18 Nisan 2026, Cumartesi

BASININ ÖZGÜR KALEMİ ‘MUMCU’ ALİAĞA’DA ANILDI

26 Ocak 2015, Pazartesi Paylaş Gönderiyi Yayınla
BASININ ÖZGÜR KALEMİ ‘MUMCU’ ALİAĞA’DA ANILDI Atatürkçü Düşünce Derneği Aliağa Şubesi, 24 Ocak 1993’te bombalı suikastla katledilen Gazeteci-Yazar Uğur Mumcuiçin anma töreni düzenledi. Basının özgür kalemi ölümünün 22. yıldönümünde Aliağa Uğur Mumcu Parkı’ndaki büstü önünde anıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği Aliağa Şubesi Başkanı Erol Ertürk’ün Uğur Mumcu’nun yanı sıra Gaffar Okkan, Metin Göktepe, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok ve Necip Hablemitoğlu’nuda anarak yaptığı basın açıklamasının ardından törene katılanlar Mumcu anısınaUğur Mumcu Parkı’ndakibüstüne karanfil bıraktı.

Törene, Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri, CHP Aliağa ilçe Başkanı Özcan Durmaz, CHP eski Aliağa Belediye Başkan adayı Barış Eroğlu,  CHP Gençlik Kolları, ANAPAR İzmir il Başkanı Hüsnü Baylav, Anadolu Partisi Aliağa İlçe Başkanı Nazan Ülkü, Emekli-sen Başkanı Sabahattin Yeşiltepe, Petrol-İş Aliağa Şubesi Başkanı Ahmet Oktay, Fikir Kulüpleri Federasyonu, çeşitli sivil toplum örgütleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Ertürk, “onları öldürenleri bir kez daha lanetliyorum”
Ertürk, yaptığı basın açıklamasında, “Bugün bir kez daha Uğur Mumcu’yu ve onunla birlikte yine hain ellerce aramızdan kopartılan Gaffar Okkan’ı,Metin Göktepe’yi,Muammer Aksoy’u,Ahmet Taner Kışlalı’yı, Bahriye Üçok’u,Necip Hablemitoğlu’nuanmak üzere bir aradayız.

Onlar dinci terör sonucu hayatlarını kaybetmişlerdir.Daha dün Fransa’da katledilen 12 mizah ustasının katilleride dinci terördür.Buradan birkez daha sizlerin önünde onları öldürenlerilanetliyorum.Biz o katilleri Sivas’ta aydınlarımızı diri diri yaktıkları zamandan tanıyoruz.

22 yıl önce bugün katledilen Uğur Mumcu, hayatını yolsuzluk ve yoksulluktan arınmış “Tam Bağımsız Türkiye” idealine adamıştı. Araştırmaları ve yazıları ile emperyalist güçlerin ve onların işbirlikçilerinin ülkemiz üzerinde oynadıkları kirli oyunların üzerine korkusuzca gitmişti. Onun bu korkusuz tavrı belki de sonunu hazırlamıştı.

Uğur Mumcu’nun söylemiyleTARİKAT-SİYASET-TİCARET sarmalında kıskıvrak bağladıkları bu ülke din tacirlerinin eline bırakılmıştır.Uğur Mumcu toplumun gözü,kulağı,sesi olmuş Atatürk İlke ve Devrimlerini savunan demokrasiden,emekten,adaletten ve laiklikten yana olduğu için katledilmiştir.Demokrasinin,özgür düşüncenin,hoşgörünün ve bilimselliğin tek bir anahtarı vardır: LAİKLİK.

Uğur Mumcu cinayeti ülkemizin gazetecileri, hukukçuları, aydınları ve özgürlük sevdalılarının öldürüldüğü faili meçhul cinayetlerin ne ilki ne de sonuncusuydu. Ülkemiz, yaşanan binlerce  faili meçhul cinayetleri aydınlatmadan, bu cinayetlerin arkasındaki karanlık güçleri ortaya çıkarmadan demokratik hukuk devleti olamaz. Bu topraklarda insan hakları ve özgürlüklerinin yerleşmesi için tüm faili meçhul cinayetleri aydınlatmak, hukuksuzlukların önüne geçmek gereklidir. Ancak bu şekilde tam ve eksiksiz demokrasiyi ve insan haklarına dayalı hukuk devletini tesis edebiliriz.

Bugün içinde yaşadığımız durum Cumhuriyetçiler ile yobazların hesaplaşmasıdır.İktidar tarafından eğitimin dinselleştirildiği,emeğin gasp edildiği,işsizliğin çığ gibi büyüdüğü,kadına şiddetin arttığı,çocuk gelinlerin yaşandığı,doğru bilgilendirme hakkımızın iktidarca gasp edildiği,güçler ayrılığının ortadan kalktığı,yargının siyasetin emrine girdiği,yani dinci faşizmi ve dinci darbeyi açıkça yaşıyoruz.

Daha dün gezi parkında hükümetin bizzat emriyle yitirdiğimiz gençlerimiz için ailelerinden bir başsağlığı bile dilemeyen AKP iktidarının başındakiler utanmadan yüzleri kızarmadan Paris sokaklarında yürüyerek şov yapmışlardır.Biz sizlere inanmıyoruz” dedi.

Son söz yine Uğur Mumcu’dan
Ertürk açıklamasında, “Yaşananlar karşısında görevimiz tüm güçlerimizi birleştirerek,ötekileştirmeden birlikte elele omuz omuza bu ülkede özgürce barış içinde yaşama azmimizi dünden daha kuvvetli kılmalıyız.Çiçekçi bayan milletvekilinin Cumhuriyetimiz için 90 yıllık reklam arası verilmiştir. Sözünü ancak suratına çarparak onun bu sözü yine cumhuriyetin sayesinde söyleyebildiğini anlatarak bu karanlıktan çıkabiliriz. Tüm Devrim Şehitlerimizi sizlerin önünde bir kez daha saygıyla anıyorum” ifadelerine yer vererek konuşmasını Uğur Mumcu’nun; ‘’İsterler ki susalım; isterler ki hiçbiri, hele bu dönemde yazılmasın.Bunun içindir ki bizleri susturmak için türlü yollara başvururlar. Evet, yazacağız,susmayacağız.Bütün yolsuzlukları,kaçakçılıkları,pislikleri,cinayetleri tek tek sergileyeceğiz” yazısıyla bitirdi.