13 Ocak 2026, Salı

Dünya Kooperatifler günü kutlandı

22 Aralık 2009, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
Dünya Kooperatifler günü kutlandı

Dünya Kooperatifler günü kutlandı

'Aliağa dışında yeni bir Aliağa yaratmayın’

Aliağa'daki yapı kooperatiflerinin örgütlü olduğu  Üçkent Koop. Birliği, 21 Aralık Dünya Kooperatifler Gününü düzenlediği kahvaltılı toplantıda kutlandı.
Kaymakam, Belediye Başkanı ve çok sayıda davetlinin katıldığı toplantıda konuşan Birlik Başkanı Kahraman Cengiz, 'Çaltı dere yöresini imara açarak, Aliağa dışında yeni bir Aliağa yaratmayın' dedi.
  

Üçkent Koop. Birliği öncülüğünde dün sabah Sahil Kafeterya'da bir araya gelen Aliağa'daki yapı kooperatifleri 21 Aralık Dünya Kooperatifler Gününü kutladı.
Aliağa Kaymakamı İbrahim Keklik, Belediye Başkanı Turgut Oğuz, eski Belediye Başkanı ve 22. İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü, Belediye başkan Yardımcıları M.Nurettin Bayrav, Uğur Eren, İlçe Emniyet Müdürü Ayhan Saygılı, Belediye Meclis Üyeleri, mahalle Muhtarları, Aliağa Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Sakin Uçan, Aliağa Balıkçılar ve Su sporları Derneği 2. Başkanı Naci Biçer, mahalle muhtarlarının yanı sıra Aliağa'daki konut yapı kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri katıldı.


ALİAĞA'DA EN ÖRGÜTLÜ KESİM KOOPERATİFLERDİR
Katımıcıların 21 Aralık Dünya Kooperatifler gününü kutlayarak konuşmasına başlayan Üçkent Koop. Aliağa Kooperatifler Birliği Başkanı Kahraman Cengiz, Aliağa'da en örgütlü kesiminin koonut koperatifleri olduğunu belirterek, “Kooperatifler  gününü kutlamakta  konut  kooperatiflerinin yapması gereken bir iş olduğu için Bu toplantıyı düzenledik” diyerek katılanlara teşekkür etti.
Kooperatiflerin ihtiyaçtan doğan kuruluşlar olduğunu ifade eden Kahraman Cengiz, Türkiye'de kooperatifçiliğin tarihi hakkında bilgiler verdi.
Türkiye'de ilk kooperatifin 1915 yılında  Aydın ilinde İncir müstahsilleri kooperatifinin kurdoğnu,  ardından Ataürk'ün de ortak olduğu Tarım Kredi Kooperatifi'nin 1930 yılında Mersin Silifke'de kurulduğunu hatırlatan Cengiz, “O günden bu güne kadar binlerce kooperatif kurulmuştur. Bildiğim kadarıyla şu anda ülkemizde 35000 civarında yapı kooperatifi var” dedi.
Kooperatifler demokratik dayanışma kuruluşları olduğunun altını çizen Cengiz, kooperatifçilik hakkında şu bilgileri verdi;
“Kooperatiflerinin temel amacı ortakların ihtiyacını karşılamaktır. Kooperatiflerde kar etme diye bir düşünce yoktur. İşbirliği ve dayanışma sisteme hakimdir. Bizim kendi elimiz kendi cebimizdedir. Topluma faydamız vardır, zararımız kendimizedir. Kooperatifler zaman, zaman sıkıntıya girmişlerdir, batan kooperatifte yoktur. Kooperatifleşme hareketi bir toplum projesidir. Bu proje sahiplenilmelidir. Bu projenin uygulanmasında bilinç, kararlılık, samimiyet ve dayanışma şarttır. İkincisi de, şirketlerde olduğu gibi kooperatiflerde de profesyonel yönetim anlayışı esas olmalıdır. Başarılı olmanın ölçüsü bu iki unsurdur. Kooperatifler iş üretirken, karşılaştığı en önemli konulardan biri cezayı müeyyidelerdir (yani çok şeye suç mantığı ile yaklaşmaktır). Bu yaklaşımla kooperatifleşme hareketi yürütülmektedir. Devletin kooperatifleri sahiplenmesinde çok eksiklik vardır. Kooperatifler, devletin üvey evlatlarının başında gelenidir. Artık bu yaklaşımdan vaz geçilmelidir”

MALİYE BAKANLIĞI GENELGESİ ÖRGÜTLENMEYE ENGEL
Kooperatifle örgütlenirken; kurduğu merkez birlikler ve taşrada kurulan üst birliklerinin bulunduğunu belirten Kahraman Cengiz, “Maliye Bakanlığı yayınladığı bir genelge ile birim kooperatiflerin üst birliklere üye olma zorunluluğunu kaldırmıştır. Bu durum kooperatiflerin, örgütlenmesinin önündeki en büyük engeldir. Örgütlenme olmayınca organize de olunamamaktadır. Dolayısıyla bu durumdan zarar gören kooperatiflerdir, ortaklarıdır” dedi.
Aliağa'da da kooperatifleşme hareketinin1960 yıllara dyandığnı belirten Cengiz, “Tüpraş ve Petkim'in Aliağa'da kurulmaya başlamasından kısa bir süre sonra, konut sorunu gündeme gelmiştir. Aliağa'da ilk olarak 102 Evler Konut Yapı Kooperatifi kurulmuştur. Ardından yedi kooperatifin katılımıyla Aliağa, Şakran ve Helvacı Konut Yapı Kooperatifleri birliğini kurmuş, Aliağa'daki kooperatiflerde bu birliğin üyesi olmuşlardır. Aliağa her konuda olduğu gibi kooperatifleşme konusunda da zengin bir ilçedir. 102 Evler Yapı Kooperatifi'nden sonra kurulan tüm kooperatiflerde ki  ortak özellik, hepsinin amaca ulaşmış olmasıdır. Çoğunluğu, emanet usulü yapım yöntemiyle işlerini tamamlamışlardır. Bu uygulamaları ile kooperatifleşme hareketine büyük bir zenginlik kazandırmışlardır” dedi.


'ÜÇ BİNİ AŞKIN KONUT YAPTIK'
Toplantıya katılanların Kooperatifçilik sektöründe  hizmet veren kişler olduğunu belrten Cengiz konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Her birimizin en az on yıllık bir geçmişi vardır. Aliağa da ürettiğimiz konut sayısı üç binin üzerindedir. Yaptığımız işi; bu günkü rakamlarla ölçtüğümüzde çeyrek katiryonluk bir hareket oluşturulmuştur. Bu kapasitedeki bir ekonomik hareketten kaynaklanan ve devlete ödememiz gereken vergiler sigortalar, muhtasarlar her ne kadar ise hepsi ödenmiştir. Bu oluşuma sebep olduğumuz için gurur duymaktayız. Kooperatifleşme olayına kendi penceremizden baktığımızda gördüğümüz yansıma şudur. Her şeye rağmen işleyen bir mekanizma vardır. Bu mekanizmanın daha iyi işletilmesi için bazı tedbirlere de ihtiyaç vardır. Bizim düşündüğümüz tedbirler alındığı takdirde daha iyi işleyecek bir mekanizma oluşacaktır. Dışarıdan baktığımızda ise başka şeyler görmekteyiz. Kooperatifler sadece konut yapmakla, tarımla uğraşmakla veya herhangi bir alanda herhangi bir ihtiyacın giderilmesinde devreye giren kuruluşlar olmaktan öte, kooperatifi oluşturan ortakların sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanmasında gerekli olan kuruluşlar olmasıdır. Prof. Dr. Osman Altuğ yazdığı bir yazıda; 'Üretimin gerçekleştirilmesi ya da geliştirilmesi, teknolojik bilgi ve becerinin kazanılmasına bağlıdır. Teknolojik bilgi ve becerinin kazanılması için teknolojik gelişimini gerçekleştiren ülke insanlarıyla iletişime ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın giderilmesi içinde lisan bilmek şarttır' diyor.
Prof Dr Cevat Geray ise 'Kooperatifçilik olgusunu emekçilerin, küçük üreticilerin, daha doğrusu ekonomik açıdan güçsüz kesimlerin, karşılıklı yardım ve dayanışma çerçevesinde oluşturdukları bir kuruluş olarak görmektedir. Bu görüşe bizde katılıyoruz. Bu düşüncenin yaygınlaşması için elimizden geleni yapıyoruz.  Bu noktada kooperatiflerin devreye girebilir olduğunu görüyoruz. Kooperatif kanalıyla oluşturulacak sermaye ile çocuklarımızın daha iyi bir eğitim alabileceğini  düşünüyoruz. Bir yabancı lisan öğrenmek için özel okullara verilen paranın yarısı, kooperatiflere verilirse kooperatiflerin kuracağı oluşumlarla, herhangi bir lisanı öğrenmenin daha kolay olacağın düşünüyoruz”

Kooperatifleşme konusunda, Aliağa örnek alınacak bir ilçe olduğunu belirten Kahraman Cengiz “Aliağa'da onlarca kooperatif kurulmuştur. Kurulan bütün kooperatifler amaçlarına ulaşarak tüzel kişiliklerini sona erdirmişlerdir. Şu anda faaliyette bulunan kooperatifler ise, ortaklarının istemleri doğrultusunda canla, başla, uğraş vermektedirler. Aliağa'daki kooperatifleşme hareketinin geçmişine baktığımızda,  kooperatif zedeler yoktur, olmaması da gurur kaynağımızdır. Burada bir şeye açıklık getirmek istiyorum. Artık eskisi gibi konut mezarlıkları oluşmamaktadır. Özel bankaların konut kredisi vermeleri nedeniyle kooperatifler  istediğimiz seviyeye gelecektir. Artık bundan sonra konut mezarlıkları sözü tarihe karışmış olacaktır düşüncesindeyiz” dedi.

'ALİAĞA'DAN KOPUK BİR ALİAĞA YARATMAYIN'
Dünyada üretilmeyen tek şeyin toprak olduğunu belirten Kooperatifler Birliği Başkanı Kahraman Cengiz, Aliağa'da konutlaşmanın Bir Nolu Gecekondu Önleme Bölgesinde devam etmesini isteyerek Çaltıdere yöresinin imara açılmaması yönünde şu sözleri söyledi “Toprak konusunda Aliağa'nın zengin bir ilçe olmadığını da biliyoruz. İlçemizde bulunan bir nolu gecekondu önleme alanı dışında konut üretecek stok alanımızın azaldığını da görüyoruz. Büyükşehir Belediyesince yeni yapılan yüz binlik imar  planın da, Aliağa'dan kopuk bir Aliağa yaratmanın şehircilik anlayışıyla örtüşmediğini düşünüyoruz. Bu konunun tekrardan değerlendirilmesini öneriyoruz. Yerel yönetimler, konut sorununa çözüm aramayı düşündükleri an yerel dinamikleri, yani kooperatifleri ve inşaat müteahhitlerini devreye somalıdır. Konut stokunun yenilenmesinde TOKİ'nin devreye sokulması doğrudur. Ama her yerde TOKİ'yi kullanmak yanlıştır kanaatindeyiz.

 Kentin büyümesi kent çekirdeği etrafında olur kuralı maalesef Aliağa için geçerli olamamıştır. Kentin büyüyeceği tek istikametin güney istikametinde olacağı göz ardı edilmemelidir. Bu duruma göre gerekli çalışmaların yapılmasında fayda vardır diyoruz. Kooperatifleşme haraketinin iktisat biliminden kaynaklandığını görüyoruz. Biliyorsunuz iktisat bilimi, kıt kaynaklarla sınırsız istekleri karşılamaya çalışmaktadır. Kooperatiflerde aynı konumdadır. Kooperatiflere başarılar diliyoruz. Kooperatifler Günümüzün kutlu olmasını temenni ediyoruz” diye sözlerini tamamladı.
Kaymakam İbrahim Keklik de; Dünyada kooperatifçilik tarihi ile ilgili bilgeler verdiği  konuşmasında; kooperatiflerin ülkenin konut ihtiyacını karşılama önemli işlevi bulunduğunu belirterek, “Kooperatif yönetiminde görev alan bütün arkadaşları başarılı çalışmalarından dolayı kutluyorum” dedi.


JEOTERMAL KULLANILMALI
     Aliağa Eski Belediye Başkanı ve 22 dönem İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü “Bizim görev yaptığımız dönemde Aliağa'da 1000 tane konut dikildi. Bunların tamamını Yeni Mahallenin Değirmendere yöresinde yapıldı. Değirmenderenin gelişmesi çok hızlı oldu ve orada kamunu yatırımları oldu. Bunlardan en büyüğü de Devlet Hastanesi.  Dolayısıyla hastaneden sonra okullar falan yapılmaya başlandı. Dolayısıyla yaşanacak yer konumunda oldu orası.  Geçmişten beri çok üzerinde durduğum uğraştığım ve halkın yararına olabileceğini düşündüğüm jeotermal konusunun hiç değilse Değirmendere yöresinde konut ıstılmasında yönelik olarak çalışma başlatılsın. Çünkü o yaşanabilir olan yere jeotermalinde gelmesiyle daha bir cazip olacak. Bunun ardından orada başka cazibelerinde olabileceğini düşünüyorum. Bunun dikkate alınması halinde sevincimi sizlerle paylaşırım” diye temennide bulundu.