19-26 Aralık 1978 yılında tarihe ‘Maraş olayları’ olarak geçen katliamı ve Türkiye’de yaşayan Alevilerin sorunlarını konuştuğumuz Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şube Başkanı Celal Süslü “Maraş Katliamı bu ülkede işlenmiş bir insanlık suçudur.” dedi
19-26 Aralık 1978 yılında ‘Maraş olayları’ olarak geçti tarihe ‘Maraş Katliamı’. Günlerce bilinmedi bilançosu. Yaşanılanların ağırlığı altında kaldı geride kalanlar. 111 kişi yaşamını yitirdi. Her katliam insanlık suçudur. O insanlık suçlarından biri de ‘Maraş Katliamı’... Alevilere dönük işkence, vahşetle dolu bir katliamın, ‘Maraş Katliamının’ 39. yıl dönümünde Alevi Kültür Dernekleri Şube Başkanı Celal Süslü ile o dönemi ve bugün yaşadıkları problemleri konuştuk.
‘Maraş’ta Aleviler kin ve nefretle katledilmiştir!’
Maraş Katliamının bir insanlık suçu olduğunu ifade eden Celal Süslü, “Maraş’ta resmi rakamlarla 111 kişi hayatını kaybetmiştir. 78 yılında yaşananlar bu ülkenin asli unsuru olan ve her zaman barıştan, sevgiden yana olan biz Aleviler üzerinde işlenmiş bir insanlık ayıbıdır. Dönemin iktidarı ise bu katliama göz yummuş ve yaşananların hesabının sorulması adına hiçbir adım atmamıştır. Alevi tarihinde Kerbela’dan sonra yaşanmış en büyük katliamlardan biridir. Aleviler evlerinden, iş yerlerinden sürülmüş, çocuklar kadınlar ve yaşlılar nefret ve kinle katledilmiştir.” dedi.
Türkiye’de farklı inanç grupları ve özellikle Aleviler üzerinde her dönem baskıların devam ettiğini belirten Süslü, “Bugünde gazetelerde görüyoruz, hala Alevilerin yaşadıkları yerler işaretlenerek hedef gösterilebiliyor. Tek din tek mezhep anlayışıyla açıklama yapan hükümet yetkilileri yüzünden Aleviler baskı görebiliyor. Ayrıca zaten devletin yönetim kademelerinde görev alamadıkları gibi çeşitli görevlerdeki yurttaşlarımız da OHAL ve onun getirisi KHK’lar ile ihraç edilip, işlerinden olabiliyor. Her dönem Alevileri kardeş olarak ilan eden hükümet, Cemevlerini tanımıyor, muhalif gördüğü kesimi baskı ile yönetmeye devam ediyor. Bizlerin bu ülkede kardeşçe ve barış içerisinde yaşayabilmesi için eşit yurttaşlık hakkına sahip olmamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.
‘Katliamlarla yüzleşmeli, sorumlular yargılanmalı!
Ülke tarihinde yaşanan birçok katliamda olduğu gibi Maraş Katliamı ile de yüzleşilmediğini belirten Celal Süslü, gerçek bir yüzleşme için bu katliamların sorumlularının yargılanması ve cezalandırılması gerekirken, katliamı gerçekleştirenlerin avukatlığını yapanların Adalet Bakanı olabildiğine dikkat çekerek, “Hal böyle olunca devletin bu tutumu, gerici ve şeriatçı zihniyete izin ve cesaret veriyor.” dedi.
Maraş’ta, Sivas’ta ve Çorum’da yaşananlar gibi katliamların bir daha olmaması için Aleviler üzerindeki baskı, inkar politikasının bir an evvel son bulması gerektiğine vurgu yapan Alevi Kültür Dernekleri Aliağa Şube Başkanı Celal Süslü, Türkiye’nin aydın ile demokratlarının Alevi ve Sünni demeksizin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğünü hep bir ağızdan savunması gerektiğini söyledi.
(EREN SARAN)