
Çaltılıdere ve çevresinde maden ocağı ve kömürlü termik santral istediklerini belirten Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP), EGEÇEP'in de katılımıyla Çaltılıdere Taş Kahve'de "Çaltılıdere ve çevresinde maden ocağı ve kömürlü termik santral istemiyoruz!" adı altında toplantı yapıldı
Eda Ebru NANECİ - Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP), Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP)'in de katılımıyla köylerde yaşanan çevre sorunlarını ve öngörülen yatırımları konuşmak amacıyla Çaltılıdere Taş Kahve'de toplantı düzenledi. Çaltılıdere'de yapılan toplantıda, Çaltılıdere ve çevresinde maden ocağı ve kömürlü termik santral istenmediği belirtilerek, "Çaltılıdere Köyü, son günlerde bu bölgeye yapılması planlanan maden ocağı, ithal kömürlü termik santral gibi kirli yatırım projeleriyle anılmaktadır. Çaltılıdere ve çevresi halihazırda faaliyette bulunan 5 adet taş ocağından kaynaklı sorunlar yaşamaktadır. Taş ocaklarından çevreye bırakılan atık maddelerin; çevresindeki bitki örtüsüne, toprak yapısına, hava kalitesine, tarım alanlarına ve canlı yaşamı üzerine olan etkileri çok net görülmektedir. Kayacın patlatılması sırasında yaşanan sarsıntı ve gürültü adeta deprem etkisi yaratmaktadır. Köy içerisindeki bazı evlerde çatlaklara neden olduğu ifade edilmektedir. Kamyonlara yüklenme ve taşınması sırasında toz ve duman hem bitkileri hem de insanları olumsuz etkilemektedir" ifadeleri kullanıldı.
Konu hakkında fikir alışverişi yapmak ve detaylı bilgi vermek için yapılan toplantıda şu ifadelere yer verildi:
"Yöre halkı yaşanan çevresel sorunların çözümü için ilgili kurum ve taş ocağı işletmelerinin tedbir almalarını bekleye dursun, yerleşim yerine 150 metre mesafede Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan maden ocağı, asfalt plent tesisi, hazır beton tesisi ve kırma eleme tesisi için bakanlıktan önolur alınmıştır.
Bir diğer yapılması öngörülen yatırım olarak ithal kömürlü termik santral için başvurduğumuz kurumlardan “ bize ulaşan bir bilgi yok ” cevabını aldık ve son çare olarak, 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na istinaden BİMER‘e (Başbakanlık İletişim Merkezi) müracaat ettik.
Kömürlü termik santralin çalışması halinde; kömürün yakılması sonucu ( içerisinde ağır metaller ve radyoaktif maddeler olan ) kül ve baca gazı açığa çıkar. Asit yağmurlarına neden olması ve bunun bitkilere ve toprağa etkisi sonucu bölgenin toprak ekosistemi bozularak, tarımsal üretimin azalması, soğutma ve kullanma suyunun denizden alınıp, kullanıldıktan sonra kirli, oksijensiz ve ısınmış olarak tekrar denize salınması sonucu deniz ekosisteminin bozulması gibi pek çok olumsuz etkileri vardır. Gerek taş ve maden ocakları gerekse termik santraller olsun, yer altı ve yerüstü sularının kirlenmesine neden olmaktadır. Bu alanlarda yüzey ve yeraltı suları yıllarca kirli kalabilir.
Ayrıca Mart ayından itibaren deneme üretimi yapan İDÇ ithal kömürlü termik santraliyle ilgili olarak da Danıştay 14. Dairesi tarafından İzmir 2. İdare Mahkemesinin verdiği ÇED olumlu kararı bozulmuş olup, hukuki süreç devam etmektedir.
Bu civarda yaşayan insanlar olarak bu yatırımlara izin verdiğimiz takdirde çevreye verdikleri atıklarla havamızı, suyumuzu, denizimizi ve toprağımızı kirletecekler."