13 Ocak 2026, Salı

O’NSUZ 20.YIL

25 Ocak 2013, Cuma Paylaş Gönderiyi Yayınla
O’NSUZ 20.YIL “UĞUR MUMCU’NUN İZİNDE RABITA’NIN ZABITASI”

Uğur Mumcu’nun Rabıta isimli kitabında yer alan kişilerin ve kurumların bugün Türkiye’yi yöneten kişi ve kurumlar olduğuna dikkat çeken Cumhuriyet gazetesi yazarı Işık Kansu “Mumcu’nun 1980’li yıllarda Rabıta çalışmasını nasıl oluşturduğunun tanıklarındanız. O dönemde Cumhuriyet Ankara Bürosu’nda muhabirdik. Biri 1980 öncesi, diğeri de 12 Eylül cuntası döneminde olmak üzere iki ayrı Bakanlar Kurulu kararı ile kimi devlet memuru olan din adamları ile imamların Suudi Arabistan kökenli Rabıta örgütünün parasıyla yurtdışına gönderilmesidir. Mumcu daha o günlerde bu günü görmüş ve bugünkü  “tarikat-ticaret-siyaset” ağını bir bir  ortaya çıkarmıştı. Geriye dönüp bir de baktık ki, Uğur Mumcu bizim yolumuzu aydınlatmış, 30 yıl önceden bugünün gizini Rabıta kitabına kazımış. Bize düşen de, Rabıta kitabının üstündeki tozları almak oldu. Üfledik ve gördük ki, Rabıta’nın rabıtaları, yani bağlantıları, ilişkileri dün olduğu gibi bugün de apaçık karşımızda. Hem de iktidarda.” dedi.

‘RABITA KANUNLARI’ BUGÜN UYGULANIYOR

Kitapta geçen kişi ve kurumların bugün bulundukları pozisyonları ve vakıfların etkinliğini bir bir anlatan Kansu Uğur Mumcu kitabında, bugün Türkiye’yi yönetmekte olan kadroların kökeni sayılan, Milli Görüş düşüncesi etrafında örgütlenen ve 12 Eylül darbesi sonrası kapatılmış olan Milli Selamet Partili Devlet Bakanı Hasan Aksay’ın Türkiye adına katıldığı Rabıta örgütünün 3-14 Mart 1976 tarihleri arasında Pakistan’da toplanan Uluslararası Seerat Kongresi’nden alınan kararların bugün Türkiye’de uygulamaya koyulduğunu belirtti. Kansu, alınan bazı kararların şunlar olduğunu belirtti; Bütün Müslüman ülkelere, İslam şeriatını benimsemeleri ve şeriatı bütün kanunları ile ana kaynak ve temel kabul etmeleri için acele çağrıda bulunmak. Arapça öğrenimini yaygınlaştırmak. Arapça öğrenimi, bilhassa Arapçanın ana lisan olmadığı ülkelerde mecburi olmasını sağlamak. İslami öğretiyi ilkokuldan üniversite seviyesine kadar ders olarak okutmak;  yani bugünkü 4+4+4.

ULUÇ GÜRKAN’DAN 'TÜRKİYE’DE OYNANAN OYUN'

Uğur Mumcu’nun Türkiye üzerinde oynanan oyunları çok uzun yıllar önce gördüğünü belirten gazeteci yazar Uluç Gürkan ; “Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı ve onlarca Atatürkçü bilge, rasgele katledilmediler, özellikle hedef seçildiler. Ancak ne Uğur’u ne de diğerlerini mezara sığdıramadılar.” dedi. “MUMCU’YU MEZARA SIĞDIRAMADILAR”12 Mart 1971’de ve 12 Eylül 1980’de de çok sayıda Atatürkçü’nün cezaevinde çürütülmeye çalışıldığını belirten Gürkan 12 Mart dönemine ilişkin anısında; “12 Mart devlet terörünün bütün şiddetiyle kol gezdiği günlerde, Muammer Aksoy’un da tutuklandığını ve Mamak Askerî Cezaevi'ne getirileceğini haber aldık. Cezaevinde bulunan Mümtaz Soysal, çılgına döndü. Koğuşun önündeki demir parmaklıklara saldırdı. Bir yandan da, bütün gücüyle bağırıyordu. ‘Muammer Hoca'yı buraya sığdıramazsınız’ diye. Evet gerçekten sığdıramadılar, kimseyi kontrollerine alamadılar. Bunun üzerine, Atatürkçü aydınları hedef seçtiler, tek tek katlettiler.” dedi.

“HEPİMİZ MUMCU OLABİLMELİYİZ”

Ülkenin birliği beraberliği ve bütünlüğü için “ Uğur Mumcuyu anılarımızda değil hayatımızda, benliğimizde yaşatmalıyız” diyen Gürkan; “Dünyayı, Ortadoğu odaklı olarak yeniden biçimlemeyi planlayan ABD, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi kapsamında ulus devletlere yer olmayacağı inancındadır. Türkiye de dahil olmak üzere, bölge devletlerinde ulusal kimliklerin ön planda olmasını proje için tehdit olarak algılamaktadır. ABD, Ortadoğu üzerindeki kontrolünü etnik ve dinsel cemaatlerin örgütlülüğü temelinde kurmak istemektedir. Bu nedenle, etnik ve dinî cemaat örgütlenmeleri alabildiğine özendirilmekte, hattâ bu örgütlenmelerin ev sahipliği dahi yapılmaktadır. Bu, boyun eğebileceğimiz ya da seyirci kalacağımız bir gelişme değildir. Bütün gücümüzle direnmemiz ve yaşanan süreci değiştirmemiz gerekir. Hepimiz bir Uğur Mumcu, bir Ahmet Taner Kışlalı olabilmeliyiz. Sevgili Uğur’un dediği gibi, onların her bir parçasından binlerce yeniden doğumu gerçekleştirebilmeliyiz.” dedi.

ADD UĞUR MUMCU'YU SAYGI İLE ANDI

Araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 20. yılında Aliağa Uğur Mumcu Parkı’nda anıldı. Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen törene, vatandaşlar büyük ilgi gösterdi.Atatürkçü Düşünce Derneği Aliağa Şube Başkanı Mükerrem Çakın, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Mükerrem Çakın, "Emperyalist devletlerin işbirlikçisi iktidar, 1950 den itibaren başlaa devrim karşıtı uygulamaları ile Cumhuriyet'in temel değerli erozyona uğratmış, aklın ve bilimin egemen olmasını sağlayacak eğitim kurum ve yöntemlerini yok etmiş, yıllarca, sinsice emperyalist güçlerin istediklerini yerine getirebilmenin zemini, bağımsızlığımızı yok edecek her türlü mekanizmayı sabırla oluşturmuşlardır" dedi.

"YARIM KALAN MÜCADELEYİ SÜRDÜRMEK GÖREVİMİZ"

Çakın, "Yaşananlar karşısında görevimiz, Uğur Mumcu'nun yarım kalan mücadelesini sürdürmektir. Samimyetle, inançla, ödünsüzce savunmalıyız onun ve tüm demokrasi şehitlerimizin uğrunda öldüğü değerleri" diyerek sözlerini Uğur Mumcu'nun, "İsterler ki susalım; isterler ki yazdıklarımızın hiçbiri, hele bu dönemde yazılmasın. Bunun içindir ki, bizleri susturmak için tülü yolllara başvururlar.. Evet yazacağız, susmayacağız. Bütün yolsuzlukları, kaçakçılıkları, pislikleri, cinayetleri tek tek sergileyeceğiz" sözleri ile tamamladı. Çakın'ın konuşmasının ardından Uğur Mumcu anıtına karanfil bırakıldı.