13 Ocak 2026, Salı

‘AÇIKLAMAYI BİRİLERİ İSTEDİ’

24 Temmuz 2012, Salı Paylaş Gönderiyi Yayınla
‘AÇIKLAMAYI BİRİLERİ İSTEDİ’
SOCAR Enerji Grubu tarafından Petkim Yarımadası’na kurulması planlanan termik santral ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Muhtarlar Derneği’nin açıklamasına katılmadıklarını belirten bir grup muhtar basın toplantısı yaparak tepkilerini dile getirdiler.

Muhtarlar, Kent Konseyi Başkanı Yakup Öztürk’ün Almanya’ya bile gelmemesine karşın, açıklamada görüşüne yer verilmesinin birilerinin isteği üzerine olduğunu ifade ettiler.


Haber: Şahap AVCI

Socar Enerji Grubunun  Petkim Yarımadasına kurmak istediği petrokoka dayalı termik santrale karşı tepkiler sürüyor.

Halkın protestosu  üzerine yapılamayan Çevresel Etki Değerlendirme toplantısında yükselen tepkileri azaltmak için Socar yönetimi, santralin çevre için tehlikeli olmadığını anlatmak için çeşitli çalışmalar başlattı. Bu kasamda Aliağa’dan 20 köy ve mahalle muhtarını Almanya’ya götüren şirket, burada kurmak istediği stantralin benzerlerini gezdirdi.

İnceleme gezisinden dönen Aliağa Muhtarlar Derneği Başkanı Hacıömerli Muhtarı Ali Dündar’ın yapmış olduğu basın açılması bazı muhtarların tehkisini çekti.

Bazı köy ve mahalle muhtarları ile bir basın toplantısı yapan Siteler Mahallesi Muhtarı Sedat Okşar, Ali Dündar’ın yapmış olduğu açıklamanın dernek üyesi muhtarlarla paylaşılmadığı ifade etti.


Sedat Okşar, muhtarlık binasında Kazım Dirik Mahallesi Muhtarı Sevil Köse, Yenimalle Muhtarı Mehmet Balcı ve Güzelhisar Mahallesi Muhtarı Mustafa Erdeniz ile birlikte yaptığı açıklamada; Almanya gezisi sonrası Muhtarlar Derneği adı altında basına servis edilen basın bültene tepki gösterdi.

KENT KONSEYİ BAŞKANI’NA TEPKİ

Okşar, Aliağa Kent Konseyi Başkanı Yakup Öztürk’ün termik santrali ile ilgili hiç bir görüşünü muhtarlarla paylaşmamasına karşın basın bülteninde görüşüne yer verilmesinine anlam veremediklerini ifade ederek, “Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Dündar ve Kent Konseyi Başkanı Yakup Öztürk’ün görüşlerine katılmıyoruz. Yapılan açıklama bilerinin isteği üzerine yapılmış bir açıklamadır. Sayın Yakup Öztürk, Aliağa Kent Konseyi Başkanı olarak bugüne kadar muhtarları toplantıya çağırıp bir bilgi mi vermiş, Almanya’ya gelip o tesisleri görmüş müdür ki Muhtarlar Derneğinin basın açıklamasında görüş belirtiyor? Söz konusu açıklama Muhtarlar Derneğinin, Aliağalı muhtarların görüşü değildir. Tamamen birilerinin issteği üzerrine yapılmış bir açıklamadır” diyerek açıklamanın bütün muhtarların görüşüymüş gibi bir algıya düşülmemesi için basın toplantısı yapma gereği duyduklarını ifade etti.

SORULARIN CEVAPLARINI BEKLİYORUZ

Yaplılan açıklamadan yola çıkarak bazı sorular sorma gereği duyduklarını belirten Okşar açıklamasını şöye sürdürdü;

“Bizler Almanya'dayken Almanya Başbakanı Merkel'in yaptığı 2050 yılına kadar tüm fosil yakıtlı (kömür, doğalgaz,  fuel-oil ) santrallerden vazgeçileceği yerine güneş, rüzgar vs. gibi yenilenebilir enerjili santraller kurulacağı söylenirken 360 günün 350 günü yağışlı, güneşin az olduğu bir ülkede bunların çalışması yapılırken bu arkadaşlarımızın hala termik santrallere onay ve destek vermesi anlaşılabilir değildir.

Bu arkadaşlarımız yaptığı açıklamalarda tarım alanlarının genişliği ve yeşilliğinden santrallere yakın yerleşim alanları olduğundan birçok termik santralin bir arada olduğundan bahsetmişlerdir. Bizde soruyoruz :Tarım alanlarında hiç domates, biber, salatalık gibi mahsule rastlanmış mı!Yoksa tarım alanlarında Bio-gazlı santrallerde yakıt olarak kullanılan mısır, arpa, buğday, pancar gibi mahsuller mi ekiliydi?Acaba bunların ürünleri Alman halkı tarafından tüketiliyor mu?Yoksa bizim gibi üçüncü dünya ülkelerine mi satılıyor?

Arkadaşlarımız yerleşim yerlerinin santrallere yakın olduğundan bahsetmişler. Yine soruyoruz: Bu santrallerin yanında Aliağa gibi büyük yerleşim yeri görmüşler mi? Yoksa yerleşim alanı olarak gösterilen yerler 10.000 kişinin çalıştığı bir kompleksin çalışanlarının konuşlandırıldığı bir yer midir?

Arkadaşlarımız yine birçok termik santral gördük demişler; madem bu kadar çok termik santralin olduğu bir ülkeye gittik. Neden sadece bizleri biri 1938 yılında diğeri 1962 yılında kurulmuş olan iki santrale götürdüler? Gittiğimiz santrallerden birinin baca yüksekliği 300 metre diğerinin 230 metreyken arkadaşlarımızın sözünü ettiği termik santrallerin baca yükseklikleri neden 70-80 metre arasındaydı?

Gezinin sponsorluğunu yüklenen Petkim her şeyde şeffaf olacağını söylerken neden ilk gün kullandığı tercümanı sorduğumuz bir soru üzerine ikinci günkü gezimizde yanımızda olmasına rağmen çevirileri ona yaptırmayıp neden kendi mühendislerine yaptırmışlardır?”

Kendilerinin konunun uzmanı olmadıklarını da ifade eden Okşar, “Bizler gözlemlerimizi anlatmak için gittik. Gördüklerimizin sonucunda ve Aliağa halkına olan sorumluluğumuzdan dolayı bizler termik santrallerin kurulmasına karşıyız ve de karşı olacağız” diye sözlerini tamamladı.