'İnancımızı yaşayacak bir mabedimiz yok.'
24 Temmuz 2014, Perşembe Paylaş Gönderiyi YayınlaDerneğin kurucu üyelerinden Suat Zengi ise; ‘’Mevzuu geçen taşınmazın tüm işlemlerini dernek olarak biz yaptırdık. Buranın Aliağa Müftülüğü’ne tahsis edilmesi için elimizden geleni yaptık. Aliağa Müftülüğü’ne geçti ama şimdi müftü bize vermiyor. Mağdur durumdayız. İnancımızı yaşayacak bir mabedimiz yok’’ ifadelerini kullandı. Zengi sözlerine şöyle devam etti: ‘’Taşınmazın bize devredilmemesi üzerine Kurtuluş Camii imamı İbrahim Eroğlu: ‘Hocamız burayı Caferilere vermedi. Gazamız mübarek olsun’ dedi. Aliağa Müftüsü ilçede mezhepsel kutuplaşmaya yol açacak, ayrımcı uygulamalarda bulunuyor. Aliağa Müftülüğü’ne yakın kişilerin Yavuz Sultan Selim Han Camii ve Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği adına yeni bir dernek kurarak söz konusu taşınmazın bu derneğe camii ve hafızlık kız kuran kursu inşaatı için tahsis edildiği hususunda ilçede söylenti oluştu. El ilanları ve broşürlerle söz konusu taşınmazda camii ve hafızlık kız kuran kursu inşaatına başlanacağı şeklinde duyurularda bulunuldu’’ Derneğin başkan yardımcısı Erol Gültekin de ‘’Bizim camii yapmamıza engel olmak için vermedikleri arazide, 500 metre yakınında camii olmasına rağmen yeni bir camii inşa etmek için çalışmalar yürütmüşler. Bununla yetinmemişler bir de; bizim hassasiyetlerimizi göz önünde bulundurmadan bizi daha fazla acıtmak için bu camiinin ismini ‘Yavuz Sultan Selim Han Camii’ koymayı kararlaştırmışlar. Bize niçin böyle davrandıklarına anlam veremiyoruz. Biz Türküz. Bu devlete vergi ödüyoruz. İkinci sınıf vatandaş gibi muamele görmek istemiyoruz’’ dedi.Konu ile ilgili bilgisine başvurduğumuz Aliağa Müftülüğü ise açıklama yapmaya yetkileri olmadığını belirtti.