
Aliağa Gençlik ve Spor Kulübü yöneticileri ile Aliağa Belediyesi’nin ikili ilişkilerinde siyasi yaklaşım nedeniyle menfaatlerin çakıştığını söyleyen antrenör Bilal Özkurt, “Birbirlerine siyasi açıdan değil, sadece Aliağa Gençlik Spor Kulübü çocukları için, gelecekleri için yaklaşsalar hiç problem yok” dedi.
Aliağa Gençlik ve Spor Kulübü’nden futbol antrenörü Bilal Özkurt’a Aliağaspor’u sorduk. Futbol takımını ayakta tutmaya çalışan iki kişiden biri olan Özkurt, “Ne mülki amir, ne esnaf, ne fabrikalar, ne de Aliağa’nın en üst kademelerindeki idari insanlar olsun, hiç kimseden herhangi bir destek almadan yürütmeye çalışıyoruz” diyor ve ekliyor “Aliağa’nın spor geleceği birkaç tane basiretsiz yüzünden ipotek altına alındı. Şu anda kulüp kapanma noktasında.” Şimdi sözü, sorularımızı tüm içtenliği ile yanıtlayan Bilal Özkurt’a bırakıyoruz:
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?30 seneden beri Aliağa’da yaşıyorum. Yaklaşık 10 yaşından beri de Aliağa Gençlik ve Spor Kulübü’nün içindeyim. Profesyonel takıma çıktığı zaman ilk kadroda da vardım. 6 sene bu kulüpte profesyonel olarak oynadım. Çeşitli yerlerde oynadıktan ve futbolu bıraktıktan sonra tekrar amatöre dönerek burada oynadık. Belki kulübümüzü profesyonel tanıma çıkartabiliriz dedik. Şuanda 1. amatör kümede Aliağaspor’un geleceğini kurtarmak için uğraş veriyoruz.
Futbolculuk ve antrenörlük kariyeriniz hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?14 sene profesyonel olarak futbol oynadım. Çeşitli liglerde oynarım. 3 seneden beri burada antrenörlük yapıyorum. Öncelikli olarak 2000 doğumlu genç, minik oyuncularla başladım. Bu sene de kulübümüzün şartları malum, 1. amatörde gençlerimizi sahaya çıkartmak için antrenör olarak burada görev alıyorum.
Kulüp olarak sıkıntılarınız neler?Sezonu bitirdik. Kategori 1. amatörde oynuyoruz ve şuanda 4. sıradayız. Hedefimiz kulübümüzde oynayan çok genç bir grup var. Bu genç gruptan birkaç kişiyi belki üst lige, profesyonel takıma gönderirsek kendimizi başarılı sayacağız.
“BU DURUMUN SEBEBİ KÖTÜ İDARECİLERDİR”Aliağaspor Futbol takımı ile ilgili genel bir değerlendirme yapabilir misiniz?Aslında durumumuzla ilgili söyleyecek ne var bilmiyorum. 1. amatör ligde, sahipsiz bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Ne mülki amir, ne esnaf, ne fabrikalar, ne de Aliağa’nın en üst kademelerindeki idari insanlar olsun herhangi bir destek almadan yürütmeye çalışıyoruz. Sadece bir ya da iki kişi varız. Herhangi bir yardım da almıyoruz. Birkaç tane sevdiğimiz ağabeylerimiz, akrabam diyelim; onların desteğiyle, forma reklamıydı onlar yardımcı oluyor. Biz de kendimizden bir şeyler kattık 12,13 maçtan beri bu şekilde gidiyoruz.
Peki başarılarınız neden istediğiniz seviyeye ulaşmadı? Bunu neye bağlayabiliriz?Bu durumu kötü idarecilere bağlayabiliriz. Birinci önemli unsur, kötü idarecidir. Kötü yönetimler ya da sporu bilmeyip de hasbelkader bir yerlere gelmiş mülki sahibi olmuş insanların sporun başına geçmeleri. İlk önce belediye olarak destek veriliyordu. Belediye idarecileri dahil, geçen dönem idarecileri de dahil bunların isimlerini de herkes biliyor. Uğur Eren’di, Özkan Kaçar’dı, onların altında görev yapan insanlardı… Yani bu kulübün şuandaki durumu bu. Tabi bundan önceki dönemlerde de yanlışlar yapıldı. Belediye Başkanları da yaptı. Neticede bunu siyasi bir oluşum olarak gördüler. Halbuki Aliağa Gençlik ve Spor Kulübü kimsenin arka bahçesi değil. Bunu bu şekilde görmek şart. Sen bir belediyeye geldiği zaman, belediyenin içindeki yönetimler yani siyaseten bunu yönetmeye kalkarsan, kendi insanlarını, işini bilmeyen insanları buraya getirirsen bu kulübü bu duruma düşürürsün. İster istemez düşer. 25 sene önce de bu kulüp belediye tarafından yönetiliyordu ama 25 sene önceki başkanlar ve başkanların görevlendirdiği insanlar futbolun içinden gelip, futbolu bilen, futbollun dilinden anlayan insanlardı.
Aliağaspor Futbol Takımı’nda futbolculuk hayatınızda neler değişti?Çok şey değişti. 25 yıl ben bu kulübün ekmeğini yedim. Bu kulüp sayesinde bir yerlere geldim ve Türkiye çapında da tanınma şansım oldu. Eskişehir’de, Karşıyaka’da, Van’da bu kulüp sayesinde top oynadım. Bu kulüp sayesinde ben profesyonel takıma çıktığım zaman başkanımız Cengiz Bey’di. Ondan sonra rahmetli Selim ağabeydi. Bu kulübe kendi çabalarıyla kattıklarıyla şuandaki kattıkları arasında dağlar kadar fark var. O zamanki insanlar bu kulübe bir şeyler katmaya çalışmışlar. Maddi, manevi ama bu dönemdeki insanlar bu kulüpten çok şey götürdüler, hem maddi hem de manevi… Çok şey götürdüler ve bu kulübün birinci amatörde olmasına neden oldular.
Belki maddiyat bir şekilde toparlanır ama maneviyat da çok önemli…
Maneviyat bitti. Eskiden Aliağaspor Kulübü bir üst kulüptü. Herkes, Bergama’sıydı, Menemen’iydi bizim alt yapımız gibiydi. Şimdi biz Aliağaspor olarak altyapı olduk. Karşıyaka’ya biz 6 tane oyuncu gönderdik. Bunlar benim ve o anda beraber çalıştığımız Yusuf, Alper, Murat, Zeki hocalarımızın bulduğu 2000-2001 doğumlu çocuklardı. Kulübün bu durumda olmasından dolayı bedelsiz olarak Karşıyaka Spor Kulübü’ne gittiler, Menemen’e gittiler. Yani Aliağa’nın spor geleceği birkaç tane basiretsiz yüzünden ipotek altına alındı. Şuanda kulüp kapanma noktasında.
“BU OLANLARI A’DAN Z’YE ANLATMALIYIM”Amatör bir kulüp olmasına rağmen takımların alt yapısına futbolcu verebilen Aliağaspor’un durumu nedir?Aliağa İlçesi’nin Aliağa çukurunun bir an önce, ben olurum başkası olur bir an önce ortak bir akılda buluşup, ortak bir yönetim olarak kurulup güzel bir kulüp ve ya bu kulübün devamında çünkü bu çocukların dört hafta sonra herhangi bir kulübü olmayacak. Nasıl olmayacak? Aliağaspor Kulübü olacak ama hocası olmayacak, yöneticisi olmayacak. Bu çocuklar 18 yaşlarındalar spor olmazsa kötü alışkanlıklar kapıda demektir. Onun için Aliağa’nın bir an önce bu uykudan uyanıp direkt bu olaya el atması lazım. Sosyal medyadan bu iş olmaz. Eski ve yeni yöneticiler ve taraftarlar fark etmiyor hepsine söylüyorum. Sadece sosyal medyada yazmakla bu iş olmaz. Geçen gün bir yazı okudum; ‘Aliağaspor’u ne hale getirdiniz’ yazıyordu. Aliağaspor hala yaşıyor. 12. maça gelmişiz Aliağaspor’un maçlara çıktığını bilmeyen arkadaşlarımız var. Aliağaspor ne benim kulübüm, malım ne Serkan Acar’ın malı ne yönetici Uğur Eren’in malı, ne de Özkan Kaçar’ın malı. Aliağaspor Aliağa’nındır. İnsanların bu bilinçle düşünmesi lazım. Ben burada bugün varsam, yarın yokum. Daha iyi yapabilecek biri varsa ben hemen bırakmaya razıyım. Bunu yönetim bazında da yapılması gerekiyordu. En büyük hata o. Sen bu işi yönetim bazında da yapamıyorsan bu kadar borca sokuyorsan bu kulübü, sen bu işte başarısızsın. Senden daha iyi yapabilecek birileri varsa, önünü açacaksın, onlara vereceksin. Kulübümüzün 5 trilyon borcu var. Bu olanları A’dan Z’ye anlatmalıyım. Neden? Bu benim görevim. Ben bu kulübe çok şey borçluyum.
Aliağa Belediyesi ya da diğer kuruluşlar Aliağaspor’a destek veriyor mu?Kesinlikle hayır. Sadece Serkan Başkan’ın bir desteği var, saha desteği. Benim hoca diplomam yok. Kursum daha gelmedi. Sadece Başkanla gidip oturup konuştuğumda saha desteği verilim dedi bir de kulübe hoca ihtiyacı olduğunu söyledim. Kimi istiyorsan alabilirsin dedi. Murat Topal Hocamız vardı. Onu aldım. Onunla beraber maçlara gidip geliyoruz. Sadece ikimiz varız. Başka kimse yok. Serkan Başkanla iki saatlik bir görüşme yaptık. Onun da muzdarip olduğu konular var. Yani belediye olarak bu kulübü aldıkları için düşündükleri duruma göre kendi çapında haklı. Bilal Hoca ben bu işe girmek istemiyorum, ben bu işi profesyonellere bıraktım dedi. Aliağa FK diye bir takım geldi. Onlar ayrı bir kulüp olacak. Ben yönetim bazında sorun yaşandığında belediyeye yansıyor dedi. Bu işlere girip kötü anılmak istemiyorum. Belediye Başkanı’nın kendine göre bir yönetim şekli var. Biz bu düşüncesini saygıyla karşıladık. Teşekkür ettik. Netice bu sahanın sözleşmesi bitmişti bizi buradan çıkarttılar. Ben Başkana giderek durumu anlattım. Yöneticilerimizle pek ikili ilişkileri iyi değil. Sen varsan tamam dedi. İki ilişkiler siyasi açıdan iyi değil ama birbirlerine siyasi açıdan değil, spor açısından yaklaşsalar, sadece Aliağa Gençlik Spor Kulübü çocukları için, gelecekleri için birbirlerine yaklaşsalar hiç problem yok. Siyasi ranta dayalı bir yaklaşım olunca menfaatler çakışıyor. “Menfaatler çakışınca vicdanlar susar” diye bir laf var.
‘SEN BU PARAYI NEDEN ÖDEMİYORSUN’ DİYEMEYİZBorç hakkında neler söyleyeceksiniz?Ortada çok büyük bir borç var bizim maliyetimiz yıllık 80 bin lira. Bizim kulübün borcu da 45 bin lira. Geri kalan 5 trilyonluk borç basketbolun. Yöneticilerimize basketbol ve futbolu ayıralım demiştim. Futbolun maliyeti 80 bin lira. Bütün borçlar futbolun üzerine yıkıldı. Şimdi kimse gelip futbolla ilgilenmek istemiyor. Aliağa’da zengin bir esnaf ya da fabrikatör gelse kulübü isteyebilir. Çünkü bu işi yapan çok insan var. Ama 5 trilyon borç çıkıyor. Bir bakıyorsun bunun 80 bin lirası kulübün, geri kalan basketbolun. İkisi dernek olduğu için mecbur bunu da almak zorunda. Almıyor insan. Serkan Başkan’ın da durumu buydu. ‘Ben neden 5 trilyon vereyim’ dedi. Haklı ama bu kulüpte Aliağa’nın gençleri oynayacak. Bu konuda biraz daha destek olabilir ama diğer konuda ‘sen bu parayı neden ödemiyorsun’ diyemeyiz çünkü büyük bir paradan bahsediyoruz. Bu paraya insanlar 5 trilyona profesyonel takımlara çıkıyor.
HABER: Nimet Ergün