Memur-Sen'e üye sendikaların Aliağa'daki temsilcileri düzenledikleri akşam yemeğinde biraraya geldiler.
AKP İlçe Başkanı Kazım Ulaş'ın da katıldığı toplantıda yapılan konuşmalarda; taleplerini yerine getirmeyen hükümet değil de hükümeti eleştiren sendikaları ve siyasi partileri topa tuttular.
Hükümet ile Memur Sendikaları arasında grevsiz, 'ne verirsen kabul etmek zorundasınız' şeklinde 'Toplu Sözleşme' görüşmeleri devam ederken memur sendikaları da değerlendirme toplantılarına devam ediyor.
Hükümet ile yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde en çok üye ile temsil edilen Memur-Sene konfederasyonuna bağlı sendikaların Aliağa'daki temsilcileri bir araya geldiler.
Aliağa Eğitim-Bir-Sen'in ev sahipliğinde EÜAŞ sosyal tesislerinde akşam yemeğine; Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İzmir Şube Başkanı Abdurrahim Şenocak, Eğitim Bir-Sen, Diyanet Bir-Sen, Enerji Bir-Sen Aliağa işyeri temsilcilerinin yanı sıra, AKP Aliağa İlçe Başkanı Kazım Ulaş, Eski Aliağa Belediye Başkanı Tansu Kaya ile Eğitim Bİr Sen'e üye bazı öğretmenler katıldı.
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İzmir Şube Başkanı Abdurrahim Şenocak, gecede yaptığı konuşmada; amaçlarının bağcı dövmek değil, üzüm yemek olduğunu ifade ederek, Hükümet ile sürdürülmekte olunan 'toplu sözleşme' görüşmeleri değerlendirdi.
Şenocak, bu gün hak ettikleri yerde durduklarını ifade ederek "İnsan ancak çalıştığının karşılığını alır. Bu gün biz bunu da görüyoruz. Bu zaten evrensel bir kuraldır. İnşallah toplu sözleşme sonuncunda çalışanların yüzünü güldürecek bir sonuç elde edilecek. Henüz toplu sözleşme görüşmeleri sona ermedi. Sözleşme görüşmeleri sürüyor. Televizyonda takip ediyoruz. Şimdiden felaket tellallığı yapmanın bir anlamı yok. Tabi biz, gücümüzü ve tabanın sesini masaya, hükümete yansıtmak için uğraş verdik. Sunulan bu oranı (birinci yıl 3+3, ikinci yıl 2+3) kabul etmedik. Kabul etmeyeceğimizi de açıkça söyledik. Mutlaka makul düzeye çekilecektir. Görüşme sonucunda inşallah sonuçlar daha net ortaya çıkacaktır" dedi.
TOPLU GÖRÜŞMEYİ, TOPLU SÖZLEŞMEYE ÇEVİRDİK.
Konuşmasının devamında, sert muhalefet eden sendika ve siyasi partilere de göndermeler yapan Şenocak konuşmasını şu sözlerle sürdürdü;
"Bizim amacımız tabi üzüm yemek. Başkaları farklı şeyler hedefliyor olabilir. Çünkü onlar Anayasa Referandumunda da 'hayır' demişlerdi. Toplu sözleşme yasasının çıkmasıyla ilgili hayır demişlerdi. Biz çıkmasını istemiştik. Memur- Sen'in sendikacılığa bu güne kadar kattığı yeni soluk ve yeni anlayış burada da kendini gösterdi"
HÜKÜMET'E KARŞI GELEREK SENDİKACILIK YAPILMAZ'
Şenocak, kendisini dinleyenlere sendikal anlayışlarını bir örnek vererek anlatmaya çalıştı; "Öğretmenler, ana sınıfında çocuklara boyama kitabı veriyorlar. Sendikacılık bir şekil olarak vardı. Biz, O nesneleri, yani sendikalcılık olgusunun içini boyadık, renk kattık, güç kattık, nefes olduk. Çalışanların; ağzı burnu kanamadan, örselenmeden bu süreci götürmeye çalışıyoruz. Oraya buraya toslamadan işimizi yapıyoruz. Bizi karalamak isteyenler olabilir. Aliağa'da başka yerlerde hiç bir şey üretmeden hala sayısal üstünlüğü olan sendikalar var. Negatif söylemler üzerinde, Hükümete karşı gelerek sendikacılık yapılmaz. Somut şeyler ortaya koymak lazım. Şunu demek lazım 'şunu, şuraya getirdim. Kazanımlar lazım. Biz, yasalar çerçevesinde konuyu 'toplu görüşmeden... toplu sözleşmeye geçirdik. Emin olun, önerdiğimiz oran bile kabul edilse bile onlara yaranılmaz. Bizim çalışanlarımızın daha objektif bakması gerektiğini anlatmamız lazım. Bunları kurumlara anlatmamız lazım" dedi.
MEMUR-SEN'İ ÇOK ÖNEMSİYORUZ
Sendikacıların yemeğine katılan Adalet ve Kalkınma Partisi Aliağa İlçe Başkanı Kazım Ulaş ise parti olarak Memur-Sen'i çok önemsediklerini belirterek "Memur-Sen, eğer bu gün burada bütün memurlar adına, Türkiye'deki memurlar adına topla sözleşme yapılmışsa, bunun 2010 yılında yapılan anayasa değişikliğine verdiğimiz desteğin semeresidir. Görüyoruz; Memur-Sen'de doğru yerde, Ak Parti de doğru yerde. Bizim mücadele yererimiz, alanımız farklı olabilir ama amacımız Türkiye için, milletimiz için daha ileri bir demokrasidir. Daha gelişmiş bir Türkiye. Dünya'da sözü dinlenen, söylediği sözler dikkate alınan bir Türkiye hedefimiz var. Dolayısıyla Memur-Sen'in de bu doğrulta hedefleri olduğundan dolayı belli bir yerde örtüştüğümüze inanıyorum. Umarım önümüzdeki dönemlerde yine hep beraber olma bakımından beraber olmak için mücadele edeceğiz. Yapılan toplu sözleşmede gönlünüzden geçtiği orandan olmasını temenni ediyorum" diyerek, işçilik yaptığı günlerdeki eylemlerden örnekler verdi.
BİZ DE BAĞIRDIK ÇAĞIRDIK'
Konuşmasında; geçmişte kendisinin de bir işçi olarak eylemlere katıldığını ifade eden Ulaş, "Tabi geçmişte bende işçiydim. 24 yıl Petkim'de çalıştım.Toplu sözleşme dönemi geçirdik. Günlerce bağırdık, çağırdık. Bizlerde günlerce aç yatık. Belki yapmak zorundaydık. Topluluğun gittiği yere gitmek zorundaydık. Ayrıcalık refah düzeyi yükseldikçe bundan herkes faydalanacaktır. Bizler zamanında %30 %40 oranlarında zam aldık ama bu zamdan 3-4 ay sonra yine homurdanmalar başlıyordu. Çünkü o zaman müthiş şekilde enflasyon ve devalüasyon vardı. Aldığımız para çok gibi görünüyordu fakat o para bile yetmiyordu. O zamanın Türkiye'si ile bu zamanın Türkiye'si arasında çok fark vardı. Geçenlerde haberler de şunu duydum. O, eleştirisel bir yaklaşımdı ama ben bundan memnun oldum. İki yıldan bu yana tekrar Türkiye'de enflasyon tekrar çift rakamlar yükseldi deniliyordu. Enflasyonun %70'e kadar çıktığını hep beraber yaşadık. Demek ki şimdi belli bir istikrar noktası yakalandı ve herkes Türkiye de enflasyonun tek rakamlara indiğine inanmış" diyerek, hükümetin önerilerine karşı çıkmanın ülkede istikrarsızlık yaratacağına işaret etti.
Memur-Sen'e üye sendikaların Aliağa'daki temsilcileri düzenledikleri akşam yemeğinde biraraya geldiler.AKP İlçe Başkanı Kazım Ulaş'ın da katıldığı toplantıda yapılan konuşmalarda; taleplerini yerine getirmeyen hükümet değil de hükümeti eleştiren sendikaları ve siyasi partileri topa tuttular.Hükümet ile Memur Sendikaları arasında grevsiz, 'ne verirsen kabul etmek zorundasınız' şeklinde 'Toplu Sözleşme' görüşmeleri devam ederken memur sendikaları da değerlendirme toplantılarına devam ediyor.Hükümet ile yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde en çok üye ile temsil edilen Memur-Sene konfederasyonuna bağlı sendikaların Aliağa'daki temsilcileri bir araya geldiler.Aliağa Eğitim-Bir-Sen'in ev sahipliğinde EÜAŞ sosyal tesislerinde akşam yemeğine; Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İzmir Şube Başkanı Abdurrahim Şenocak, Eğitim Bir-Sen, Diyanet Bir-Sen, Enerji Bir-Sen Aliağa işyeri temsilcilerinin yanı sıra, AKP Aliağa İlçe Başkanı Kazım Ulaş, Eski Aliağa Belediye Başkanı Tansu Kaya ile Eğitim Bİr Sen'e üye bazı öğretmenler katıldı. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İzmir Şube Başkanı Abdurrahim Şenocak, gecede yaptığı konuşmada; amaçlarının bağcı dövmek değil, üzüm yemek olduğunu ifade ederek, Hükümet ile sürdürülmekte olunan 'toplu sözleşme' görüşmeleri değerlendirdi.Şenocak, bu gün hak ettikleri yerde durduklarını ifade ederek "İnsan ancak çalıştığının karşılığını alır. Bu gün biz bunu da görüyoruz. Bu zaten evrensel bir kuraldır. İnşallah toplu sözleşme sonuncunda çalışanların yüzünü güldürecek bir sonuç elde edilecek. Henüz toplu sözleşme görüşmeleri sona ermedi. Sözleşme görüşmeleri sürüyor. Televizyonda takip ediyoruz. Şimdiden felaket tellallığı yapmanın bir anlamı yok. Tabi biz, gücümüzü ve tabanın sesini masaya, hükümete yansıtmak için uğraş verdik. Sunulan bu oranı (birinci yıl 3+3, ikinci yıl 2+3) kabul etmedik. Kabul etmeyeceğimizi de açıkça söyledik. Mutlaka makul düzeye çekilecektir. Görüşme sonucunda inşallah sonuçlar daha net ortaya çıkacaktır" dedi.TOPLU GÖRÜŞMEYİ, TOPLU SÖZLEŞMEYE ÇEVİRDİK.Konuşmasının devamında, sert muhalefet eden sendika ve siyasi partilere de göndermeler yapan Şenocak konuşmasını şu sözlerle sürdürdü; "Bizim amacımız tabi üzüm yemek. Başkaları farklı şeyler hedefliyor olabilir. Çünkü onlar Anayasa Referandumunda da 'hayır' demişlerdi. Toplu sözleşme yasasının çıkmasıyla ilgili hayır demişlerdi. Biz çıkmasını istemiştik. Memur- Sen'in sendikacılığa bu güne kadar kattığı yeni soluk ve yeni anlayış burada da kendini gösterdi" HÜKÜMET'E KARŞI GELEREK SENDİKACILIK YAPILMAZ'Şenocak, kendisini dinleyenlere sendikal anlayışlarını bir örnek vererek anlatmaya çalıştı; "Öğretmenler, ana sınıfında çocuklara boyama kitabı veriyorlar. Sendikacılık bir şekil olarak vardı. Biz, O nesneleri, yani sendikalcılık olgusunun içini boyadık, renk kattık, güç kattık, nefes olduk. Çalışanların; ağzı burnu kanamadan, örselenmeden bu süreci götürmeye çalışıyoruz. Oraya buraya toslamadan işimizi yapıyoruz. Bizi karalamak isteyenler olabilir. Aliağa'da başka yerlerde hiç bir şey üretmeden hala sayısal üstünlüğü olan sendikalar var. Negatif söylemler üzerinde, Hükümete karşı gelerek sendikacılık yapılmaz. Somut şeyler ortaya koymak lazım. Şunu demek lazım 'şunu, şuraya getirdim. Kazanımlar lazım. Biz, yasalar çerçevesinde konuyu 'toplu görüşmeden... toplu sözleşmeye geçirdik. Emin olun, önerdiğimiz oran bile kabul edilse bile onlara yaranılmaz. Bizim çalışanlarımızın daha objektif bakması gerektiğini anlatmamız lazım. Bunları kurumlara anlatmamız lazım" dedi.MEMUR-SEN'İ ÇOK ÖNEMSİYORUZSendikacıların yemeğine katılan Adalet ve Kalkınma Partisi Aliağa İlçe Başkanı Kazım Ulaş ise parti olarak Memur-Sen'i çok önemsediklerini belirterek "Memur-Sen, eğer bu gün burada bütün memurlar adına, Türkiye'deki memurlar adına topla sözleşme yapılmışsa, bunun 2010 yılında yapılan anayasa değişikliğine verdiğimiz desteğin semeresidir. Görüyoruz; Memur-Sen'de doğru yerde, Ak Parti de doğru yerde. Bizim mücadele yererimiz, alanımız farklı olabilir ama amacımız Türkiye için, milletimiz için daha ileri bir demokrasidir. Daha gelişmiş bir Türkiye. Dünya'da sözü dinlenen, söylediği sözler dikkate alınan bir Türkiye hedefimiz var. Dolayısıyla Memur-Sen'in de bu doğrulta hedefleri olduğundan dolayı belli bir yerde örtüştüğümüze inanıyorum. Umarım önümüzdeki dönemlerde yine hep beraber olma bakımından beraber olmak için mücadele edeceğiz. Yapılan toplu sözleşmede gönlünüzden geçtiği orandan olmasını temenni ediyorum" diyerek, işçilik yaptığı günlerdeki eylemlerden örnekler verdi.BİZ DE BAĞIRDIK ÇAĞIRDIK'Konuşmasında; geçmişte kendisinin de bir işçi olarak eylemlere katıldığını ifade eden Ulaş, "Tabi geçmişte bende işçiydim. 24 yıl Petkim'de çalıştım.Toplu sözleşme dönemi geçirdik. Günlerce bağırdık, çağırdık. Bizlerde günlerce aç yatık. Belki yapmak zorundaydık. Topluluğun gittiği yere gitmek zorundaydık. Ayrıcalık refah düzeyi yükseldikçe bundan herkes faydalanacaktır. Bizler zamanında %30 %40 oranlarında zam aldık ama bu zamdan 3-4 ay sonra yine homurdanmalar başlıyordu. Çünkü o zaman müthiş şekilde enflasyon ve devalüasyon vardı. Aldığımız para çok gibi görünüyordu fakat o para bile yetmiyordu. O zamanın Türkiye'si ile bu zamanın Türkiye'si arasında çok fark vardı. Geçenlerde haberler de şunu duydum. O, eleştirisel bir yaklaşımdı ama ben bundan memnun oldum. İki yıldan bu yana tekrar Türkiye'de enflasyon tekrar çift rakamlar yükseldi deniliyordu. Enflasyonun %70'e kadar çıktığını hep beraber yaşadık. Demek ki şimdi belli bir istikrar noktası yakalandı ve herkes Türkiye de enflasyonun tek rakamlara indiğine inanmış" diyerek, hükümetin önerilerine karşı çıkmanın ülkede istikrarsızlık yaratacağına işaret etti.