Aliağa Ak Parti İlçe Başkanı Kazım Ulaş'ın geçtiğimiz günlerde olağan olarak gerçekleştirdikleri İlçe danışma meclisinde," Ağaçtır hepsi hikaye tek amaç vardı hükümeti düşürebilir miyiz ? Marjinal grupların unuttukları bir şey vardı. Bütün dünyanın tanıdığı ve dikleşmeden dik duran bir Başbakanımız vardı. Türkiye'nin yüzde elli desteğiyle gelmiş bir iktidar vardı. O geçmiş yıllarda yaşanan altmışlar, seksenler ve 28 Şubatta ki yaşanan olayların arkasında ki bu marjinal grupların ve terör örgütlerinin unuttukları şey halkın desteğiyle gelen iktidarımızdı. Halkımız Başbakanın yanında durarak Dik dur eğilme bu millet seninle dedi. Başbakanımız kendisine verilen güç karşısın da gerçekten de dik durarak eğilmedi "diye konuşmasına Aliağa Demokrasi ve Emek Platformu tarafından tepkiyle karşılandı.
"İKTİDAR HER KOLDAN DİRENİŞE SUÇ YÜKLEMEYE ÇALIŞIYOR" Aliağa Demokrasi ve Emek Platformu adına basın açıklamasını dönem sözcüsü Ahmet Tüfek yaptı. Tüfek, "Gezi Direnişi’nin özgün ve dirençli yanı AKP iktidarını öyle bir salladı ki, iktidar her koldan Direnişe suç yüklemeye çalışıyor. Onun muhalif kimliğini ve çok renkli yapısını tekleştirerek dış mihraklara ve darbeciliğe bağlayarak itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Çünkü Gezi Direnişi, memleketi inşaat yapılacak arazileri, toplumu da tebaaları gibi gören AKP iktidarına ve onun Sultan sevdalısı liderine karşı ilk ciddi sivil toplum itirazıdır. AKP diktatörlüğünün doğayı tahribatına, toplumsal yaşama yaptığı gerici müdahalesine, komşu ülkelere yönelik savaş çığırtkanlığına, emekçileri aşağılamasına, sanata ve sanatçıya baskı uygulamasına isyan edip sokaklara dökülen halkımız en demokratik haklarını kullanarak meydanlara çıkmıştır. Siyasi iktidar tarafından dikkate alınmak yerine tepkileri küçümseyen aşağılayan bir dil ve özellikle ötekileştiren bir tavra dönüşmüştür"dedi.
"POLİSİN HALKIN POLİSİ GİBİ DAVRANMASINI İSTİYORUZ" Ahmet Tüfek," Bu süreçte Ethem Sarısülük yirmi altısında, Abdullah Cömert yirmi ikisinde, Mehmet Ayvalıtaş, yirmisinde, Ali İsmail Korkmaz on dokuzunda, Medeni Yıldırım, on sekizinde, hayatlarının baharında polis,jandarma ve eli sopalı sokak kabadayıları tarafından katledilmişlerdir. Diyerek şunları söyledi: "Bir çok insanda yaralıdır ve bazıları gözünü kaybetmiş bazıları yaşam mücadelesi vermekte. Taksim Gezi Parkı’ndan başlayarak tüm yurda yayılan direnişe katılan halkımıza, evlerin içine varana kadar yaşam alanlarımıza biber gazı sıkan, binlerce insanın yaralanmasına ve insanların ölümüne yol açan polis şiddetini reddediyoruz. Tüm kamu yöneticilerinin ve özellikle polisin; hükümetlerin, sermayenin değil, içinden geldikleri halkın polisi gibi davranmasını istiyoruz"
"KAZIM ULAŞ ÖZÜR DİLEMELİ" Kazım Ulaş’ı halkın demokratik tepkisini sindiremediği eyleme katılanlara aşağılayıcı ve ötekileştiren bir dil kullanmasından dolayı kınıyoruz. Halktan özür dilemeye davet ediyoruz diyen Ahmet Tüfek, konuşmasını şöyle sürdürdü: " Kazım Ulaş ve Akp iktidarına göre Sendikalar suçlu,işçiler suçlu,öğrenciler suçlu, kamu çalışanları suçlu,emekliler,gazeteciler suçlu,Terörist,marjinal,bölücü ve çapulcu; ama bütün çabalarının nafile olduğunu kendileride görüyor. Saldırganlıkları korkularındandır. Dalga dalga meydanlara sokaklara akan halkın talepleri karşısında şaşırmanın ve çaresizliğin girdabında giderek şiddete sarılıyorlar.Liceden Antakya’ya Taksim den Aliağaya yükselen tepki karşısında çaresizler,onun için çarpıtıyorlar. onun için gerçeği gizliyorlar" diye konuştu.