13 Ocak 2026, Salı

“Çocuğun iradesinden söz edilemez”

25 Eylül 2014, Perşembe Paylaş Gönderiyi Yayınla
“Çocuğun iradesinden söz edilemez” Eğitim Sen Aliağa Şube Başkanı Mehtap Akyıldız, yönetmelik değişikliği ile ortaokul ve lisede öğrencilerin başörtülü olarak eğitim ve öğretimlerine devam edecek olmalarına tepki gösterdi

Eda Ebru NANECİ - Bakanlar Kurulu toplantısının ardından kameraların karşısına geçen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, yaptıkları bir yönetmelik değişikliği ile ortaokul ve lisede öğrencilerin başörtülü olarak eğitim ve öğretimlerine devam edebileceklerini duyurmasının ardından Aliağa’dan tepkiler sürüyor. Başörtüsü ya da türbanla ilgili hiçbir sorunlarının olmadığını ifade eden Eğitim Sen Aliağa Şube Başkanı Mehtap Akyıldız, 18 yaşına kadar çocuğun iradesinden söz edilemeyeceğini belirtti. Yönetmelikte yapılan değişikliğe karşı olduğuna dikkat çeken Akyıldız, “Yapılan değişiklik göstermektedir ki siyasi iktidar toplumu şekillendirme ve biçimlendirme adına yaptığı bir adımdır” dedi.

“Başörtüsü ya da türbanla ilgili hiçbir sorunumuz yok ama”

Kamusal alanda kıyafet serbestliği konusunda Eğitim Sen olarak hassas olduklarını belirten Akyıldız, “Bizim Eğitim Sen olarak başörtüsü ya da türbanla ilgili hiçbir sorunumuz yok. Kamusal alanda da zaten Eğitim Sen’in böyle bir yönetim kurulu kararı vardır. Kıyafet serbestliği konusundaki görüşümüz bellidir. İnsanlar kendi kararını kendi iradesiyle verir. Başını açması ya da kapatması tamamen kendi iradesidir ama bunun öğretim düzeyine getirilmesi bizim için sakıncalı olan kısımdır. Çocuğun bir iradesi olmaz. 18 yaşına kadar çocuğun iradesinden söz edilemez. Ki dokuz yaşında olan bir çocuğun örtünmeye gerek olmadığını düşünmekteyim. Bu şunu göstermektedir ki siyasi iktidar toplumu şekillendirme ve biçimlendirme adına yaptığı bir adımdır. Bu yönüyle gördüğümüz için özgürlükler kapsamında görmediğimiz için bizce yanlış bir uygulamadır. Okullarda başı açık teriminin kaldırılmasının özgürlük gibi lanse edilmesi de yanlıştır. İnsanların iradesine bırakılması gereken bir konudur ama maalesef öyle değil. Ailelerin tarikatların yönlendirmesiyle bazı çocukların türbanla okula gönderilmesi ve toplumun biçimlendirilme çalışmasının bir basmağı olarak gördüğümüz için karşıyız” dedi.

“Başörtü için biz de mücadele ettik”

Özellikle kız çocuklarının gelecek için kendilerinin sadece kadın metası olarak görmesi ve kendini bu kapsamda değerlendirmesine neden olabilecek bir uygulama olduğunun altını çizen Akyıldız, “Ben kadınım, cinsel bir metayım ve bunu örtmem gerekiyor anlayışını çocuk yaşta yüklemenin demek iradesiz, denileni yapan, kul köle olan kadın tiplerinin yaratılması amaçtır. Hem bu nedenle hem de pedagojik olarak çok doğru olmadığını düşündüğümüz için karşıyız. Bu konuda siyasi iktidarın, uzmanların çıkardığı özgürlüktür deniyor ama bırakın çocuklar reşit olduğunda kendi kararlarını versin” dedi. Akyıldız, uygulamanın aile baskısı ve mahalle baskısına neden olabileceğini söyleyerek “Aileler kendi çocuklarına kapan git, öğretmenin bir şey söylerse gel bana söyle mantığıyla özellikle tarikatların güdümünde okula gönderildiği için sakıncalıdır. Gelecekte toplum baskısı gibi mahalle baskısı gibi sonuçlar doğurabileceği için sakıncalıdır. Kamusal alanda başörtünün kullanılması için bizde mücadele ettik. Yönetim kurulu kararımızda var. Çünkü insan irade sahibidir. Kapanması ya da açık gezmesi reşit bir insanın iradesindedir ve buna kimsenin karışmaya hakkı yoktur ama çocuklarda bu iradeden bahsedemeyiz” ifadelerini kullandı.

İşte değişen o madde

'Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik'in 4. maddesinin 'e' bendi şöyle; 'Okul içinde baş açık, saçlar temiz ve boyasız olarak bulunur, makyaj yapamaz, bıyık ve sakal bırakamaz. 3'üncü maddenin altıncı fıkrası hükümleri saklıdır.'