13 Ocak 2026, Salı

NEFRET YÜKSELİYOR, ŞİDDET ARTIYOR

23 Şubat 2015, Pazartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
NEFRET YÜKSELİYOR, ŞİDDET ARTIYOR Üst üste yaşanan şiddet olaylarını kanıksamanın çok tehlikeli olduğunu belirten Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Engin Önen gazetemize yaptığı açıklamalarla “Şiddet atmosferine kendimizi öyle kaptırdık ki, sağduyu çağrısı yapacak kimse kalmıyor” diyerek Ege Üniversitesi’nde (EÜ) karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada bir öğrencinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili süreci anlattı.

Son günlerde Türkiye, politika yapılan her mecradan gündelik yaşamın her alanına kadar büyük bir şiddet sarmalının içinde bulunuyor. Geçtiğimiz Cuma günü Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde karşıt görüşlü öğrenci grupları arasında çıkan taşlı, sopalı, bıçaklı kavgada da öğrencilerden Fırat Yılmaz Çakıroğlu ile Nurullah Semo bıçaklanarak yaralanmış, ambulansla EÜ Tıp Fakültesine kaldırılmıştı. Çakıroğlu hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. EÜ’de ölümle sonuçlanan bu olayla beraber kapsamı ve boyutları gün geçtikçe artan şiddet olayları “neden şiddet?” sorusunu gündeme getiriyor.

 “UZUN YILLAR SONRA EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE DE NE YAZIK Kİ KAN AKTI”
Dolmuşta, cinsel şiddete uğrayarak katledilen üniversite öğrencisinin günlük yaşamında karşılaştığı şiddetten, arkadaşlarıyla kartopu oynayan bir gazetecinin, dükkânına kartopu isabet etti diye dükkân sahibi tarafından öldürülmesine, TBMM’de iç güvenlik yasa tasarısı görüşmelerinde çıkan kürsü tokmaklı, yumruklu kavgalar, Ege Üniversitesi’nde bir öğrencinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan olaylar son günlerde nefret dilinin giderek kendini belirginleştiğini ifade ediyor.

Yaşanan şiddet olaylarını kanıksamanın çok tehlikeli olduğunu belirten Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Engin Önen, “Toplum olarak adeta cinnet günleri yaşıyoruz. Olup bitenler hepimizin gözü önünde seyrediyor. Fanatik parçalara ayrılmış toplumda yurttaşlar olarak, bu şiddet sarmalını meşrulaştıracak bahanelerle kendi takımımızın haklılığını savunur durumdayız” diyerek EÜ’de yaşanan olayla ilgili süreci anlattı.

“FARKLI İDEOLOJİK GRUPLAR, MÜCADELELERİNİ ŞİDDETLE BESLEMEYE ÇALIŞIYORLAR”
Ege Üniversitesi’nde olayların her geçen gün tırmandığını dile getiren Önen,“Uzun yıllar sonra Ege Üniversitesi’nde de kan aktı ne yazık ki. Her geçen gün tırmanan olaylarda şiddet, adeta bir yöntem haline gelmişti. Farklı ideolojik gruplar, varlıklarını ve mücadelelerini şiddetle beslemeye çalışıyorlar. Ders sırasında, sıradan bir mesele yüzünden başlayan tartışma, yumruklaşmayla sonuçlanıyor. Ertesi gün bunun intikamını almak için eli bıçaklı, satırlı ve demir sopalı kalabalık bir grup Eğitim ve Edebiyat Fakültesi’ni basıyor. Yaşayanların “dehşet tablosu” olarak tarif ettiği bu olay sırasında bir öğrenci ölüyor, biri ağır en az beş öğrenci de yaralanıyor. Polis geç mi geldi veya biraz olay olması istendi mi bilemiyorum. Çünkü istihbaratın olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla şiddeti önlemek ve can güvenliğini sağlamak için polisin yetkisinin olmadığını söylemek doğru değil” dedi.

“BASINDA VE SOSYAL MEDYADA YAPILAN YORUMLAR ÇOK VAHİM”
Bu kanlı olaydan sonra basında ve sosyal medyada yapılan yorumların çok vahim olduğunu söyleyen Önen, “Faşist saldırı”, “Öldürmeye geldi kendi öldü” veya “Bölücü hainler bir öğrenciyi katletti” gibi söylemler çok yanlış. Hep beraber bu nefreti ve gerilimi nasıl düşürürüz diye düşüneceğimize, tuttuğumuz tarafın haklılığını ispatlama telaşına düşüyoruz. Şiddet atmosferine kendimizi öyle kaptırdık ki, sağduyu çağrısı yapacak kimse kalmıyor. Yapan olsa da ortada dinlemeye müsait kimse yok adeta” şeklinde konuştu.

Haber: Emel OTURAK