
Aliağa’da bir günlük iş bırakan eğitimciler, düzenledikleri yürüyüşle hükümetin eğitim politikalarını protesto etti.
Eda Ebru NANECİ - Eğitim Sen Aliağa Şubesi hükümet'in eğitim politikalarını protesto etmek için bir günlük iş bırakma eylemi yapan Aliağalı eğitimciler Demokrasi Meydan’ında toplanarak basın açıklaması yaptı. Baskı ve rotasyona karşı olduklarını belirten eğitimciler, Aliağa Eğitim Sen Şube önünden Demokrasi Meydanı’na kadar yürüdü. Hükümetin eğitim politikalarını protesto eden eğitimciler, sık sık slogan attı. Grev kararıyla ilgili basın açıklamasını Eğitim Sen Aliağa Şube Başkanı Mehtap Akyıldız yaptı.
‘Tarafsız, bilimsel, objektif eğitim istiyoruz’Eğitimde 4+4+4 dayatması sonrasında, eğitime yönelik doğrudan siyasi müdahalelerin daha da arttığına dikkat çeken Akyıldız, eğitim sisteminin toplum içinde yeni ayrışmaları ve kutuplaşmaları da beraberinde getireceğini savundu. Düzenlenen basın açıklamasında sık sık ‘Tarafsız, bilimsel, objektif eğitim istiyoruz’ şeklinde slogan atıldı. Grev kararına uyarak iş bırakan çok sayıda eğitimcinin bulunduğu alanda, eğitimcilerin aileleri de yer aldı. Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Ahmet Oktay ise grev yapan eğitimcileri desteklemek amacıyla Demokrasi Meydan’ında yapılan basın açıklamasına katıldı. Eğitim Sen Aliağa Şube Başkanı Mehtap Akyıldız, Türkiye’yi yönetenlerin iç ve dış politikadaki tutumlarından dolayı sorunların ağırlaştığını belirterek, “Eğitim alanında çok yönlü saldırıların ve dayatmaların arttığı bir dönemde sesimizi duyurmak ve sorunlarımıza kalıcı çözümler üretilmesi için bir kez daha alanlardayız. Toplumun farklı kesimlerinin giderek artan ve acil çözüm bekleyen sorunları sürekli geri plana itilirken, eğitim sistemi üzeriden tüm toplum iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirilmek istenmektedir. Eğitimde ve yükseköğretim alanında bugüne kadar yapılan bütün yasal düzenlemeler, hayata geçirilen fiili uygulamalar sadece eğitim sistemini değil, çocuklarımızın, velilerimizin ve bütün toplumun geleceğini ipotek altına almaktadır" şeklinde konuştu.
Velileri ve öğrencileri karşı karşıya getirecek uygulamalarAkyıldız, Milli Eğitim Bakanlığı eğitimde yıllardır acil çözüm bekleyen sorunların bir tarafa bırakıldığını ifade ederken, eğitim müfredatının içeriğine dini söylem ve ifadelerin yerleştirildiğini, okul dönüşümleri sürecinde imam hatiplere ayrıcalık tanındığını, öğrenciler öğretmen yokluğu gerekçe gösterildiğini ve öğrencilerin dini içerikli dersleri seçmeye yönlendirildiğini belirterek, “Türkiye’nin her yerinde imam hatip okullarına yeterli talep olmamasına rağmen normal ortaokullar içinde imam hatip sınıflan açılmış, bazı okullar tel örgü ve duvarlarla bölünerek öğrenciler mağdur edilmiştir. Doğrudan inanç istismarı şeklinde gündeme getirilen her lisede ibadethane (mescit) açılmasının zorunlu hale getirilmesi ve son olarak kılık kıyafet yönetmeliğinde yapılan değişiklikle bütün okullarda başörtüsünün serbest bırakılması, okullarda velileri ve öğrencileri karşı karşıya getirecek uygulamalar olarak dikkat çekmektedir. İktidarın bir sonraki hedefi, karma eğitimi tamamen ortadan kaldırmaktır. Yıllardır toplumda yaratılan kutuplaşmanın bir benzeri okullarda, hatta sınıflarda yaratılmaya çalışılmaktadır" dedi.
Zorla rotasyonBütün okullarda tarihin en kapsamlı sendikal-siyasal kadrolaşma ve tasfiye operasyonun gerçekleştirildiğinin altını çizen Akyıldız şunları söyledi: "MEB, eğitimde yıllardır farklı kimlik, dil ve kültürleri yok sayan, din ve inanç istismarına dayanan, doğrudan dayatmacı politikalarının okullarda istediği gibi uygulanması için okul müdürlerinin tamamına yakınını kendi siyasal kadroları arasından belirlemiş, Eğitim Sen üyesi okul müdürlerinin yaklaşık yüzde 96’sı tasfiye edilmiştir. Bugüne kadar kamu emekçilerinin haklan çıkarılan torba yasalarla sürekli tırpanlanmıştır. Angarya çalışma, performans değerlendirme, mülakat ya da sözlü sınav uygulamaları ile iş güvencemiz elimizden alınmak istenmektedir. Eğitimde bir taraftan yoğun bir siyasal kadrolaşma yaşanırken, son çıkan torba yasa ile öğretmenlere sürgün anlamına gelen zorunlu rotasyon uygulaması yasal hale getirilmiştir. Türkiye çapında görev yapan yüz binlerce öğretmen kendi istekleri dışında zorla rotasyona tabi tutulacak, tarihin en büyük ve en kitlesel sürgünü hayata geçirilecektir."