
Eskiden Aliağa civarında birçok köy kurulmuş olmasına rağmen bazıları günümüzde mevcut değildir. Bu köyler Kızıl Kilise köyü, Temaşalık Korusu, Orayda Köyü, İnkayacık, İnliköy, Kaya Alan Köyü, Ahmet Dede Köyü, Akbaş Köyü, Divlid köyü, Harbende Köyü, İncibükü Köyü,Yayağaç köyleridir. Aliağa Ekspres gazetesi olarak başlattığımız köy gezilerimizin altıncı durağı, 350 yıl önce kurulmuş olan, zamanında Yunt Dağı'nın en gelişmiş köylerinden olan Hacı Ömerli Mahallesi'nin Muhtarı Ali Dündar ile köy hakkında röportaj yaptık.
Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?1959 doğumluyum. İlkokulu eski Hacı Ömerli köyünde okudum. Ortaokulu Zeytindağ’da okudum. Liseyi ise Bergama Lisesi torna-tesviye bölümünde okumaya başladım. Zamanın şartları nedeniyle birinci sınıftan bıraktım. Askerden geldikten sonra 2 yıl Petkim'de çalıştım. Daha sonra da Karayollarında işe başladım. Oradan da 26 yıl çalışarak emekli oldum. Emekli olduğum yıl muhtar seçildim. Evliyim. İki tane evli oğlum var.
Mahalleniz (köyünüz) hakkında bilgi verir misiniz?Köy iken mahalle olduk. Öyle bir şey ki tapu dairesine gitmeden, köyümüze ait mallar otomatik olarak belediyeye geçti. Tabii ki hükümetin çıkarmış olduğu 6360 sayılı kanuna göre bu tapuların belediyeye devredilmesi sözkonusuydu. Burada 3 parça olduğumuzdan resmi kayıtlara 499 hane 650 bağımsız bölüm olarak görülmektedir. Toplamda 350 hane ve 850 civarında nüfusumuz bulunmaktadır. Mahallemizin çoğu emeklidir.
Muhtarlık yaptığınız dönem içerisinde mahallenizde yapılan en önemli yenilikler nelerdir?Yeniliklerimiz olarak, köyümüzde açık hava düğün salonu yoktu. Sağ olsun bundan önceki belediye başkanımız yardım etti, bir düğün salonumuz oldu. Bir de il genel meclisi üyelerimiz özel idare kapanmadan önce Tarık Uslu, Özer Örnek ve Nesrin Beykoz'un büyük yardımı oldu. Cezaevinin önündeki gölet doğal gölettir. Bu göletle sulama göleti olarak, 1 trilyon 400 milyar harcanarak arka tarafımızdaki 2000 dönümlük arazimin sulanmasını sağladılar. Kapalı devre sistem döşendi. 2 yıldır çalışmaktadır. Artık bundan sonra 6360 sayılı kanuna göre bu destekleri belediyeler verecektir. Geçen başkan döneminde de bu başkan döneminde de söyledim. Köylere zirai her türlü yardım yapılabilinir. Ben hem muhtarım hem de muhtarlar deneği başkanıyım. Örneğin Aliağa Belediyesi'nden bunlarla ilgili istediğimiz; entegre olmamış tesislerde bütün köylerde büyük baş hayvanlara bedelsiz olarak tohumlama yapılsın. Vatandaşın kendine ait bir iki entegre tesis var ama bunlarda kendi işlerini yapıyorlar. Diğer vatandaşlarımızda belediye kendi veteriner gurubuna bir iki ilave yaparak bu tarz tesisler olabilir. Şuana kadar da yapılmış değil. Belediyemizden tarıma da daha fazla destek vermesini istiyoruz.
Mahalleniz halkının isteklerine cevap verdiğinize inanıyor musunuz ?Çoğunluğuna verdiğime inanıyorum.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Aliağa Belediyesi beklentilerinize cevap verebiliyor mu?Şimdi büyükşehir belediyesi geçen yıl olsun bu yıl olsun beklentilerimize cevap veriyor. Zaten yapacağı işler belli, arazi yolları olsun, kanalizasyon olsun, arıtma olsun bunlarla ilgileniyor. Yerel yönetimde ise, geçen Aliağa Belediye Başkanımız geldi. Yapılacak eksikliklerimizi söyledik. Yerine getirileceğini söylediler. Ama ben bu kanunla ilgili bütün belediyelerin hazır olmadığını düşünüyorum. Yani bu köyleri mahalle yapmak kolay ama benim bozuk yolumu yapamıyorsun. Benim yapmam için de imkan verilmiyor. Ben de bekliyorum. Dilekçe veriyorum, müracaatımı yapıyorum program alınmıştır, 2015 yılında yapılacak diyorlar. Belediyeler bunlara hazır değil. Ekipman olarak ve işçi olarak da hazır değil. Köylerle ilgili bir birim kurmadan köylere hizmet götürmek çok zordur. Bir de Aliağa Belediye Başkanımıza, yardımcılarına da ulaşmak çok zordur. Yani derdimizi anlatacak insan bulamıyoruz, randevu alamıyoruz. Bunlarla ilgili muhtarları dışlayarak görev yapmak zor olur. Yapılacak işlerde muhtarlarla işbirliği içinde olurlarsa daha iyi olur ve daha verimli olacağını düşünüyorum.
Mahallenizin ulaşım durumu nasıl?Köyümüzün ulaşımı Şakran minibüsleriyle sağlanıyor. Ama biz mesela Yeni Kalabak araçlarının köyün içinden geçerek buradan çıkmasını isityorduk. UKOME yetkileri incelediler olumlu yanıt verdiler ama en son Menemen Bölge Trafikten gelen yetkili onaylamayacağını söyledi. Köyün içinden araçların çıkmasının trafik lambası olmayan bir yerden toplu taşıma aracının çıkması tehlikeli olacağını söyledi. Ama buradan da 5 tane öğrenci servisi gelip gidiyor. Ben Karayollarına da müracaat ettim. Karayollarından da olumsuz cevap geldi sonra da Karayollarından gelip iki saat buraya incelediler. Öğrenci araçların geliş gidişlerini görüp, ikaz tipinde ışıklı lamba olabilir dendi. İkaz ve kontrollü ışığın buraya uygun olduğu söylendi ama henüz yapılmadı. Bu da çok önemli; bizim köyümüzde araç çok. 5 tane öğrenci servisi geliyor, Kalabaktan gelenler burada geçiyor. Geçenlerde Belediye Başkanımıza söyledim bu konuyu görüşelim dedi.
Mahallenizin eğitim durumu nasıl?Eğitim sorunumuz var. Köyümüzde çocuk çok az geçen yıl 30 ve üzeri öğrenci vardı. Bu yıl 20 öğrenci var. Köyden birkaç kişi çocukların her gün Şakran'a götürüp getiriyorlar. Şu an 16 çocuk kaldı. 20 öğrencinin üzerine iki öğretmen veriyorlardı. Biz 20 üzerine çıkmadığımız için dört tane sınıfa aynı yer ve tek sınıfta bir öğretmen hizmet veriyor. Bir de ana sınıfımız var okulumuzda. Dört tane derslik var. Bunlardan iki tanesi bomboş duruyor. Koca köyde 20 öğrenci çıkmıyorsa, bazı veliler başka yerde çocuklarını okulla götürüyorsa bana göre eğitimizde sorun vardır. Ortaokul ve lise taşıma eğitimle Şakran'a gidiyor.
Mahallenizde kültürel faaliyetler var mı?Köy muhtarlığı döneminde kültür faaliyet yaptık. Ama bunlar da yardımlaşma ve belli bir gideri olan şeyler. İki defa deve güreşi yaptık bir defa köy hayrı keşkek yaptık. Milletvekillerini davet ettik. Bundan sonra bu etkinliği yapmak için belediyenin yardımcı olması gerekiyor.
Mahallenizin geçim kaynakları nelerdir?Geçim kaynağımız olarak halkımızın çoğu emeklidir. Ama köyde yaşadığımızdan hepimizin az çok zeytinliği, tarlası ve hayvanları vardır. 700 Büyükbaş civarında hayvanımız var. Hayvanlarımızın çoğu yukarıdaki köyümüzdedir. Biraz önce bahsettiğimiz gibi 2000 dönüm sulama ile arazi tarımcılığı da yapılıyor. Yoncadır, mısırdır, zeytinciliktir ve sebzedir geçemizi sağlıyoruz.
Mahallenizin caddeleri ve sokaklarındaki yolların durumu nasıl?
Zaten biz köy muhtarı olarak bunları tamamladık. Bir iki sokak kaldı onların da yapılması için belediyeye bildirdik bekliyoruz.
Mahallenizde kaç tane çocuk parkı var? Belediyeden yapılması için talep ettiniz mi?
Parkımız iki tane büyükşehir, bir tanesi Aliağa Belediyesine park yaptırdık. Üç tane parkımız var. Ama bir tane daha oyun parkına ihtiyacımız var.
Sizce mahallenizin en önemli sorunu nedir?En önemli sorunu; bunun belediyelerle veya kanunla ilgisi yok ama bizim köyümüzün kadastro davası var. 1965 yılında açılmış bir davadır. 270 parselle açılmış, hazine bunu davalı duruma düşürmüş. Bu civarda en çok merası olan köyüz. 5000 dönüm bir mera almış. Bunun birazını Çaltılıdere ve Kalabak ortak almış çok büyük bir kısmı bizdedir. Burası davalı duruma düşmüş. Belli zaman içerisinde ehli parsel hakkı savunulamamış. 1970 yılında köy tüzel kişiliyi üzerine tapulanmış yıllarda beri davalara devam etmiş halen daha bitmedi. Muhtar olduktan sonra bu konuya çok önem verdim. Vatandaşlar burada çok kayba uğradı.2800 dönüm arazinin davalı durumda olması nedeniyle vatandaş hak kaybına uğradı. Bizim burası üçüncü derece sit alanı, yol altı birinci derece sit alanı. 1989 yılında ilan edilmiş, ama davada 1965 açılmış olduğu halde engel bir durum yok. Hükümet 2007 yılında bir kanun çıkarmış, birinci derecede sit alanları zilliyetlik yolu ile iktisap edilemez denmiş. Bu derdest davalarını kapsar. Şimdi zilyetlik 20 yıl. Bizim de burada 200 yıllık bir geçmişimiz var. 50-60 yıldan beri bitmeyen bu davada sit davası değil mülkiyet davasıdır. Vatandaşın hakkını mülkiyetini vererek birinci derecede sit kuralları yine aynı şekilde geçerli olur. Bu davaların bitirilmesi için hala uğraşıyoruz. Hükümet bir de geçen yıl tüm ilçelerdeki kadastro mahkemeleri kapattı. Bunların hepsini Bayraklı'ya topladı ayın 17 sinde Hakime hanımla görüştüm. 220 parselli dava şimdi olmuş 2000 kişi. Davayı açan kişilerden ölenler olmuş, onun varisleri çoğaldıkça kişi sayısı da çoğalmış. Bu durumda da sıkıntılı bir durum oluşmuş. Bitirmek içi uğraşıyoruz .Kimse tarlasına ne su alabiliyor, ne elektrik, ne de hayvan damı yapabiliyor. Çünkü mülkiyeti belli olmayan bir yere bir işlem yapılması için izin alamaz. Bu durumda en büyük vatandaşımızın köyümüzün sorunu bu.
Aliağa ve bölgesine hitap eden Aliağa Ekspres Gazetesi’ni nasıl buluyorsunuz?Okuyorum abone değilim, denk geldiği yerde okuyorum.
Son olarak Aliağa Ekspres Gazetesi aracılığı ile Aliağa kamuoyuna ve mahalle sakinlerinize iletmek istedikleriniz nelerdir?Karşıyaka Orman'a bunu yazdık, Cezaevin önündeki gölette kuş çeşitliği oluştu. Şimdi avcılık kanunlarına göre meskun mahalde 300 metre deniliyor. Gölün de yarı yeri 300 metre oluyor. Yarı yerinden sonrası avcılığa serbest orada avcılığa yasaklanması güzel bir görüntü oluşturulacaktır. Pelikanı geliyor, karabatağı ve her türlü kuş çeşidi var sazan balığı da var .Orası doğal bir piknik alanı olacak çevresinin düzenlenmesini istedik. Belediye nasıl yapacak bilmiyoruz da ama burada avcılığın yasaklanması gerekiyor. Bu durumun herkese faydası olacaktır. Cezaevi lojmanları 540 daire var onlarda rahatsız durumda. Avcılar sabahın 5'inde geliyor iki kuş avlamak için. Ama lojmanda oturanlar vardiyalı olarak çalışıyorlar. Atış sesleri herkesi rahatsız ediyor, şikayetçiler. Burada mutlaka kara avcılığının yasaklanması lazım. Bu konuyu ben de İzmir Cumhuriyet savcısıyla konuştum. Tabii ki her şeyin kanuni nizamlara göre halledeceğini düşünüyorum.
Teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.Ben teşekkür ederim. Herkese saygılarımı ve sevgilerimi sunarım
HABER: Nimet ERGÜN