Aliağa'nın özellikle yaz aylarında kronikleşen ulaşım sorunu bir türlü çözülemiyor.
İZBAN seferlerinin başlamasından sonra orta ve dar gelirli vatandaşın "ucuz deniz sefası" imkanı olarak görüp plajlar bölgesine akın etmesiyle, şehir içi ulaşım da bir kabusa dönüşüyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Biçerova'ya kadar her İZBAN durağına besleme hattı ve 90 dakika uygulaması getirmesine rağmen Aliağa'da bu hizmeti vermemesi, 400-500 kişilik trenden inen yolcuların bir-iki şehiriçi dolmuşuna mahkum olmasına yol açıyor. Bunaltıcı yaz sıcakları altında, 25-30 yolcuyla sefer yapan dolmuşlara binmek zorunda kalan vatandaşlar ile şoförler arasında zaman zaman sert tartışmalar da yaşanıyor.
Daha önce defalarca dile getirilmesi, Aliağalılar tarafından yetkili makamlara dilekçe ile başvurulmasına, her fırsatta söylenmesine rağmen bir çözüme ulaşmayan "besleme hattı ve belediye otobüsü" isteği, daha önce Aziz Kocaoğlu tarafından "Belediye olarak bunu karşılayacak imkanımız yok. Otobüsümüz yok. Otobüs veremiyorum ama dolmuşlara kentkar uygulaması getireceğiz" denilerek geri çevrilmişti.
30 Mart Yerel Seçimleri öncesinde de dolmuşlara kentkart takma projesini dillendirerek Nisan ayında hayata geçirileceğini vaadeden Kocaoğlu, Haziran ayının sonlarına gelinmesine rağmen bu sözünü tutamadı.
Büyükşehir Belediyesi'nin İzmir'deki tüm minibüsleri kapsayan proje aşamasında kendi bünyesindeni 8 minibüs ile başlattığı "test uygulaması" da hüsranla sonuçlandı. Edinilen bilgilere göre, deneme seferinin amacı dolmuş esnafına ne vereceklerini, onları hangi ücret karşılığında çalıştıracaklarını ölçmekti. Ancak bu araçlar 1 ayı doldurup belediyenin muhasebecileri devreye girince araçların günlük ortalama 70 TL kazandığı ortaya çıktı. Bunu minibüsçülere ileten belediye yetkilileri büyük bir hüsrana neden oldu. Bir dolmuş sahibinin günlük kazancı, masrafları çıkarınca 250-350 TL arasında değişiyor. İndi-bindi sistemini uygulayamayan ve 90 dakika gibi bir olumsuzluğa göğüs geremeyecek olan minibüs esnafının böyle bir durumun altına girmesi pek de mantıklı değil. Konuyla ilgili girişimler devam etse de, yakın zamanda çözülmesi mümkün görünmüyor.
Aliağalının ve Aliağa'ya İzmir'den gelenlerin ulaşım çilesiyle ilgili Aliağa Belediyesi'nin de duyarsız kaldığını iddia eden vatandaşlar, "Bundan önceki başkan zamanında da sesimizi duyuramamıştık, şimdi de. Seçim öncesi verilen sözler çoktan unutuldu, bizler kendi dertlerimizle baş başa kaldık" şeklinde konuşarak tepkilerini dile getirdiler.
Şimdiye kadar yeterli sayıda belediye otobüsü olmaması gibi bahanelerle geçiştirildiklerini ifade eden vatandaşlar "Biz sadece bütünşehir yasasıyla hakkımız olan hizmeti istiyoruz. İzmir'in en fazla vergi veren ilçesiyiz. Hava kirliliğinden trafik sorununa kadar her türlü sıkıntıyı çekiyoruz. Aliağa'da yaşamak bir suç haline geldi. Cezasını hayatımız ve paramızla ödüyoruz. Buna karşılık hak ettiğimiz hizmeti alamıyoruz. Ne Aliağa Belediyesi'nde ne de Büyükşehir'de kendimize muhatap bulamıyoruz." diyerek bir an önce bu haksızlığın giderilmesini istiyorlar.