Atatürkçü Düşünce Derneği Aliağa Şubesi 9. Olağan Genel Kurulu'nu yaptı. Bir konferans havasında geçen kongrenin sonunda tek liste halinde girilen seçimin sonucunda katılanların tamamının oyunu alan Mevcut Başkan Nazan Keskin yeniden şube başkanlığına seçildi.
19 Mayıs 1989 yılında Muammer Aksoy ve arkadaşları tarafından Ankara'da kurulduktan sonra İzmir'in ilçeleri arasında ilk kurulan şubelerden olan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aliağa Şubesi 9. Olağan Genel Kurulunu Pazar günü Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi Konferans Salonu'nda yaptı.
Divan Başkanlığını Av. Metin Kızıldağ'ın yaptığı genel kurulun açılışında konuşan Başkan Nazan Keskin, dernekler yasası gereği yapılması zorunlu bir toplantıyı gerçekleştirdiklerini söyledi. "Biz bu toplantının yasa gereği yapılan bir toplantı olmasının ötesine geçip, beyin fırtınası yapabileceğimiz, örgütümüzün önümüzdeki süreçte yol haritasını belirleyebileceğimiz bir toplantı olmasını amaçladık" diyen Keskin, ülkenin karşısındaki gücün küçümsenmeyecek ölçekte olduğunu ifade etti.
"Küresel patronlar, dünya devi dediğimiz devletleri bile parmaklarında oynatıyorlar. Faşist bir diktanın sultasında yaşıyoruz" diyen Keskin, bunlara karşı yan yana durmayı başarabilmek gerektiğini vurguladı. Nazan Keskin konuşmasını, "Sonuçta birçok nedenle omuz omuza durmayı çok uzun süre başaramıyoruz. Bizler çözülünce de meydan kuklacının ellerine kalıyor. Kuklaların iplerini kesmek bir işe yaramıyor yenileri hep yedekte. Mesele; perdeyi yırtıp, kuklacıyı insanlara gösterebilmekte. Mesele; küresel senaryoyu insanların okuyabilmesini, anlayabilmesini sağlayabilmekte. İşte bu nedenle mesele; omuz omuza, yana yana durmayı başarabilmekte yani yürekte" diye tamamladı.
Faaliyet raporu, kesin hesap raporu, denetim ve disiplin kurulu raporlarının okunup oylanması ile devam eden kongrenin ardından 'Dilek ve öneriler' başlığı altında katılanlar, adeta bir tartışma platformu oluştu.
Bazı üyeler dernek çalışmaları hakkında düşünce ve eleştirilerini dile getirirken, bazıları da dernek olarak neleri yapabilecekleri konusunda görüş ve önerilerde bulundular. Kongrede ayrıca; Eğitim İş Sendikası İlçe Temsilcisi Mehmet Koruculu, ülkemiz eğitim sisteminin içerisinde bulunduğu sorunlar konusunda, Muhasebeci ve Mali Müşavir Selim Erkmen de ekonomi konusunda birer bildiri sundular.
TEK LİSTE İLE SEÇİME GİDİLDİ
Tek liste halinde gidilen seçimler sonucunda kullanılan oyların tamamını alan Nazan Keskin başkanlığındaki Yönetim Kurulu'na; , Mürkerrem Çakın, Selim Erkmen, Hüseyin Ay, Ersin Akdeniz, Şule Özgüven ve Kazım Kaygusuz seçildiler.
Denetleme Kurulu üyeliklerine; Yüksel Akhan, Melda Mertoğlu ve Tunç Türeyen
Disiplin Kurulu; Metin Kızıldağ, İrfan Medet Akpınar, Zeyhan Koruculu seçildiler.
Genel Merkez Genel Kurul delegeliklerine ise; Zeki Keski, Mükerrem Çakın, Selim Erkmen, Seyfullah Turan, Asalet Kılıç ve Sevil Keskin seçildiler.
Genel Kurul tarafından kongrenin bitiminde bir de 'Sonuç bildirgesi' hazırlandı. Bildirgede; ülkenin Atatürk Türkiye'sinin kazanımlarından geriye götürüldüğü, hatta kazanımları yok edilmeye çalışıldığının altı çizildi.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ALİAĞA ŞUBESİ 9. OLAĞAN GENEL KURUL SONUÇ BİLDİRGESİ
Ülkemizdeki gelişmeler, değişimler; her gün yeni boyutları ile hepimizin gözleri önünde sergilenmekte, suni gündemleri oluşturmakta, adeta bu gelişmeleri ve değişmeleri kanıksamamamız istenmektedir.
Ülkemiz Atatürk Türkiye'sinin kazanımlarından geriye götürülmekte, hatta kazanımları yok edilmektedir.
Eğitimden - Sağlığa,
Ekonomiden - Yargıya,
Siyasal yaşamdan - Sosyal yaşama,
Üniter yapıdan - Feodal yapıya
Her gün yeni değişiklikler yapılmaktadır. Bu değişiklikler kanunlarla değil, KHK lerle, meclisin iradesi ile değil bir kişinin iradesi ile oluşturulmaktadır.
Tüm bunlara karşı çıkanlar susturulmakta, susmayanlar zindanlarda etkisizleştirilmekte, kurumlar yozlaştırılmakta, etkisizleştirilmekte, hatta yok edilmektedir. Cumhuriyet döneminin kazanımları olan sanayi kuruluşları özelleştirilerek yabancı sermayeye peşkeş çekilmekte, ülkemiz dışa bağımlı hale getirilmektedir.
Bizler, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin üyeleri olarak yapılanların ve yapılmak istenenlerin farkında ve bilincindeyiz. Ancak, sadece farkında olmanın yeterli olmadığını da biliyoruz. Üzerimize çok daha fazla sorumluluklar ve yükümlülükler düşmektedir. Bizlerin Atatürkçü olması yetmiyor, gelecek kuşakların da Atatürkçü yetişmesi gerekiyor. İşte bu nedenle, bulunduğumuz tüm ortam ve koşullarda Atatürkçü tavrımızı ortaya koymak zorundayız. Atatürkçülük bir yaşam biçimidir, yaşam biçimimizle örnek olmalıyız. Baskılar elbette olacaktır, hatta sistemli olarak yapılacaktır. Bu baskılar bizleri yormamalı, yıldırmamalı, aksine tavrımızı netleştirmeli dayanışma azmimizi arttırmalıdır. Atatürk'ü anlayabiliyorsak, anlatabilmeliyiz, Devrim ve İlkelerini algılayabiliyorsak, algılatabilmeliyiz. En büyük eseri Cumhuriyet'i koruyorsak, sahip çıkıyorsak, sonsuza dek korunmasını sağlatabilmeliyiz.
Atatürkçü Düşünce Derneği Aliağa Şubesi olarak tüm kamuoyuna bildiririz ki; Tam Bağımsızlığımızın güvence altına alındığını görmedikçe çıktığımız yolda bir an bile durmayacağız.
Ne mutlu Atatürkçü olana, ne mutlu Atatürkçüyüm diyene!