CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit, sayıları 65 bini bulan ve atama bekleyen tıbbi sekreterlerin mağduriyetini Meclis’e taşıdı. Hükümetin taşeronu kaldırmaya yönelik vaatlerde bulunurken aynı zamanda taşeronla tıbbi sekreter alımı uygulamalarını eleştiren Yiğit, bu durumun aileleriyle birlikte 250 bin kişiyi etkilediğini belirtti. Atanamayan tıbbi sekreterlerin çözüm bekleyen sıkıntılarını Sağlık Bakanlığı bütçesi görüşülürken komisyonda dile getiren Ali Yiğit, konuyu hazırladığı önergeyle Meclis gündemine de taşıdı.
“BİNLERCE TIBBİ SEKRETER ATAMA BEKLİYOR”
Özellikle 2013 yılından itibaren taşeron alımların büyük oranda artmış olduğuna dikkat çeken Yiğit konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 2013 yılı öncesi yılda 2000 - 3000 arası Tıbbi Sekreter alımı yapılırken son iki buçuk yılda yapılan toplam Tıbbi sekreter alımının ise 1300 kişiyi bulmadığını ifade etti. Tıbbi Sekreterlik eğitimi alanların iş alanında, çalışma koşulları ve özlük hakları konusunda yaşadıkları mağduriyetin, mesleğin yasayla tanımlanmamış olmamasından kaynaklandığını dile getiren Yiğit, “Atama bekleyen binlerce tıbbi sekreter varken Sağlık Bakanlığı son yıllarda hemen hemen bütün tıbbi sekreter ihtiyacını hizmet alımı ile yani taşeronla karşılamaktadır. Bu durum yıllarca çeşitli zorluklarla eğitim almış ve Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik programından mezun olmuş atama bekleyen tıbbi sekreterleri büyük hayal kırıklığına uğratmıştır. Halen bu işin eğitimini gören, KPSS’den de yüksek puan aldığı halde atanamayan 65 bin kişi önünü görememekte, hayatlarına yön verememektedir” dedi.
“MESLEKİ TANIM NEDEN YAPILMIYOR?”
Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu tarafından yanıtlanması talebiyle hazırlanan önergede şu ifade ve sorulara yer verildi:
1. Ülkemizde halen görev yapan tıbbi sekreter sayısı kaçtır? Bunların ne kadarı mesleki eğitim mezunu, ne kadarı sertifikalıdır?
2. Ülkemizde sağlık sektörünün yıllık olarak tıbbi sekreter ihtiyacı ne kadardır? 2016 yılı için tıbbi sekreter ihtiyacı ne kadardır? Bu ihtiyacın ne kadarı atamayla, ne kadarı hizmet alımı yoluyla karşılanacaktır?
3. Tıbbi sekreterlik hizmetinin taşeron yöntemiyle yürütülmesi bakanlığınızın sağlık politikalarına ne kadar uygundur? Sertifikalı tıbbi sekreterlerin donanımı hizmet için yeterli midir? Bu yöntemle tıbbi sekreterlik mesleğinin değersizleştirildiği iddiaları doğru mudur?
4. Hizmet alımı nedeniyle güvencesiz çalıştırılan tıbbi sekreterlere uygulanan maaş ve özlük hakları konusundaki politikalar, kaliteli hizmet alımı için ne kadar adaletlidir?
5. Bakanlığa bağlı sağlık kurumlarında tıbbi sekreterlik hizmetlerinin taşeron firmalar aracılığı ile yürütülmesi yerine, devlette hizmetin devamlılığı esas alınarak, atama bekleyen ve her yıl bu işin eğitimini alarak mezun olan binlerce tıbbi sekreterin atanmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır?
6. 6225 sayılı kanunun 9. Maddesinde 25 meslek unvanı tek tek tanımlanmış olmasına ve mezun olacakları bölümler ve programlar tek tek belirtilmesine karşın “Tıbbi Sekreterlik” bölümünün mesleki tanımı neden yapılmamaktadır?
(EMEL OTURAK)