13 Ocak 2026, Salı

İLK ADAY NAZAN ÜLKÜ...

18 Aralık 2013, Çarşamba Paylaş Gönderiyi Yayınla
İLK ADAY NAZAN ÜLKÜ... 29 Mart’ta gerçekleştirilecek olan yerel seçimler öncesi partilerin Belediye Başkan adayları, aday adayları, belediye meclis üyesi aday adaylarının açıklanmasının yanında Aliağa’da bağımsız belediye meclis üyesi adaylığını ilan eden ilk isim Nazan Ülkü oldu. Ülkü meclis üyeliği adaylığı ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Yaklaşık 12 yıldır Aliağa’da bulunduğunu belirten üç çocuk annesi Nazan Ülkü, daha önce çeşitli şirketlerde muhasebe işi yaptığını ve bir yıl önce de Mum Evi’ni açarak kendi işini yapmaya başladığını ifade etti. Ülkü, siyasetin içinde olmasını ‘sorgulayan bir birey’ olmasına bağladığını söyleyerek, “Siyaset hayatın içinde olduğu için, zaten küçük yaştan itibaren bir şeylerin farkında olup sorgulamaya başlayınca bir şekilde siyaset yapmış oluyorsunuz. Aktif olarak ise yedi yıl önce CHP’nin içerisinde yer aldım. Gençlik kolları yönetimindeydim, orada bazı çalışmalarımız oldu. Ardından benim idealist düşünceme ters geldiğini düşündüğüm ve daha net olması gerektiğine inandığım bazı nedenlerden dolayı kendi isteğimle ayrıldım. Daha sonraki siyasi faaliyetlerim kısa bir süreliğine Türkiye Komünist Partisinde devam etti. Ardından kişisel sebepler dolayısıyla ayrıldım.” dedi.

“DUYARLI BİR VATANDAŞSANIZ SİYASETTEN UZAK KALAMIYORSUNUZ”
Ülkü, duyarlı olan kimsenin siyasete uzak kalamayacağını belirterek, “Aktif olarak siyasetin içinde olmasam da uzaktan takip ettim. Ama duyarlı bir vatandaş olduğunuz zaman çok uzak kalamıyorsunuz. Hep oturduğunuz yerde, ‘Neden böyle, böyle olmamalı.’ diyorsunuz ve bir yerinden tutmak istiyorsunuz artık. Sanırım o zaman bu zamandı.” şeklinde konuştu.

“ÇIKAR İLİŞKİLERİNİN İÇİNDE OLMAK İSTEMEDİM”
Nazan Ülkü, herhangi bir parti yerine neden bağımsız belediye meclis üyesi adayı olduğu sorusuna ise, “Bir parti çatısı altında belediye meclis üyeliği için girmek daha kolay bir seçim olabilirdi. Seçilme oranı çok daha yüksek olurdu. Fakat Türkiye’nin genelinde olduğu gibi tabi yerelde de siyaset her zaman doğru yapılamayabiliyor. Çıkar ilişkileri, çıkar çatışmaları ön plana çıkıyor. Ben bunların içerisinde olmak istemedim.” şeklinde cevap verdi.

“ZAMAN GÖSTERECEK, FAKAT UMUTSUZ DEĞİLİM”
Seçilip seçilemeyeceği ile ilgili sorulara, “Seçilsem de seçilemesem de en azından bir şeyler göstermiş olacağım.” diye cevap veren Nazan Ülkü, “Maalesef çevremizdeki insanların siyaset yapma şekli ile benim olması gerektiğine inandığım örtüşmüyor. Ben insanları yapmak istediklerime inandırabilirsem ve anlatabilirsem, imkansız diye bir şey yoktur; tabi ki seçilebilirim. Ama seçilemezsem de sanıyorum ki en azından bir şeyler göstermiş olurum. Böyle de yapılabilir böyle de olabilir diyebiliriz. Siyasetin içinde kadınlar tek başlarına da bir şeyler yapabilirler. Birilerinin adamı olmak, bu beklenti ile yola çıkmak zaten doğru değil. Sonucu zaman gösterecek fakat çok umutsuz değilim.” dedi.

“ALİAĞA’DA BİRŞEYLER YANLIŞ YAPILIYOR”
Ülkü Aliağa Belediyesi ve meclisinin işleyişi ile ilgili olarak ise, “Dışarıdan gördüğüm kadarıyla; diyelim ki belediye CHP’de, yani CHP’li bir başkan var. Meclis üyeleri, CHP’nin bir projesi görüşülüyorsa, honay veriyor diyelim ve AKP’li arkadaşlar da hayır diyor. Ama kimse irdelemiyor. Hiç kimse o projenin gerçekten halkın ihtiyacını karşılamak için mi yapıldığını, nasıl yapılacağını ve bunun halka zararını ya da yararını tartışmıyor. İçinde olmadığım için çok fazla bilemiyorum fakat öneri ya da proje getiren meclis üyeleri de yok sanırım. Projeler çıkarılıyor, onaylanıyor ya da onaylanmıyor. İşte irdeleyip sorgulayan, bağımsızca sorgulayan kimse olduğunu zannetmiyorum hep parti güdümünde olunduğu için. Bir şeyler yanlış yapılıyor.” dedi.

“SİYASET, TİCARETE Mİ DÖNDÜ?”
Artık kimsenin kendini riske atmak istemediğini ve birinin adamı olmayı seçtiğini söyleyen Nazan Ülkü, “Siyasette artık gençlere yol verilmeli diye düşünüyorum. Çünkü içindeyken pişersiniz. Dışarıdayken ahkâm kesmek, bu böyle olmalı, şu şöyle olmalı deniyor ama orada görev almaya gelince kimse yok. Çoğuna, başkasının adamı olmak daha kolay geliyor. Kendisini riske sokup bir şeyler yapmaktansa birilerinin adamı olup arkasından peşinden gitmek insanlara daha kolay geliyor. Bu çok acı bir şey. Ben şimdi şimdi görüyorum, duyuyorum ve hayretle karşılıyorum. Mesela birine gidiyorlar ya da haber gönderiyorlar biz sizi desteklemek istiyoruz diyorlar karşı taraf aday da şunu diyor ‘ne istiyorsunuz?’ Bu ticaret midir? Siyaset ticarete mi döndü?” dedi.

“SEMBOLLERİ BU ZAMANA KADAR KULLANMADIM KULLANMAYI DA KESİNLİKLE DÜŞÜNMÜYORUM”
Aliağa Belediyesi Bağımsız Meclis Üyesi Adayı Nazan Ülkü, siyasette bayrak, din v.b sembollerin kullanılmaması gerektiğini söyleyerek, “Ben bayrak üzerinden, din üzerinden onun üzerinden bunun üzerinden siyaset yapmayı sevmiyorum. Sembolleri bu zamana kadar kullanmadım kullanmayı da kesinlikle düşünmüyorum. Bana göre AKP ne kadar din sömürüsü yapıyorsa CHP’de o kadar bayrak sömürüsü yapıyor. Bu değerler kullanılmamalı. Amaç bütün Türkiye Cumhuriyeti’ne, vatandaşına hizmet etmekse neden bayrak ya da bir başka şey kullanılıyor. Bayrak zaten bizim bayrağımız. Din bizim dinimiz.” şeklinde konuştu.

“NE OLURSA OLSUN BEN YİNE NAZAN ÜLKÜ OLACAĞIM”
Ülkü, 30 Mart’ta kazanmış ya da kazanmamış olmasının kendisinde bir değişiklik yaratmayacağını ifade ederek, “30 Mart’ta kazansam da kazanmasam da ben yine Nazan Ülkü olarak kalacağım. Siyasete tabi ki devam edeceğim ama her hangi bir partiye dahil olarak değil. Farklı şekilde kendimi yetiştirmek en iyi şekilde yetiştirmek için uğraşacağım. İleriki dönemlerde Aliağa’da dengeler değişir mi, yeni oluşumlara da yol açılır mı, birileri çekilip yeni yeni şeylere izin verir mi bilmiyoruz tabi. Ama kazanırsam çok renkli bir meclis olur.”dedi.
Son olarak, adaylığını duyurduktan sonra partilerden ve çevresinden olumlu tepkiler aldığını belirten Ülkü, “Adaylığımı açıklamamdan sonra neden bizim listelerimize girmedin gibi sorularla karşılaştım arayıp başarılar dileyenler oldu. Fakat genel olarak çevremdeki insanlar, yaptığımın cesur bir hareket olduğunu ve bunu takdir ettiklerini söylediler.”dedi.