13 Ocak 2026, Salı

Saime Annenin gözyaşları dinmiyor

25 Temmuz 2011, Pazartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
Saime Annenin gözyaşları dinmiyor Haber: Özgür GÜN
Geçtiğimiz Perşembe günü toprağa verdiğimiz görme engelli Türkçe öğretmeni Çağlar Eskici'nin (30) annesi Saime Eskici’nin göz yaşları dinmek bilmiyor.
Aliağa'nın beklide Türkiye'nin tek görme engelli öğretmeni olan Çağlar’ın ölümünün ardından Acılı anne Saime Eskici,  daha önce üç evladını kaybetmenin acısıyla yanıp tutuşurken çok büyük emeği geçen dördüncü evladı Çağları kaybetmek O’nu adeta yıktı.
HANGİSİNE AĞLAYAYIM
“Artık dayanamıyorum,  benim kaderim mi bu , Allah'ım bu nasıl bir çile” diyerek  göz yaşları içerisinde acısını dile getirdi.
Saime Eskici “Yıllarca çocuklarım için mücadele verdim. Ama ne yazık ki dört evladımı da otuzuna gelmeden kaybettim. İlk iki evladım beyinlerindeki damar tıkanıklığı yüzünden vefat etti. Geçen sene de bu aylarda Dilek'imi kaybettim ve şimdide bana teselli olan kardeşlerinin yerine birazda olsa acımı hafifletmek için sarıldığım kızımı Çağlar'ımı kaybettim. Elimden bir şey gelmiyor. Ben çok mücadele verdim. Çağlarım 8 yaşında hastalığı yüzünden gözleri kör oldu. Ben onun eli, ayağı, gözü, kulağı olmaya çalıştım ama onu kurtaramadım. Benim kaderim böyleymiş. Ben şimdi hangisine ağlayaım” diyerek, çocuklarının resimlerini bağrına bastı.
Hastalığının son 15 gün içersinde kendisini tam anlamıyla hissettirdiğini belirten acılı anne “Ne olduğunu anlamadık sadece son zamanlarda sırtlarının ağrıdığı bana söyledi. Ondan sonra çok geçmedi ve rahatsızlandı. Ege Üniversitesi’ne tedavi altına alındı. Burada da hayata 15 gün tutunabildi. Ne oldu anlamadan biricik yavrumu kaybettim. Acım çok büyük dayanacak gücüm kalmadı” dedi.
Kızı Çağların, lise yıllarında ilk isteğinin avukat olmak olduğunu belirten acılı anne, “Çocukları çok sevdiği için daha sonra öğretmenlik mesleğini çok istedi. O, istediğini yaptı tek hayalli olan öğretmenlik mesleğine kavuştu. Ona da doyamadan gitti yavrum. Ama bu mesleği edinebilmek için çok çabalar verdi. Bütün  engelleri aştı ve öğretmen oldu. Çok kısada olsa öğretmenlik yaşamı tattı. Bu kısa süre içerisinde çocukları için elinden gelen her şeyi yaptı. Onları çok seviyordu. Onlarla sokağa çıkmaya, pikniğe gitmeyi ve tiyatro çalışmalarında olmaktan çok mutluydu. Onlara çok emek verdi. Çocukları onun için çok önemliydi. Okuldan gelir gelmez daha dinlenmeden tiyatro çalışmalarına gider, bir an olsun öğrencilerinin yanından ayrılmak istemezdi” diyen acılı anne “O, şimdi çocuklarından çok uzakta...” dedi.
HERKESİ AĞLATTI
Yıllarca görme engelli olmasına rağmen hayata sımsıkı tutunmasıyla ve mutluluğu ile herkesin kızı gibi gördüğü Çağları kaybetmenin acısı tüm Aliağa'yı yasa boğdu. O, örnek davranışları ile herkesin sevgisini kazanmış mücadeleci tavrıyla örnek olmuş olarak tanındı ve öylede hatırlanacak diyen Aliağalılar o her zaman “Çağlar Öğretmen” olarak kalbimizde yaşayacak dediler.
Öğretmenlik yaşamı çok kısada sürmüş olsa bu kısa süre içersinde yaptığı çalışmalarla sanki yıllardır bu mesleğin içerisindeymiş gibi davranışları olduğunu belirten meslek taşları, O, bu özelikleriyle gelecek kuşaklara örnek olacaktır diye belirttiler.