
Taş ocağı açmak için yüzlerce ağaçın kesildiğini iddia eden Aşağışakran Köyü muhtarı Halim Yaşa, Aliağa Yaşam Platformu’ndan yardım istedi.
Madene karşı gelmemesi için kendisine rüşvet teklif edildiğini iddia eden muhtar “Baktılar olmuyor, bölgeyi Zeytindağ sınırları içerisinde gibi müteala etmeye başladılar. Yetkililerden biran önce yaptırım bekliyorum” dedi.
Aliağa EKSPRES
Aliağa Aşağışakarn Köyü sınırları içerisinde İNDEKS Madencilik Ltd.Şti’nin ‘Mermer İşletme İzin” aldığını belirterek, maden ocağına ulaşmak için ağaçları kesmeye başlaması Aşağı Şakran Köyü Muhtarı Halim Yaşa’yı çileden çıkarttı.
Söz konusu madencilerin yüzlerce ağacı kestiğini iddia eden Aliağa Aşağı Şakran Köyü Muhtarı Halim Yaşa, ne yaptıysa maden ocağının açılmasına ve ağaçların kesilmesine engel olamadığını belirterek ‘Aliağa Yaşam Platformu’ndan yardım istedi.
Aşağı Şakran Köyü Muhtarı’nın mücadelesine destek olmak amacıyla Aliağa Yaşam Platformu bir basın toplantısı yaptı. Yeni Şakan Belediye Başkanı Zeki Şen’in odasında yapılan basın toplantısına ANAVATAN Partisi İlçe Başkanı İbrahim Güngör, DSP İlçe Başkanı Varol Gürbüz, MHP Nail Kaymak, CHP İlçe Başkan Yardımcısı Bedrettin Kaya, Aliağa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Erken, Yaşam Platformu Dönem Sözcüsü ve Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı İbrahim Doğangül ile Şakran Belediye Başkanı Zeki Şen katıldı.
Basın toplantısının başında Aliağa Aşağı Şakran Köyü Muhtarı Halim Yaşa, söz konusu maden ocağı ile ilgili bilgiler verdi. Maden ocağının bulunduğu alan ile oraya giden yolun Aşağı Şakran köyü sınırları içerisinde olduğunu, ocağın açılması için büyük bir doğa tahribatının yaşanacağını gördükleri için izin vermediklerini belirten Muhtar Yaşa, “Baktılar Aşağı Şakran sınırları içerisinde olmuyor, tutular bölgeyi Zeytindağ belediyesi sınırları içerisindeymiş gibi işleme tabi tutular” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Sakarkaya mevkiinde Zeytindağ Belediye Başkanı mücavir alanı olarak köyümüz hudutları içersine taş ocağı açılması için işletme ruhsatı vermiş. Taş ocağı açılacak olan yerlerin fotoğraflarını çekerek Zeytindağ Belediyesine gittim. Belediye Başkanı ile görüştüğümüzde başkan bize çalışma ruhsatını verdiğini söyledi. Aliağa ilçe sınırları içinde olduğunu belirttim. 1962 senesinde biz burayı mahkeme ile kazandık diye raporlar gösterdi. Aslında bizim sınırımız bizim köyümüz Aliağa’ya bağlandığı zaman o günkü kaymakamı ve özel idare müdürlerinin burada tespitlerine göre Ege Denizi, Köklü Kuyusu, Arap deresi denen yerde aynen hududumuz yerinde. Fakat, şimdi 25.000’lik bir harita üzerinde Zeytindağ Belediye Başkanı kendi kafasından bir harita çizmiş. Harita üzerinde karalı olarak gösterdiği bizim bölgeyi kendi mücavir alanına almış. aslında bu yasalara uygun değil. Yüzlerce çam katledilmiş. Buna bizim köylümüzün hiç biri razı değil”
Sorunun çözümü için yetkili makamlara gittiniz mi? sorusuna ise köy muhtarı Halim Yaşa’nın cevabı ilginçti: “Çok şükür ki memleketimizde bir Ak Parti hükümeti var. Hangi yetkili makama gitsen oraya gitmeyeceğin dediler mi olay biter” dedi.
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM
Ağaç katliamının durdurulması için Kaymakamlığa dilekçe verdiğini, bunun yanı sıra Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu belirten Muhtar Halim Yaşa, Valiliğin ve diğer yetkililerin ocak işletmesi için oturdukları yerden izin verdiklerini de belirtti.
Muhtar Yaşa “Zeytindağ Belediyesi tarafından GSM ruhsatı verilerek Taş Ocağı İşletmesi kanunsuz olarak Aliağa’da ikamet eden Dursun Y. ve arkadaşlarına tahsis edilmiştir. Köyümüz sınırları içindeki bu mevkide haksız bir şekilde tecavüz edilip yüzlerce çam ağacı katletmiş. Köylümün geleceğini etkileyecek düzeyde olan bu ağaç ve çevre katliamı doğal dengeyi bozacak olup, verilen ruhsatla taş ocağı çalışmaya başladığında yine benim köylüm tüm bunlardan etkilenecektir. Tabi biz bu tip olayların burada olmasına köylüm adına razı değiliz. Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Yaptığım duyuruda taş ocağının durdurulmasını istedim. Burası mermer ocağı olarak alınmış. Bu olayı İzmir Valiliğe bildiriyorlar ve bölgemize bakan vali yazısını gönderiyor. Yazıda deniyor ki; “Burada mermer ocağı taş ocağı mıcır ocağı açmakta bir mahsur yoktur. Çalışma iznini vermişler. Valilik yazısının son satırında da ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir’ kararı verilmiştir” ibaresi yer alıyor” dedi.
ARABA VE İŞ VAAD ETTİLER
Ocağın bulunduğu yere giden yoldaki ağaçların kesilmesine ve ocağın açılmasına ses çıkarmaması için kendisine çeşitli rüşvetler teklif edildiğini iddia eden Muhtar Yaşa, her türlü uygunsuz teklifi reddettiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Aliağa’da herkezin tanıdığı Balıkçı D. birkaç kez yanıma geldi. En son geldiğinde dedi ki ‘buraya taş ocağı açalım’ Dedim ki; ben hiçbir yere taş ocağı açtırmam. Bizim bölge olarak böyle bir konumumuz yok çevremiz zeytinlik ormanlık’ dedim. O da bana dedi ki ‘o zaman muhtar sana bir araba, oğluna da iş verelim.’ Dedim ki ‘kardeşim buraya gelmişsin, misafirsin bir daha bu konuda benim yanıma gelme. Ben hayatta olduğum sürece mücadele eder burayı size açtırmam”
Aliağa’da birçok iş adamınıda bu işin içinde olduğunu belirterek bazılarının ismini veren Muhtar Halim Yaşa “Bizim köylü olarak isteğimiz bir an önce bu ocak kapatılsın. Benim mücavir alanım içine girilmesin. Ben haklıyım köylüm adına mücavir alanı bizden habersiz değiştirildi. Encümen kararı almışlar” diyerek isyanını bir kez daha dile getirdi.
KONUYU MECLİSE TAŞIYACAĞIM
Köylerine taş ocağı açılmaması için konunun sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek Köy Muhtarı Halim Yaşa “Köyümüze Taş ocağı açılmaması için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıyız. Konuyu gerekirse Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, hatta Yargıtay’a kadar götürmeye kararlıyım” diyerek, destek olan tüm kuruluşlara teşekkür etti.
GEÇMİŞTE CAN KAYIBI OLDU, ZEYTİN AĞAÇLARI ZİYAN OLDU
Aşağı Şakran Köyü Muhtarı Halim Yaşa, yıllar önce aynı yörede açılan taş ve mıcır ocağının işletilmesi sırasında patlatılan dinamitler nedeniyle bir kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce zeytin ağacının tahrip olduğunu da, belirterek “Biz taş ocağının ne demek olduğunu iyi biliyoruz” diye sözlerini tamamladı.
ZEKİ ŞEN: BÖLGEDE SINIR KARMAŞASI VAR
Yeni Şakran Belediye Başkanı Zeki Şen, “Tabi ki bizlerde doğal ortamın bozulmasını istemiyoruz. Muhtarımızın yanındayız ve kendisini destekliyoruz .Bu bölgede bir sınır karmaşası var önce bu sınırın tespit edilmesi gerekiyor. Burası Zeytindağ sınırları içindemi yoksa Aşağı Şakran köyü sınırları içindemi? Muhtarımızın mücadelesi zaten o benim sınırımı ihlal ediyorlar ben hakkımı arıyorum, bu doğal ortamın bozulmasını istemiyorum, köyüm en güzel ormanların olduğu yer diyor. Hatta bu bölgede Asarkaya diye bir kayamız var bizim M.Ö 500. yıllarda burasının Roma döneminde sit alanı olduğu eğer sit kurulu da gelir burada araştırma yaparsa bu yerin sit alanı olduğunu tespit eder. Ayrıca zeytin ağaçları ile bezenmiş bir bölge. Bu tür ocakların kurulduğu yerlere zeytinlikler en az 3 kilometre uzaklıkta olması gerekiyor. Kanunda da bu madde var. Devletimizin ve yetkililerin bir an önce muhtarımızın haklılığının ortaya çıkması için burada sınır tespiti yapması lazım. Dolayısıyla bu güzel ortamın bozulmasını yok edilmesini istemiyoruz. Taş ocaklarına da ihtiyaç mutlaka vardır ama maalesef ne kadar yerel yönetimlere yetki verdik deseler de bu taş ocakları maden ocakları Ankara’dan ihalesi yapılıyor adam elinde bir dosya geliyor işte filan yerde ben yer aldım 10-15 yıl önce buraya taş ocağı açacağım diyor. Bu tür yetkilerinde valilik nezdinde izlenerek doğal ortamlar bozulmadan yada bu ortamlardan uzak yerlerde ocakların açılması kanısındayım.Aliağa sanayi bölgesi, yaşam alanı ise Yeni Şakran insanlar burada yaşayacaklar bu doğal ortamları el birliği ile yok ettirmeyelim. Sivil Toplum Örgütlerini harekete geçirelim.
DOĞANGÜL: BURADA BİR DOĞA KATLİAMI SÖZ KONUSU
Aliağa Yaşam Platformu Dönem Sözcüsü ve Petrol-İş Sendikası Aliağa Şube Başkanı İbrahim Doğangül, Bu olayın bir çok boyutu var. Tabi ki en önemli kısmı çevre ile ilgili kısmı yani o güzelim çam ağaçlarının kesilerek, oradan taş mıcır gibi bir takım maddeleri elde etmek. Bu bir tercih meselesi memlekette taş çok ama ağaç o kadar kolay yetişmiyor. Şimdi bunları sorsanız derler ki biz Orman Dairesi ile mutabakata vardık. Kestiğimiz ağaç kadar da başka bir yere dikeceğiz. Oradaki ağaçların çoğu 50-100 yıllık ki çam ağacı çok kolay yetişen bir ağaç değil. Bu işin önemli kısmı ama belki en az bunun kadar başka önemli kısımlarda var. Muhtarımız bu konuda bazı isimler vererek ciddi iddialarda bulundu.Orada bir başka sorunda arazi ile ilgili yani hangi belde sınırları içinde olduğu tartışılıyor. Ama biz şunu anlıyoruz ki önce muhtara gelip bu işe göz yummasını istediklerine göre, aslında onlarda çok iyi biliyorlar o mevkii Aşağı Şakran köyüne ait bir yer. Eğer aksi olsa idi muhtara çeşitli vaatlerde bulunmazlardı. Demek ki Aşağı Şakran köyü Yeni Şakran Beldesine ait bakıyorlar ki muhtar namuslu dirençli çıkıyor o zaman başka bir yola sapıyorlar harita üzerinde o arazinin yerini değiştiriyorlar ve orayı Zeytindağ beldesine bağlıyorlar.Bir beldeyi bir başka yere taşıyamayacağınıza göre kafasına göre herkes harita çizebiliyor demektir kafasına göre harita çizmek demek bu işin arkasında ciddi bir rant çıkar ilişkisi var demektir. Yoksa kimse muhtara gelip oğluna iş sana araba vermez. Bir kere bu konun üzerine Cumhuriyet Savcılığı ciddi bir şekilde gitmesi gerekiyor. Bir başka boyut ise belgelere baktığımızda valilik Çevresel Etki Değerlendirme yapılmasına gerek görmediğini belirtmiş. Eğer bu yapılsaydı zaten biliyorsunuz o raporun yapılması için belli bir süre önce herkese çağrı yapıp bütün o yöre halkının ilgili yerel yöneticilerin fikri sorulurdu. Yani buraya bir tesis kurulacak etkileri ne olabilir siz buna karşı mısınız, değilmisiniz böyle bir rapor hazırlanması süreci valiliğin gerek görmemesi üzerine yapılmamış. Bir kere burada çok ciddi bir ihmal var. Çevre İl Müdürlüğünü aradık ve bu konuyu kendilerine bildirdik. Biz Aliağa’da bulunan örgütlerin temsilcileri olarak Aliağa’nın neresinde olursa olsun bu tür yanlışlara karşı elimizden gelen gayreti gösterip karşı çıktık bu güne kadar bu konuda da biz sizin yanınızdayız. Biz başka Türkiye yok diyoruz. Taş çıkarmak için doğanın böyle katledilmesine asla gerek yok. Ocaktan yola kadar olan mesafede diğer bir konu çünkü asıl sorun ocağın kendisiyle bitmiyor. Ocak çalışırken mıcır çıkarılırken çevreye vereceği bir tahribat var birde o ocaktan çıkan taşlar mıcırlar bir yere nakledilecek. Bunun için yol gerekli çok kısa mesafede olan yol bırakılıp zikzaklar çizerek ormanın içinden yol geçirilmiş. Bu nedenle zaten ağaçlar kesilmiş. Bu yol çam ağaçlarını kesmek durumunda kalmadan da daha uygun bir yerden geçirilemez miydi bununla ilgili Orman Dairesi nasıl ruhsat izin vermiştir denetleme yapılmış mıdır? Tüm bunları da sormak lazım. Derhal bu yol çalışmasının durdurulmasını istiyoruz. Eğer kendileri hukuka inanıyorlarsa derhal durdursunlar zaten muhtar bir yasal başvuruda bulunmuş bu hukuki süreç tamamlanıncaya kadar hukuka saygılı olmaları gerekiyor. Bu işin sonunda mutlaka bir cezai işlemde uygulanmalı yani şöyle olmamalı pardon biz yanlış yapmışız özür dileriz deyip de bu şekilde kalmamalı bunun ruhsat verilmesinde çevre raporuna kadar bu işin ele alınması ve sorumluların cezalandırılması gerekir diye düşünüyoruz. Bütün kurumlar olarak bu işin takipçisi olacağız” dedi.
İBRAHİM GÜNGÖR: YARGI EN DOĞRU KARARI VERECEKTİR
Muhtarın konuyu yargıya intikal ettirdiğini, yargının da en doğru kararı vereceğine inandıklarını belirten Anavatan Partisi İlçe Başkanı İbrahim Güngör, her konuda olduğu gibi sorunun iktidar partisinin tutumundan kaynaklandığını iddia ederek şunları söyledi;
“4,5 yıldır hortumları kestiğini söyleyen bir başbakanımız var. Şimdi ben buradan belirtiyorum ki burada bir hortum tespit edilmiş.. Yüzlerce çam ağacı kesilmiş, burada birilerine rant elde edilmek isteniyor. Bizim iktidara güvenimiz kalmadı. Ama yargıya güvenimiz hala tamdır. Yargı buradaki haksızlıklara karşı gerekli işlemi yapacaktır. Biz yapılan yanlışlıkların düzeltileceğine inanıyoruz” dedi.
NAİL KAYMAK: YETKİLİ ORGANLARIN DUR DEMESİNİ İSTİYORUZ
Aşağı Şakran Köyü muhtarının haklı olduğuna inandığını belirten MHP Aliağa İlçe Başkanı Nail Kaymak’da “Yüce devletimin yetkili organlarına buradan sesleniyorum. Buradaki sorun sadece Aşağı Şakran köyü muhtarının sorunu değil hepimizin sorunu olduğunu herkesin bilmesini isterim. Aldatma Kandırma Partisinin yapmış olduğu çalışmalar burada da net olarak ortaya çıkmış vaziyettedir. Doğa katliamı yapılıyor. Bir siyasi partinin yerel yönetimi, Aldatma Kandırma Partisi’nin yerel yönetimi ile diğer ilçedeki yerel yöneticilerin birlikte ortaklaşa bir iş yapmaları, muhtarlığa kalıpta rüşvet teklif etmeleri utanç verici bir olaydır. Biz Aşağı Şakran köyü muhtarının sonuna kadar yanındayız. Aldatma Kandırma Partisi’nin yukarıda yapmış olduğu işleri yerelde de yapmak istiyorlar. Buna yetkili organların dur demesini istiyoruz. Doğa katliamı yapılmıştır. Muhtarlık suç duyurusunda bulunmuştur. Bizde suç duyurusunda bulunacağız. Sonuna kadar da davanın arkasında olcağız” dedi.