13 Ocak 2026, Salı

ALİAĞA ADD'DE YENİ DÖNEM

21 Ocak 2014, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
ALİAĞA ADD'DE YENİ DÖNEM Divan Başkanlığını eski şube başkanlarından Zeki Keskin’in yaptığı genel kurulda, mevcut başkan Çakın aday olmazken, seçime tek liste ile gidildi. Kongrede yayınlanan Sonuç Bildirgesi’nde, Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetin değerlerini yok etmek isteyenlere karşı mücadele çağrısı yapıldı.

Atatürkçü Düşünce Derneği Aliağa Şubesi’nin 10. olağan Genel Kurulu Pazar günü Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı.
CHP İlçe Başkanı Özcan Durmaz, ADD Genel Sekreter Yardımcısı Sevil Nazan Keskin, ADD Bornova ve Karabağlar şube başkanlarının yanı sıra 98 üye katıldı.
ADD Aliağa Şube Başkanı Mükerrem Çakır, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada; başkanlık yaptığı dönem ile ilgili faaliyetleri anlattı.
“Günümüzdeki karanlığı anlatacak gücümüz var. Atatürk bize bunun gücünü eserleriyle öğretmiştir. Ülkemize, çocuklarımıza hepimizin borcu var. Bu aydınlanmaya önümüzdeki yerel seçimle başlamalıyız” diyen Başkan Çakın, yeni yönetimin daima destekçisi olacağı sözünü vererek “Çünkü ülkemiz tam bağımsız bir Türkiye olana dek Mustafa Kemal’in askeri olacağıma söz veriyorum. Ne mutlu Türküm diyene” dedi
Dernek aidatlarında üyelerin daha duyarlı olmasını isteyen Çakın, derneğin daha sağlıklı olması için buna ihtiyaç olduğunu söyledi.
Dilek ve temenniler bölümünde bazı üyeler söz alarak, geleceğe yönelik düşüncelerini dile getirdiler. Üylerden Emekli öğretmen Yazar Cevat Yıldırım, Aliağa’nın kurtuluşu, Atatürk’ün Aliağa’ya geldiği gün gibi özel günlerde yeni yönetimin bazı panel, söyleşi gibi etkinlikler düzenlemesini önerdi.
Kongenin sonunda seçimlere geçilmeden hazırlanan genel kurul sonuç bildirgesi hasarlanarak okundu.
Yönetime, denetime ve Genel Merkez Genel Kurulu’na üye seçimleri alışılmışın dışında gerçekleşti.
İlgili kurullara aday olanların isimleri yazı tahtasına yazıldı. Üyeler, hazırlanan boş kağıtlara bu ismlerden istediklerini yazarak yönetimleri belirlediler.
Semin sonunda yapılan sayım sonucu,Yönetim kurulu; Hüseyin Ay, Selim Erkmen, Ali Koçer, Erol Ertürk, Hüsnü Şen, Nuriye Çetinkaya, Kazım Kaygusuz olarak belirlenirken, Denitim Kuruluna Yaksel Akhan, Ahmet Hisli, Melda Mertoğlu seçildiler.
Genel Merkez Genel Kurulunda ise Aliağa’yı temsil etmek için; Mükerrem Çakın, Selim Erkmen, Zeki Keski ve Ali Koçer seçildiler.
Yeni yönetim Kurulu yeni yönetim kurulu yaptığı açıklamada; “Mükerrem Çakın ve bir önceki dönem yönetim kurulumuz üyelerine yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkürlerimizi bir borç biliriz. Yeni yönetim olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin ışığında gençlerimizi aydınlatmak ve yeni genç üyeler katabilmenin azim ve kararlığı içinde çalışacağız. İlçe Kongremizde bizi yalnız bırakmayan üyelerimize, diğer şubelerden gelen dernek şube başkanlarımıza, bize telgraflarıyla destek veren Genel Başkanımız Tansel Çölaşan ve Genel Sekreter Yrd. Sevil Nazan Keskin ‘ne teşekkür ederiz” denildi.
HABER: Aydın Erman AVCI

ADD ALİAĞA ŞUBESİ OLAĞAN GENEL KURULU SONUÇ BİLDİRGESİ

İnsanlık tarihi, akıl ile inancın, karanlıkla aydınlığın mücadelesinin tarihidir.
Türkiye’de ise aydınlanma dönemi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le başladı.
Akılla-silahla-imanla-cesaretle- kazanılan Kurtuluş Savaşı,ve yine akılla-kalemle-bilgiyle-azimle kazanılan Uygarlık Savaşı sonucu aydınlanma süreci başladı.
1923 Devrimi ile birçok yeniliklerin yapılması ve kazanımların elde edilmesiyle çağdaş toplumlar arasında yerimizi aldık .
Ne varki…
2002 yılında AKP’nin iktidara gelmesiyle karşı devrim, arkasına ABD emperyalizmini de alarak Türkiye Cumhuriyetine savaş açtı. Planlı programlı çalışma, tertip ve ayak oyunları ile 1923 Devriminin temellerini oymaya başladı.
Toplumun sabrını, direncini, tepkisini sınaya sınaya, deneye deneye, yoklaya yoklaya yol aldı.
Önce Cumhuriyete, Atatürk’e, devrim yasalarına kıyısından, kenarından dokunarak, teğet geçerek sataştı.
Şanlı Türk bayrakları yasaklandı.
Gençliğe Hitabe, İstiklal Marşı,Ant yasaklandı.
Devlet kurumlarından “TC” kaldırıldı.
Ama yolsuzluklar, rüşvetler, kara para aklamalar, hayali ihracatlar serbest bırakıldı.
“Sahte belgelerle hayali ihracat, imar usulsüzlükleri, rant yolsuzlukları,arazi vurgunculuğu, ihalelere fesat karıştırma ve rüşvet alma…” gibi suçlamalarla operasyonlar başlatıldı.
Her gün yeni bir deprem yaşıyoruz. Her gün yeni bir kasırgayla uyanıyoruz.
Ortalık yangın yerine döndü.
Bugüne değin Cumhuriyet döneminde hiçbir iktidar ve hükümet bu denli bir büyük yolsuzluğa bulaşmadı.
Halkı ile,aydını ile,kendisi dışındakilerle kavgalı…
Suç üstüne suç işledi,işlemeye de devam ediyor. Bu suçu tartmaya ne adaletin terazisi, ne hukukun kara kaplı kitapları yeter.
Şu an Türkiye’de yaşadıklarımız karanlığın aydınlığa olan düşmanlığıdır.
Artık haksızlıklarla, hukuksuzluklarla mücadele etmek zorundayız .
Rıfat Ilgaz usta bile,
“Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek, böyle atardamar atmaz olsun
Ses ol, ışık ol, yumruk ol…”
diye bizlere haykırıyor.
Çünkü yaşam direnmek demektir.
Yaşam kötülerle, kötülüklerle, hayınlarla, hayınlıklarla, sahtekârlarla göğüs göğse, cephe cepheye gelmek demektir.
Yaşam, mücadele demektir.
Mücadele ise kararlılık demektir.
Atatürk gençliği halkla birlikte Haziran direnişinden yola çıktı… Geliyor…
İşçi, köylü, öğrenci eylemleriyle birlikte Türkiye’de siyasal bilinç gelişmeye başladı.
Devrimci mücadele, yolunda, kendi mecrasında ilerlemektedir.
Bu süreçte ışığımız, kılavuzumuz Atatürk’tür.
O Ulusal Kurtuluş savaşına başlamadan önce ortak düşmanlarına karşı birliği ve bütünlüğü nasıl sağlamışsa, biz de onun izinden giderek, bu kötü koşullardan, 21. Yüzyılın bu dinci işgalinden kurtulmak için, ayrıştırmadan,ötekileştirmeden, ulusal birliği ve beraberliği sağlamak zorundayız.
Devrimin ve devrimcilerin adresi, gideceği yer bellidir: Cumhuriyeti ve laik düzeni yeniden kurmak, yarım kalan 1923 Devrimini tamamlamak…
Atatürkçü olmak, Atatürkçü düşünmek bunu gerektirmektedir.
Ne mutlu Atatürkçü olana…
Ne mutlu Atatürkçü düşünceye sahip olana…
Ne mutlu ki, O’nun en büyük eserim dediği Cumhuriyeti koruyup, kazanımlarına sahip çıkanlara …