başlayan Eski Gençlik ve Spor Bakanı Yüksel Çakmur, sorunlar çözülmediği için Türkiye'nin içindeki yaranın iyileşemez hale geleceğini ve bugünleri yargılarken dünün koşullarını da iyi bilmek gerektiğini söyledi. “30 yıldır faşizmin yaşandığı bir ülkede 20 yıldır unutulmuş bir örgüt var. O örgüt bizim partimizdir” diyen Çakmur, “Yiğit olan örgütüne güvenir. Ankara’da birisinin iki dudağının arasından çıkacak sözlerle parti büyümez. Bir belediye başkanlığı için, bir milletvekilliği için, bir il genel meclis üyeliği için gidip genel başkanın önünde el pençe durmak, biat etmek bir yiğide yakışır mı” diye sorarak “CHP ne zaman tüm örgütünde ön seçim yaptı o zamanlar yüzde 42’lere çıktı. Eğer örgütüne güvenmezsen yüzde 20-25’lerden yukarı çıkamazsın”  dedi. Bu işler anketle olmaz diyen Çakmur, "Bu dava demokrasi davasıdır. Demokrasinin içinden gelirsek mücadelemiz daha sağlam adımlarla gerçekleşir. Bugün iktidar temsilcileri söylemlerinde tasmaları çıkaracağız derken önce aynaya bakıp boyunlarındaki çok yıldızlı tasmaları görsünler. Tasmaları biz sökeceğiz ve ülkeye demokrasi getirerek onların da boyunlarındaki tasmalarını çıkararak özgürleştireceğiz. Türkiye'de demokrasi diye diye  siyasal İslam iktidara geldi" diye konuştu.

‘TERMİK SANTRALLE İZMİR’DEN İNTİKAM ALINIYOR’

Aliağa'da kurulmak istenen termik santrallerle ilgili İzmir'den intikam alınmak istendiğini ifade eden Çakmur, Aliağa halkına "Bilinçli olun. Bu güzel  ilçemize sahip çıkalım. Asıl hesaplaşmayı  aklımızı kullanarak yapacağız. Hesaplaşacağımız tek bir etkin nokta var. 12 Eylül'ün bu memlekete giydirdiği ekonomik ve siyasal modelle hesaplaşacağız. Hesap vermeyenler hesap soramaz. Hesap onları getirenlere verilir" diyerek dinleyicileri coşturdu. Çakmur’un konuşması dinleyiciler tarafından sloganlar ile ayakta alkışlandı.

KOMUTANDAN ALİAĞA BELEDİYE BAŞKANI’NA; “SENİ GÖREVDEN ALDIM!”

1980 darbesi ile görevden uzaklaştırılan Aliağa Eski Belediye Başkanı Ayhan Bayrak o dönemde yaşadıklarını şu sözlerle anlattı;"Saat sabah 6.30’du. Kapı çalındı. Belediye lojmanında kalıyordum. Baktım askerler. ‘Seni emniyete götüreceğiz’ dediler. ‘Sorun nedir’ dedim. ‘İfadene başvuracağız’ dediler. Öğrendim ki 212. Piyade Alay Komutanı Binbaşı Mahmut Öz Aliağa Sıkıyönetim Komutanı olmuş. Bana ‘Artık sen belediye başkanı değilsin’ dedi. Karakola gittiğimde banka müdürleri Petkim, Tüpraş müdürleri de başkaları da vardı. Bana ‘Belediyeye git beni bekle’ dedi. Çok uzun bir süre bekledim ve en sonunda geldi. Gelir gelmez makamımda oturmamam gerektiğini söyleyerek ‘kalk oradan, anahtarları bana ver’ dedi, mühürleri de aldı üstüne bir de küfür etti. Ben de ‘ne oldu, ben ne yaptım’ dedim. O da; ‘Darbe oldu seni görevden aldım. Sabah, öğle, akşam benim yanına gelip imza atacaksın, hatta boş kaldığın zamanlarda da sık sık yanıma uğrayıp imza atacaksın. Aliağa dışına kesinlikle çıkmayacaksın’ dedi. Bu arada akşam olmuştu, komutan ne evi aramama izin verdi ne de çay içmeme müsaade etti. Sanıyorum komutanın psikolojisi de bozuktu. Kıbrıs harekâtına katılmış. Askerde bile ismiyle değil lakabıyla  ‘mezarcı’ olarak tanınırmış.

ÇAM VE ÇAKMUR’A YOĞUN İLGİ

Paneli; eski Aliağa  Belediye Başkanı ve eski 22. Dönem İzmir milletvekili Hakkı Ülkü, CHP İzmir İl Başkan Yardımcıları Hüseyin Mutlu Akpınar ve Ülkümen Rodoplu, Aliağa Belediye Başkanı Turgut Oğuz, belediye meclis üyeleri ve katılımcıların ilgiyle dinlediği panel sonrası CHP Aliağa İlçe Başkanı Özlem Şan Oğuzhan, Çam, Çakmur ve Bayrak’a günün anısına plaket ve çiçek takdim etti. Panele gelenler hem panel öncesi hem de panel sonrası Çam ve Çakmur’a yoğun ilgi gösterirdiler bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiler. Çakmur, panel sonrası Balıkçılar lokaline giderek burada Hakkı Ülkü, İlçe Başkanı Özlem Şan Oğuzhan ve çok sayıda partili ile çay içip, sohbet etti.