Erdal Çarboğa İzmir'in Yeni Foça ilçesine bağlı tarihi Kozbeyli köyünde 157 evin hazineye devredilmesi kararı, tepkiye neden oldu. Köy kahvehanesinde basın toplantısı düzenleyen köylüler, hükümetten, sorunun çözümü için yardım istediler.
Köy halkından olan yazar Hüseyin Yurttaş, 1947 yılında ''masa başında yapılan bir planla'' köyün bir bölümünün orman arazisi içinde gösterildiğini ancak bu yanlışın 1980 yılında anlaşılıp, orman arazisi dışına çıkarıldığını söyledi
600 yıllık Kozbeyli Köyü'nde 500 yıllık köy camisi ve köyü kuran Kuzubeyi tarafından inşa edilen kulenin de dahil 157 yerin tapusu 2/B gerekçesiyle iptal edilecek. Dededen kalma ve büyük çoğunluğu 150-250 yıllık olan evlerinin ellerinden gitmesini istemeyen köylüler yanlışlığın düzeltilmesini istiyor. Köyün karşı karşıya kaldığı tapu iptal davalarını anlatmak üzere toplantı düzenleyen Kozbeyli Kalkınma ve Gelişme Derneği üyeleri 1947 yılında orman kadastrosu geçerken yapılan hata sonucunda köyün büyük bir bölümünün orman alanı içinde gösterildiğini bu nedenle dedelerinin dedelerinden kalma evlerinin tapularının iptal edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade ettiler. Köylüler adına Köy halkından olan Yazar Hüseyin Yurttaş konuşmasında "Orman kadastrosu geldiğinde, düz bir hat çizilerek köyün en eski yerleşiminin olduğu alan orman içinde gösterilmiş. Bu alanın içinde köyü kuran Kuzubeyi tarafından inşa edilmiş kule, 500 yıllık köy camisi ve 21 tane kentsel sit kapsamında ev, 1922'deki mübadele ile gelenlere devletin verdiği evler bulunuyor. 1947 yılında yapılan bu hata 1979 yılında fark edilmiş ve bölge orman sınırları dışına çıkartılmış yani 2/B kapsamına girmiş. 2005 yılına kadar köyde hiç kimsenin bu olaydan haberi yoktu. Buradaki evler ve araziler alınıp satıldı ancak o tarihten 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca bu alanların Hazineye devri için davalar açılmaya başlandı" diye konuştu.
Davaların tek tek sonuçlanmaya başladığını ve köylülerin atalarından kalma evleri kaybettiklerini anlatan Yurttaş, "Hazine tarafından açılan tapu iptal davaları tek tek sonuçlanıyor. Son olarak geçen hafta da bir grup iptal edildi. İptal kararlarına Danıştay'dan da onama geliyor. Ancak bu evlerin hiçbiri ormandan açılan alanlar üzerine yapılmış evler değil. Köylüler kendi bilgileri dışında yapılan harita çalışmaları kapsamında köyün önce orman alanına dahil edilip sonra çıkarılması nedeniyle, orman yağmacılarıyla aynı kefeye konulduk bu da uğradığımız başka bir haksızlık. Biz çoğu Abdülaziz Dönemi'nden kalan ve son olarak 1968 yılında yenilenen tapularımızla sahipleri olduğumuz tescillenen evlerimizi geri istiyoruz. Bu sadece bir maddelik bir kanun ile çözülebilecek bir sorun" dedi.
Köylünün bu karara karşı açtığı davaların sonuçsuz kaldığını, bir kısmı Yargıtay'a kadar giden davalardan da olumsuz yanıt aldıklarını belirten Yurttaş ''Dedelerimizden, atalarımızdan kalma evlerimiz hazineye devrediliyor. Bu evlerden 21'i kentsel sit alanı içinde korunması gereken kültür varlığı kapsamındadır. Evlerin 250 yıla yakın geçmişi vardır. Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dönemi tapuları vardır. Kozbeyli'deki bu arazilerin hiç biri ormandan açılma yerler değildir. Bizi İstanbul'daki Acarkent sınıfına sokmak en büyük yanlıştır. Bu konudaki yanlışı düzeltmeleri için Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'ye başvurduk. Kendisi ilk etapta düzeltileceği sözünü verdi, ancak daha sonra bize randevu vermedi. Davalar bir bir sonuçlanıyor. Yarın böyle giderse köylülerin kendi evlerini yeniden satın almak durumunda kalacaklar. Tapuları iptal edilen yerler Hazine arazisi olacak. Köylüler dededen kalma evlerine yeniden sahip olmak için Hazineye günün rayiç üzerinden para ödemek zorunda kalacaklar. O olmazsa da hazine yakında evlerimiz için bizden kira istemeye başlayacak. Burası turistik bir köy. Bu evlerin satışını kollayan fırsatçı kesimler var. Yargıtay sürecinde de sonuç alamazsak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gideceğiz.'' Diye konuştu.
Köy muhtarı Hayrettin Günindi de köylünün kazancının önemli bir bölümünü mahkeme masraflarına yatırdığını belirterek "Sonuç alamazsak bu yaşanan olay köyde büyük bir tepkiye neden olduğu için yakında bu konuda eylem kararı ala biliriz Devletin bu evlerden emlak vergisi almaya devam ediyor. Ancak alım satım yaparken şerh koyuyor. Hükümet 2B maddesi'' kapsamına sokulan bu yerlerle ilgili bir maddelik yasa değişikliği ile sorunun çözülebilir" dedi.