13 Ocak 2026, Salı

HAKKI ÜLKÜ BERHAN ŞİMŞEK, D.T. İÇİN ÖNERGE VERDİ

24 Mart 2007, Cumartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
HAKKI ÜLKÜ BERHAN ŞİMŞEK, D.T. İÇİN ÖNERGE VERDİ

CHP İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü, CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek ve 21 milletvekili Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünde yaşanan hukuksuz uygulamaların ve yönetim zafiyetinin ortadan kaldırılması için alınması gereken tedbirler ile kurumun ihtiyaç duyduğu yasal değişikliklerin saptanması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.

CHP İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü ve CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek tarafından hazırlanarak TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinde, Mine Acar’ın, ‘’dramaturg’’ olduğu için atama kararnamesinin Cumhurbaşkanından geri döndüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevini vekaleten yürüttüğü kaydedildi.

Acar’ın döneminde Devlet Tiyatrolarının; kadrolaşma ve yolsuzlukların yaşandığı, kimi çalışanlara karşı baskı ve sindirme politikalarının yürütüldüğü, çağdaş bir sanat

Önergede, Danıştayın yönergeyi iptal etmesinin ardından, televizyon dizilerinde oynayan sanatçıların durumuyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanı ile Devlet Tiyatroları yönetimince yapılan açıklamalar eleştirildi.

CHP, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünde yaşanan hukuksuz uygulamaların ve yönetim zafiyetinin ortadan kaldırılması için alınması gereken tedbirler ile kurumun ihtiyaç duyduğu yasal değişikliklerin saptanması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.

CHP İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek ve tarafından hazırlanarak TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinde, Devlet Tiyatrosu Yasasının 4. maddesine aykırı olarak Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü makamına getirilen, fakat kadrosu “dramaturg” olduğu için atama kararnamesi Cumhurbaşkanından geri dönünce bu göreve vekaleten atanan, Mine Acar döneminde Devlet Tiyatroları; kadrolaşma ve yolsuzlukların yaşandığı, kimi çalışanlara karşı baskı ve sindirme politikalarının yürütüldüğü, çağdaş bir sanat kurumuna hiç yakışmayacak sansürlerin uygulandığı, kanunsuz ve yönetim iradesinden yoksun bir kurum olarak anılmaya başlamıştır.Devlet Tiyatrolarında yaşanan sorunların başlıca nedeni, şu anda Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmekte olan Mine Acar göreve geldikten sonra “Devlet Tiyatroları Görev ve Çalışma Yönergesi”nde yapılan değişikliklerdir.06.01.2006 tarihinde Bakan onayından çıktığı halde, tam 5 ay Devlet Tiyatrosu çalışanlarına dahi açıklamayan bu yönergeyle, Devlet Tiyatrolarının işleyişi, kadro tanımları, kurum dışı çalışma izinleri, sınavlar, göreve alış ve benzeri konularda çok önemli değişiklikler getirilmiştir. Özellikle yönergeye konulan bir madde ile dramaturg kadrosunda bulunan Mine Acar’a, ‘Sanatçı’ kadrosuna geçme yolunun açılması, kişiye özel bir değişiklik olarak algılanmış ve Mine Acar’ın yürüttüğü göreve asaleten atanmak için “hukuki bir dayanak” hazırlama çabası içinde olduğu iddia edilmiştir denildi.

Araştırma önergesinde ayrıca,Mine Acar’ın, “kendi adına bir avantaj elde etmediğini” söylemenin imkansız olduğu bu değişikliğin yanında başka bir değişiklikle de, bugüne kadar branşları saptanmış meslek lisesi mezunlarının çalıştırıldığı Devlet Tiyatroları Teknik Kadrolarına, bu defa branş belirtilmeden, meslek ya da düz lise mezunlarının da alınması öngörülerek, bu kadrolara İmam Hatip liselerinden mezun olanların da girebilmesinin önü açıldığı belirtilerek, “Getirilen değişikliklerin çoğu, 1310 sayılı yasayla değişik 5441 sayılı Devlet Tiyatroları Yasası’na aykırı olduğundan, sanatçıların ve çalışanların oluşturduğu sivil toplum örgütlerinin açtığı davalar sonucunda bu yönerge, Danıştay tarafından iptal edilmiştir.Bu karar üzerine Mine Acar yönetimi, “130 kişilik kadro almıştık bunu kullanamayacağız… Devlet Tiyatrosu çalışanları artık TV dizilerinde oynayamayacak” gibi, konuyu saptırmaya ve bilgi kirliliği yaratmaya yönelik açıklamalar yaparken, Kültür ve Turizm Bakanı da sanatçıları, “kendi ayaklarına kurşun sıkmakla” suçlamaktadır. Oysa, Mine Acar’ın fedakarlık yaparak gidereceğini söylediği bu sorun, 1310 sayılı yasanın 5. maddesi son paragrafında ve 2007 yılı sanatçı sözleşmesinde zaten çözümlenmiş durumdadır. Danıştay’ın verdiği karar ortadayken sanatçıları adeta kanuna uymakla suçlayan ve “Ne güzel hukuksuz bir iş yapıyorduk, bunu mahvettiniz” demeye getiren bu açıklamalar; bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti adına utanç vericidir. Sorun, sanatçıların dizilerde görev alamaması değil, Mine Acar’ın bu yönergeye dayanarak elde etmiş olduğu “sanatçı” kadrosunu kaybetmesi ve Bakanlığın ise kadrolaşma çabasının engellenmesi olarak görülmektedir.Devlet Tiyatroları şu anda zaten; görevde yükselme sınavına girmeyi bile hak etmeyenlerin yasadaki boşluklar sayesinde terfi ettirildiği, hukuksuz atamalar yapılırken kimi çalışanların da baskı ve yıldırma politikalarıyla kurumdan uzaklaştırılmak istendiği, Genel Müdür vekilinin bile “haberim yok” dediği sansürlerin yaşandığı, henüz sezonu açamayan sahnelerin olduğu, oyunların sürekli iptal edildiği, kimi yolsuzluk ve taciz gibi suç iddialarıyla dahi gündeme gelen, hukuki ve idari olarak çökmüş bir kurum halindedir. TBMM’nin denetim yetkisini kullanarak bu güzide kurumumuzun içine düşürüldüğü bu halden kurtarılmasında etkin rol oynaması bir zorunluluktur. Bu nedenlerle, “Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nde yaşanan hukuksuz uygulamaların ve yönetim zafiyetinin ortadan kaldırılması için alınması gereken tedbirler ile kurumun ihtiyaç duyduğu yasal değişikliklerin saptanması amacıyla” Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması için gereğinin yapılmasını istediklerini belirttiler.

kurumuna hiç yakışmayacak sansürlerin uygulandığı, kanunsuz ve yönetim iradesinden yoksun bir kurum olarak anılmaya başlandığı savunulan önergede, sorunların başlıca nedeninin, Devlet Tiyatroları Görev ve Çalışma Yönergesinde yapılan değişiklikler olduğu öne sürüldü.