12'si AKP'li, 5'i CHP'li, 1'i MHP'li olmak üzere 18 milletvekili ve 3 uzmandan oluşan heyet,ilk olarak İzmir'in Dikili ilçesinde bulunan jeotermal seraları gezdi.
AMAÇ GEZİP GÖRMEK-BİLGİ EDİNMEK
Petkim Tesislerinde; gazetecilere Komisyonun İzmir'e yaptığı inceleme gezisi hakkında bilgiler veren TBMM Çevre Komisyonu Başkanı AKP İstanbul Milletvekili Erol Kaya, şunları söyledi; "Çevre komisyonu olarak yasama faaliyetlerinde bulunan bir komisyonuz. Yaptığımız bu yasama faaliyetlerinin hükümet nezdinde uygulanması, bölgedeki hassasiyeti, sanayicilerimizin çalışmalarını yerinde incelemek ve vatandaşta çevre bilinci oluşturması bazında neler yapılabilir bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Geçen ay komisyon Kocaeli ve İstanbul bölgelerine incelemelerde bulundu bu ayki incelerimizide İzmir'de gerçekleştiriyoruz. İzmir Türkiye hızının üstünde bir gelişme gösteriyor. Bu gelişmeyi gösterirken çevre ile ilgili yaptığı iyileştirmeler nelerdir bunları araştırıyoruz. 2008 yılında yine çevre komisyonumuzun hazırladığı rapor sonrası geçen dört yıllık sürede gerçekleştirilen çevre koruma yatırımları hakkında yerinde incelemeler gerçekleştirdik. Yaptığımız incelemede çevreye saygının ne kadar korunabildiğini inceleme fırsatı bulduk. Edindiğimiz bilgileri bir rapor olarak yayınlayacağız. Hong Kong sözleşmesini komisyon olarak kabul ettik. Bu yüzden demir çelik, enerji yatırımları ve gemi söküm sektörlerini gezmekte bizim için önemli bir husus haline geldi. Türkiye'nin önünde kalkınma hareketinde en önemli unsur enerji üretimidir. Fakat önemli husus çevreye saygıda ne kadar başarılı olunmuş onu da gördük. Çevre ile barışık çevreye saygılı bir kalkınmadan yanayız kirletmeyi öncelik olarak gören hiçbir enerji yatırımına evet dememiz beklenemez "dedi
ÜLKEYE ENERJİ LAZIM
Aliağa'ya kurulmak istenilen kömüre dayalı termik santrallerden 2 tanesine ruhsat verildiğini, 3 tanesinin de yolda olduğunun hatırlatılması üzerine Erol Kaya, sanayinin hızla gelişmesi ile birlikte enerji ihtiyacının da arttığına dikkat çekerek "Bu ülkenin enerjiye ihtiyaçı olduğu bir gerçek. Ama feda ettiğimiz, gelecek nesillere devredeceğimiz yapı ile kalkınacağımız yapı arasındaki dengeyi iyi gözetmemiz lazım" dedi.
'YÖRE HALKI VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN GÖRÜŞÜ ÖNEMLİ'
Çevre Komisyonu'nun CHP'li üyesi İstanbul Milletvekili Melda Onur ise gazetemize yaptığı açıklamada; komisyon olarak özellikle ülkemizin çevre sorunlarının yaşandığı bölgelere inceleme gezileri düzenlediklerini belirterek "Biz inceleme yaptığmız yörelerde öncelikle yöre halkının ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerine önem veriyoruz”dedi.
Aliağa'ya gelmeden önce Bergama'nın bazı köylüleri ve muhtarları ile görüştük. Bergama'nın Kozak yaylasındaki çam fıstığı ağaçları 2004 yılından buyana bazı ağaçların verimi düşmüş veya kurumaya yüz tutmuş. Baktığınızda bunun sebebi çok yönlü. Ama tamamen bu bir sorun çevre sorunu. Çevre bir politika değildir. Çevre; emerji, ulaştırma, sağlık ve diğer politikalarımızın altında durması gereken bir temeldir. Çevreyi enerjiye karşı, ulaştırmaya karşı bir olgu olarak görmemek lazım. Bütün politikalarımızın çevreci olması gerekir. Kozaktaki olay tarımı etkiliyor, çevreyi etkiliyor, sağlığı etkiliyor. Bugün ağaçların dili yok ama ordaki soludukları havanan zehirli olduğunun sinyalini veriyorlar. Çünkü kuruyorlar.
Bir de orada insanlar yaşıyor. O yüzden hiç bir ekonomi diğerini öldürmemeli. Çok dengesiz ekonomik gelişme bir yerlere zarar veriyor. Ekonomik gelişmemizi dengeli bir şekilde yapmalıyız. Hem enerjimizi, hem ulaştırmamız hem diğer sektörlerimiz sağlıklı bir şekilde yürüsün. İnsanlarımız zarar görmesin" diyerek, komisyonda denetleme anlamında en önemli görevlerden birisi bu olduğunu ifade etti.
'GEMİSÖKÜM'E İLK DEFA GELDİM'
Aliağa Gemisöküme ilk defa geldiğini ifade eden Melda Onur, "Gemisöküm işinin hem yapana, hem sektöre iyi para kazandırdığı ifade ediliyor. Ama bizim olaya bakışımız bu iş yapılırken çevre duyarlılığı ne şekilde. Tabiki bu tip sanayilerimiz olacak. Belki dünyanın pek çok yerinde olmayan bir sektör. Bizim halkımız hem gemi yapımında, hem sökümünde başarılı.
İzmir gezimiz sırasında birçok sanayi kuruluşunu göreceğiz, inceleyeceğiz, yetkililerinden bilgiler alacağız. Beni daha çok o tesisin bulunduğu yöredeki çevre hareketi ve sivil toplum kuruluşları ile yapacağım görüşmeler ilgilendiriyor. Onlar ne diyor, ne düşünüyorlar bu benim için önemli" dedi.
'KOMİSYONUMUZ TALİ BİR KOMİSYON'
Kirlilik yaratan bir tesise tutacakları raporlarla herhangi bir yaptırm uygulayabiliyor musunuz? şeklindeki sorumuza ise Millitvekili Onur şu cevabı verdi; "Biz mutlaka incelemelerimizle ilgili bir rapor düzenliyoruz. TBMM Çevre Komisyon tali bir komisyon. Ama yaptırım gücü; komisyonda veya parlementoda değil. Yaptırım gücü sivil toplum kuruluşlarında, kamoyunda, medya da. Biz özellikle muhalefet milletvekilleri olarak arkamıza kamuoyunu, medyayı almadan her hangi bir yaptırım gücümüz yok malesef şu anki meclis aritmatiğinde. O yüzden kamuoyunun, sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin, özellikle yerel medyanın ateşleyici olması kamuoyunu Ankara'ya taşıması gerekiyor. Bu konu ne kadar dillendirilirse kamuoyu baskısı kurulursa, bürokratlarda teknogratlarda o yönde çalışma yapacaktır. Hükümetlerde baskı kurularak adımlarını geri atacaklardır. Kirleticilerin başka türlü geri adım atacakları yok" diye sözlerini tamaladı.
Çevre Komisyonu üyesi ve AKP İzmir Milletvekili Aydın Şengül de ev sahibi İzmir Milletvekili olarak Komisyon üyelerini ağırlamaktan son derece mutlu olduğunu belirterek, İzmir'in en önemli sanayi kenti Aliağa'daki tesislerin sorunlarını yerinde görmek, yetkililerinden bilgi almak amacıyla geldiklerini söyledi.
Aliağa'da özellikli tesisleri seçtiklerini de belirten Şengül, "Aliağa'da Petrokimya sektörü var. Bu alanda Petkim'i, Demirçelik Çelik sektörü var bunlardan bir tanesini, ülkemizde tek olan Gemisöküm'ü seçtik. Bunları ziyaret ederek bu tesislerimizi yakından görme fırsatımız oldu.
Gayet verimli geçiyor. Biz çevreye duyarlıyz. En önemli felsefelerimizden bir tanesi sürdürülebilir kalkınmadır. Nasıl insan olarak sağlığımıza dikkat ediyorsak, zararlı besinlerden uzak duruyorsak, sağlıklı yaşamak istiyorsak çevre ile sağlıklı yaşamak için teknolojiye uyum sağlayacak gelişme göstermek gerekiyor. Siz her türlü sanayi teknolojiyi getirebilirsiniz. Denetlemenizi yapmak şartıyla" diye sözlerini tamamladı.
Petkim'in ardından Türkiye'deki tek gemi söküm tesisi olan Aliağa Gemisöküm tesislerini gezdiler. Burada Heyet Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği Başkanı Adem Şimşek'den tesisler hakkında bilgiler aldıktan sonra Derneğin AR-GE uzmanı Ersin Çeviker'in slayt sunumu ile gemi söküm tesisleri hakkında ayrıntılı bilgi sahibi oldular.
Heyet yoğun programı nedeni ile sırası ile İDÇ termik santral alanını ve Enka Kombine Doğalgaz Çevrim Santrali'ni ziyaretin ardından Aliağa'dan ayrıldı.