Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi aybaşında 10. Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. İki farklı bir bağımsız liste ile seçimlere giden Şube’nin iki listeden de seçilen adaylarla oluşan yeni yönetiminin önümüzdeki dönem yürüteceği çalışmaları ve genel kurul sürecini Şube Başkanı Ahmet Oktay ile konuştuk. Oktay, “Tek bir liste ile seçilemesek de birlik ve beraberlik içerisinde mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz olmak için çalışacağız” dedi
Aralık ayı başında 10. Genel Kurulu’nun ardından tekrar başkan seçilen ve yeni yönetimi ile görevine devam eden Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay, genel kurul sürecinin sonrasında yeni seçilen yönetim ile birlikte sendika olarak yürütecekleri çalışmaları Aliağa Ekspres’e açıkladı.
Kongre sürecinde yürütülen tartışmalara değinen Ahmet Oktay, “Petrol-İş’in genel kurulları genelde demokratik bir ortamda gerçekleşir. Aliağa Şubesi’nin de genel kurulu yıllardır olduğu gibi bu yılda farklı bir atmosferde gerçekleşti. Bu dönem gerçekleştirdiğimiz 10. Genel Kurula iki liste ve bir arkadaşımızın da bağımsız olarak aday olduğu bir şekilde seçimlere gittik. Herkes kendi listesinin seçimleri kazanmasını isterdi fakat şubemizin delegasyonu bu şekilde bir tercihte bulundu. Delegasyonun takdiri ile yeniden görevimizi yürütmek üzere yönetimde yerimizi aldık. Bundan sonraki süreçte yeni yönetim olarak, toparlayıcı bir anlayış ile sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Her zaman olduğu gibi yeni dönemde de birlik ve beraberlik içerisinde biz olmak adına mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.
‘Yeni dönemde sendika üye ilişkilerini tazeleyeceğiz’
Aliağa’da sınıf mücadelesinin yükselmesi adına önceki dönem faaliyetlerinde yönetim olarak eksik bırakılan noktaların değerlendirilerek yeni dönemde bu eksiklikleri gidermek şartıyla mücadeleye devam edeceklerini aktaran Ahmet Oktay, “Yeni yönetim olarak ilk toplantımızı gerçekleştirdik. Bu toplantıda da gelecek döneme dair önemli olan noktalarda planlamamızı yaptık. Özellikle üye sendika ilişkisinin geliştirilmesi ve tazelenmesi adına adımlar atmak, sendika içi eğitim çalışmalarına ağırlık vermek ve sermayenin örgütlü saldırısına karşılık iş yeri komitelerini kurarak daha güçlü bir karşı koyuş gerçekleştirmek yönünde kararlarımızı aldık.” şeklinde konuştu.
Genel Kurul’da delegasyon tarafından sıkça konuşulan konu başlıklarına da değinen Oktay, özellikle taşeron çalışma sistemi, iş cinayetleri gibi başlıkların dile getirildiğini ve Aliağa’da bugünden itibaren tüm iş yerlerinde taşeron sisteminin kaldırılmasına yönelik adımlar atmak istediklerini, yaşanan iş cinayetlerine ilişkin sendika olarak gereken tepkiyi koymakta geri kalmamak adına çalışmalarını yürüteceklerini belirtti. Özellikle hükümetin taşerona kadro müjdesi olarak ifade ettiği kadronun tüm işçileri kapsaması gerektiğini ifade eden Ahmet Oktay “ Bu açıklamalardan bizim anladığımız müjde diye söyledikleri şey bir parmak bal çalmaktan ibaret. Petrol-İş’in örgütlü bulunduğu iş yerlerinde çalışan arkadaşlarımızın kapsam dışında kaldığı bu düzenlemeden faydalanacak olan işçilerin de ücretlerinde bir değişiklik olmayacak. Yine 4B statüsünde çalışmaya devam edecekler ve özel sektör çalışanları da bu düzenlemeden faydalanamayacaklar.” dedi.
İş cinayetlerinin temel sebeplerinden birinin taşeron sistemi olduğunun altını çizen Oktay, tüm çalışma kollarında taşeronun kaldırılması için gerek Aliağa Şube’nin gerekse konfederasyonların gerekli adımları bir an evvel atması gerektiğini söyledi. Önümüzdeki dönem Metal sektöründe çalışan işçilerin sözleşme süreci olduğunu da değinen Oktay, “Sendika olarak kendi bünyemizde olsun olmasın tüm sınıf kardeşlerimizle ve onların mücadeleleri ile dayanışma içerisinde olacağız.” şeklinde konuştu.
Asgari ücret tartışmalarının yürütüldüğü ve Türk-İş ile DİSK’in yeni asgari ücrete ilişkin verdiği rakamlara değinen Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay “Asgari ücretin çay ve simit tüketimi üzerinden belirlenmesi doğru değil. Sendikalar da belirlediği rakamları devletin bile resmi makamlarınca açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırının altında belirlememek zorundalar. Eğer sendikalar temsil ettikleri milyonlar adına o masaya oturuyorlarsa, masadan kalktıklarında da milyonlara ilişkin sorumluluklarını yerine getirmeyi göze almak durumundalar.” dedi.
(EREN SARAN)