13 Ocak 2026, Salı

AB İLE İLİŞKİLER

19 Mayıs 2007, Cumartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
AB İLE İLİŞKİLER

Aliağa Ticaret Odası, Avrupa Birliği üyelik müzakere sürecindeki Türkiye’de kişi ve kurumların AB normlarını daha iyi tanıması amacıyla bilgilendirme semineri düzenledi.

Aliağa Ticaret Odası ile Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD) tarafından ortaklaşa düzenlenen seminer Aliağa Ticaret Odası toplantı salonunda yapıldı.

Avrupa Birliği Uzmanı, Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Can Baydarol’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıya Aliağa Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu, Belediye Başkanı Tansu Kaya, Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka, Meclis Başkanı Turgut Oğuz ile çok sayıda işadamı katıldı.

Konuşmasında Avrupa Birliği yolunda ‘Nereden başladık, nereye gidiyoruz’ sorularına açıklık getiren Can Baydarol, AB konusunda ülkede inanılmaz bir kafa karışıklığı olduğunu belirterek konuşmasına başladı.

Kendisini ‘AB Uzmanı’ dediklerini bunun ne anlama geldiğini kendisinin bile anlamadığını belirterek, Türkiye’yi niye almak veya almamak istemiyorlar konusunda çeşitli örneklerle açıklamalarda bulunduktan sonra “Uluslararası ilişkilerde tek bir gerçek vardır. O da çıkar ilişkileridir. Türkiye de ulusal çıkar deyince güvenlik çıkarı anlaşılmaktadır. Aslında bu böyle değildir. Bunu anlamamız gerekir” dedi.

AB’nin 1963 Ankara Antlaşması gereği AB’ye üyelik sürecinin olumlu sonuçlanması gerektiğinin bilincinde olan AB’nin ‘ahta vefa’ olduğundan bir türlü yan çizemediğini, Demire’in ‘Dün dündür, bugün de bugündür’ sözünün uluslararası anlayışının uygulandığını söyledi.

4-11 Şubat 1945’de Yafta konferansı ile iki süper gücün dünyayı paylaştıklarını belirten Can Baydarol, “5 yıl Uluslarası İlişkiler okurken, bir yanda ABD diğer yanda SSCB olmak üzere 2 bloklu bir dünya düzeni üzerine eğitim gördük. Ne zaman Berlin duvarı yıkıldı bizim diploma duvara asıldı. 5 yıl boyunca aldığımız eğitimdeki bilgiler sadece genel kültür bilgisi oldu”

Dış politikaları konusunda Türkiye’nin hep ofsayta düşürüldüğünü belirten Can Baydarol, Özal iktidarı döneminde uygulanan geçiş ekonomileri ile avuta atıldığını, yedek kulübesinde bile yer alamadığını söyledi.

“Ancak küreselleşme Kaos’u ortaya çıkardı. Şimdi Kaos’u yaşıyoruz. Kaosla birlikte sorunlar da küreselleşmiştir” dedi.

Dünyada “Küresel finans kaosu” ve Küresel güvenlik kaosu” yaşandığını ileri süren Can Baydarol, “Karl Marx ölümünden tam 200 yıl sonra haklı çıkmaya başladı. Küresel kaos, kapitalizmin sonudur. Dünyada sorunlar küreselleşirken, politikacılar ise yerelleşiyor. Sarkozy gibi siyasetçiler devlet adamı falan değildir” diye konuştu.

Dünyada demokrasilerin sorunların çözümünü bulamaması halinde küresel bir faşizm tehlikesine işaret eden Baydarol, “Ya demokrasiler küresel sorunlara çözüm bulacak yada küresel bir faşizme, küresel bir diktaya davetiye çıkarılacak. 21. yüzyılda insanlığı böyle bir tehlike bekliyor” dedi. 

Yeni dünya konjonktüründe Türkiye’nin öneminin arttığına ve üstlendiği rollerin farklılaştığına dikkati çeken Baydarol, “11 Eylül Saldırılarından sonra Batı çıkarları gereği Türkiye önem kazanmıştır. Bu yüzden son Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde dahi AB Türkiye’ye pek karışmamıştır. Şunu da ifade etmeliyiz ki, AB; Türkiyesizliğin maliyetini çok iyi tartışmalıdır. AB’nin içinde bir birlik siyaseti yok. AB, daha çok bir şirket görünümünde ve devletler de o şirketlerin ortaklarıdır. Biz AB müktesebatına uyum sağladığımız ölçüde üyelik şansımız vardır. Ancak Türkiye ne yazık ki küresel konjonktürde rolünü farkında olmadan oynamaktadır.

Irak konusunda AB’nin bir birlik olmadığını belirten Baydarol, “Bazıları sanki AB’nin Türkiye’yi parçalamak için kurulmuş bir örgüt gibi algılanıyor. Bunun karşısında ise bazıları da Türkiye’nin AB’yi parçalamak için kurulmuş bir örgüt gibi algılandığını görmekteyiz” diyerek, böylesi düşüncelerin sürece etkili olduğunu söyledi.

70’li yılların sonlarında AB, Yunanistan’ı birliğe almamak için Türkiye’yi alacakmış gibi girişimleri olduğunu ama o yollarda ülkede tek konsensüsün olduğunu belirten Baydarol, şu örneği verdi;

“Ne diyordu o yıllarda Türk solu: Onlar ortak biz pazar,

Liberal Sağ ne diyordu: Bizim sanayimiz Avrupa ile rekabet edemez bizi ham yaparlar.

Ümmetçi sağ ne diyordu: Biz Müslümanız, onlar Hıristiyan. Ne işimiz var onların içinde.

Ulusal sağ ne diyordu: Türkün türkten başka dostu yoktur.

Tüm bunları alt alta toplarsan ne ediyor: Kahrolsun AB. Biz böyle diye diye sonra komşumuz Yunanistan’ı aldılar.

Toplantının sonunda Aliağa Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu, Mülkiye’den okul arkadaşı olan Can Baydarol’a günün anısına bir plaket verdi. Aliağa belediye başkanı Tansu Kaya da ESİAD genel Sekreteri Burcu Kurcan Olcay’a plaket verdi.